29 Ekim 2024 - 14:02
İran İsrail'e Kesinlikle Yanıt Verecek

       Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA-   Son günlerde Batılı yetkililer ve medya, Siyonist rejimin İran'a yönelik saldırısını haber ve analizlerinde ön plana çıkarıyorlar ve bu analizlerin çoğunda İran'ın İsrail'e vereceği kesin yanıta değiniliyor.

Siyonist rejimin 26 Ekim Cumartesi günü İran İslam Cumhuriyeti'ne saldırması, İran ve direniş ekseni ile İsrail ve Batı'daki destekçileri arasındaki çatışmayı yeni bir aşamaya taşıdı.

İran ile Siyonist rejim arasındaki satranç ve güç düellosundaki gelişmeler ve olaylar çok hızlı bir şekilde ilerleyerek durumu daha da karmaşık hale getirdi.

   Siyonist rejimin 26 Ekim saldırısı, her ne kadar Siyonist rejimin ve destekçilerinin iddialarının asılsız olduğunu ve bu rejim için yaratılan büyüklük imajının boş olduğunu ortaya çıkarsa da bu rejimin son zamanlardaki küstahlığının çatışmanın yazılı olmayan kırmızı çizgisini aştığı düşünüldüğünde, bu durum akıllı ve caydırıcı eylemleri gerektirmektedir.

İran İle İsrail Arasında Düello

Çin'deki eski savaş düşünürü Sun Tzu, düşmanı tartmak ve tanımak konusunda ilginç bir noktaya değiniyor. Sun Tzu, bu bağlamda şunları söylüyor: “Eğer hem düşmanını , hem kendini iyi tanırsan zafer mutlaka senindir. Eğer sadece kendini tanır düşmanını tanımazsan, belki kazanabilirsin. Eğer kendini de düşmanını da tanımıyorsan kaybetmeye mahkumsun.”

Siyonist rejimin İran'a yönelik son saldırısı, İsrail'in İran'ın yetenekleri ve gücü konusundaki anlayışının oldukça eksik olduğunu ve İran'ın son yıllarda hücumun yanı sıra savunmaya da özel bir önem verdiğini gösterdi.

Aynı şekilde, karmaşık durumlarda karar verme konusunda düşmanın benimsediği yaklaşımın doğru anlaşılması kritik öneme sahiptir.

İsrail'de bir yıllık karar alma sürecine baktığımızda bu rejimin ve daha da önemlisi Netanyahu'nun Aksa Tufanı operasyonunun istihbarat ve askeri başarısızlığından kurtulmak ve çatışmalar sona erdiğinde veya yatıştığında Siyonist topluma karşı her türlü sorumluluktan kaçmak için başta İran olmak üzere direniş eksenine karşı “deli adam” stratejisini benimsemeye başladığı görülmektedir.

Bu rejimle savaşta korku ve endişe yaratıp İran’ı ve direniş eksenini geri çekilmeye zorlamak amacıyla benimsenen bu strateji, bu yıl ve özellikle son aylarda tuhaf bir ivme kazandı.

Aynı şekilde İsrail, İran'ın bu düelloda geri adım atacağını varsayarak, İran'ın Şam konsolosluğuna saldırmak, Şehit Nasrallah'a suikast düzenlemek, İran'a yönelik hava saldırıları gibi son dönemde adım adım küstahça eylemlere girişti.

İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei’nin yanı sıra, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve İran Meclis Başkanı Galibaf gibi üst düzey yetkililerin tutumları ve aynı zamanda İran Dışişleri Bakanı’nın BM Genel Sekreteri’ne yazdığı mektup, İran İslam Cumhuriyeti'nin İsrail'i cezalandırma konusunda kesin olarak kararlı olduğunu göstermektedir.

Bunun yanı sıra batının önde gelen medyasının Gerçek Vaad-2 operasyonu ile Siyonist rejimin 26 Ekim’deki saldırısı arasındaki 26 günde yaptığı analiz ve değerlendirmeler, bu medyanın Batı'daki siyasi bakış açısının bir yansıması olduğunu ve  İran'ın her türlü saldırıya karşılık vermesini beklediklerini ve bu konuyu ciddiye aldıklarını göstermektedir.  

Bu bağlamda New York Times'ın Cuma akşamı verdiği haber ve bu medyanın İran'ın 1000 balistik füzeyle karşılık vereceği yönündeki tahminleri, Siyonist rejim medyasında büyük yankı uyandırdı.

İran'ın tepkisine yönelik küresel hazırlık, dünyanın İran ile İsrail arasındaki düelloya ilişkin algısının İran’ın geri adım atmayacağı yönünde olduğunu gösteriyor. İran'ın kesin tepkisine ilişkin bu tahminler ve değerlendirmeler, 26 Ekim saldırısının ardından da devam etti. Bunlardan bazılarına aşağıda yer verilmiştir:

Bergman: İran'ın İsrail'e Saldırısı Kesin

Siyonist rejimin askeri ve güvenlik konuları gazetecisi Ronen Bergman, “Yapılan değerlendirmelere göre İsrail'in son eylemine misilleme olarak İran'ın da saldırıda bulunacağı kesin” açıklamasında bulundu.

Nükleer İran'a Karşı Birleşmiş Milletler’in Politika Direktörü Jason Brodsky, X sosyal medya platformunda şunları yazdı: “Ronen Bergman bu sabah CNN'e şunu söyledi: İsrail'deki kamuoyu açıklamalarına dayanan ilk değerlendirme, İran'ın İsrail saldırısına Cumartesi günü karşılık vereceği yönünde.”

Hatırlatmak gerekir ki, Bergman, Yediot Aharonot ve Haaretz gibi gazetelerde yazan bir gazeteci, yazar ve İsrail askeri-güvenlik ilişkileri analisti ve aynı zamanda İsrail için bazı güvenlik kitaplarının da yazarıdır.

İsrail’in Kanal 14 Muhabiri: İran Yeniden İsrail'e Saldırmaya Hazırlanıyor

İsrail televizyon kanallarından Kanal 14’ün askeri muhabiri Hillel Beyton Rosen, hazırladığı raporda, İsrail'in 26 Ekim’deki saldırısına İran'ın tepki verme olasılıklarına değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘İsrail'deki değerlendirme, İran’ın hasarı kontrol altına alındıktan ve Cuma ve Cumartesi gecesi gerçekleşen saldırının neden olduğu hasarın maliyeti anladıktan sonra karşılık vermek isteyeceği yönündedir, bu nedenle biz de hazırlanıyoruz.’

KAN’ın Askeri Muhabiri: İran Eskisi Gibi Aynı Güçte Yüzlerce Füze Ateşleyebilir

Siyonist rejim TV kanallarından KAN’ın askeri muhabiri Amichai Steinman, X sosyal medya platformunda ​​şunları söyledi: ‘Bilgili Amerikalı kaynaklar bana, ABD'nin İran'ın hâlâ eskisi gibi aynı güçle, yani İsrail'e yüzlerce balistik füze fırlatarak karşılık verebileceğini tahmin ettiğini söylüyor. Bu arada ABD'nin değerlendirmesi, füze üretim kapasitesindeki hasarın İran'ın olası tepkisinin niteliğini etkileyeceği yönünde.’

İran Korkusu Nedeniyle İsrail Kabine Toplantılarının Yeri Değiştirildi

Siyonist rejimin İran'a yönelik saldırı eyleminin ardından İsrail kaynakları, bu rejimin kabinesinin güvenlik nedeniyle toplantı yerini başka bir yere taşıdığını bildirdi.

Siyonist rejim gazetelerinden Yedioth Aharanot, İsrail’in kabine toplantısının artık eski kabine ofisi veya Savunma Bakanlığı genel merkezinde olmadığını ve daha güvenli bir yere taşındığını açıkladı.

İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü Araştırmacısı: İran’ın İsrail'in Saldırısına Yanıt Olarak Tehdit Düzeyi Artıyor

İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve Tel Aviv Üniversitesi İttihad İran Araştırmaları Merkezi'nde analist olan Raz Zimet şu ifadelerde bulundu: ‘İsrail'in saldırısına yanıt olarak İran'ın tehdit düzeyi artıyor.

İran’ın İsrail’e vereceği yanıt hakkında İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın, İran’ın savaş peşinde olmadığını ama saldırıya uygun bir yanıt vereceğini, İran Meclis Başkanı Galibaf’ın, saldırıya verilecek yanıtın gereklilikler doğrultusunda kesin olduğunu, İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami’nin de özellikle bu saldırıda bir sivil ve dört askerin şehit olmasını dikkate alarak bu saldırıya kesin bir yanıt verileceğini açıklaması, İran’ın hemen olmasa da kesinlikle bir yanıt vereceğini kesinleştiriyor.

Gallant'tan Netanyahu Ve Kabine Üyelerine Eleştiri Mektubu

İsrail Savunma Bakanı Gallant, Binyamin Netanyahu'ya yazdığı mektupta şunları yazdı: ‘Bir yönü ve pusulası olmayan bir savaş devam ediyor, İran'la karşılıklı darbeler savaşın hedeflerinin güncellenmesi ihtiyacını artırıyor. İçinde bulunduğumuz durum, pusulasız bir savaş olan bu savaşın hedeflerini güncellemeden, karargâh yönetimine ve kabine kararlarına zarar veriyor.’

Gallant'ın Görevden Alındığı Yönünde Söylentiler

Siyonist rejim medyasında, Gallant'ın görevden alınması ve yerine Gideon Saar'ın getirilme olasılığından bahseden birçok haber yer alıyor.

Israel News konuyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: ‘Gallant'ın yeri doldurulabilecek mi? Daha önce gelen haberlerde,  Netanyahu'nun Gallant'ın yerine yakın zamanda koalisyona makamsız bakan olarak katılan Gideon Saar'ı getirmeyi planladığı belirtilmişti.

Ne Acele Ederiz Ne Erteleriz; Büyütmeyin Ama Hafife De Almayın

   İsrail, hem İran'la onlarca yıldır devam eden çatışma sırasında hem son yıllarda hem de Aksa Tufanı Operasyonu sonrasındaki dönemde İran'ın ister kendi topraklarında ister bölgede ister bu rejimin tasavvur bile edemeyeceği yerlerde olsun bu rejimi istediği her yerde cezalandırabileceğini çok iyi anlamıştır. İsrail’in 26 Ekim’deki saldırısı, bu rejimin blöflerinin ne kadar asılsız ve içi boş olduğunu ortaya çıkardı, çünkü bu rejimin İran’a yönelik son saldırısı, İsrail’in geçen ayki övünmelerinin yalan olduğunu ve İran’a ciddi bir saldırıda bulunamayacağını gösterdi.