Alman otomobil üreticisi, Çin kaynaklı yoğun rekabet baskısı ile karşı karşıya kaldıklarını ve diğer büyük pazarlardaki satışların yavaşladığını belirterek, elektrikli araçlara maliyetli geçişi yönetme ihtiyacı olduğu için radikal önlemlere ihtiyaç duyulduğu konusunda uyarı yaptı.
FORD DA KAPATMAK ÜZEREFinancial Times, yavaş talep ve pazardaki yeni katılımcıların rekabet baskının olumsuz sonuçlar doğurduğunu ve Volkswagen'in fabrika kapatmasının Avrupa'da son olmayacağını belirtti. Financial Times, Volkswagen'in Brüksel'deki Audi fabrikasını kapatmayı düşündüğüne dair haberlerin de yayılmaya başladığını aktardı. Habere göre Ford'un Almanya'daki Saarlouis fabrikası da kapanmak üzere.
YAPTIRIMLAR TERS TEPİYORFinancial Times’a göre sorun, Avrupalı otomobil üreticilerinin özellikle elektrikli araçlarda geçen yıl pazarın neredeyse yüzde 25'ini Çin’e kaybetmesiyle daha da karmaşıklaşıyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Çin'den elektrikli otomobil ithalatına uyguladığı yaptırımlar ise yeterli olmuyor. Ayrıca, Çinli üreticileri Avrupa'da yeni üretim tesisleri açmaya teşvik ediyor. Örneğin BYD, Türkiye'de yılda 150 bin araç üretecek bir elektrikli otomobil fabrikası açmak için 1 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı. BYD daha önce Macaristan'da bir fabrika kurma planlarını olduğunu duyurmuştu. Başka bir Çinli üretici Chery de İspanya'da üretim tesisi açacakken, MG'nin üreticisi SAIC de yeni Avrupa yatırımlarına dair işaretler verdi.
ALMAN SANAYİCİLER KARAMSARAlman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) da söz konusu haberlere paralel olarak ülke ekonomisinin büyüme tahminini “kalıcı yapısal kriz” nedeniyle yüzde 0’dan eksi 0,2’ye indirdi. Birlik, Alman ekonomisinin gelecek yıl da büyümeyeceğini öngördü. Açıklamada, Almanya’da tüm sektörlerden yaklaşık 25 bin şirketle yapılan ankette, şirketlerin yüzde 31’nin mevcut iş durumlarının daha da kötüye gitmesini beklediği aktarıldı.
Ankete göre, ülkede şirket yatırımları hala Kovid-19 öncesi seviyelerin çok altında. Şirketlerin üçte biri yatırımlarını azaltmak isterken sanayide bu rakam yüzde 40'a kadar çıkıyor.
‘KALICI KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ’Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Genel Müdürü Martin Wansleben, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Almanya'da sadece ekonomik bir krizle değil, aynı zamanda kalıcı bir yapısal krizle de karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Wansleben, “Alman ekonomisi sıkışmış durumda. Avrupa'da ve uluslararası alanda geride kalıyor.” dedi.
Wansleben, Alman şirketlerin işlerin daha da kötüye gidebileceği endişesi taşıdıklarını aktararak, gelecek yıl için de sadece sıfır büyüme beklediklerini dile getirdi. Martin Wansleben, “2025 yılına ilişkin rakamlarımız iyimser olmamıza izin vermiyor. Aksine, bazı yerlerde şirketlerden gelen geri bildirimler işlerin daha da kötüye gidebileceğine dair endişeleri artırıyor. Bu, gayrisafi yurtiçi hasılada reel büyümenin olmadığı üst üste üçüncü yıl olacak.” diye konuştu.
Yaz başındaki zayıf beklentilerin artık “iş dünyasının gerçekliği haline geldiğini” bildiren Wansleben, şunları kaydetti:
“Ekonomide bir toparlanma umudu ya da orta ve uzun vadede enerji fiyatlarının düşmesi veya gelirlerin artması gibi bir ekonomi politikası atılımı bu beklentileri aydınlatmıyor. Almanya'nın Avrupa için ekonomik bir yük haline gelmesinden ve artık ekonomik itici güç rolünü yerine getirememesinden büyük endişe duyuyoruz. Gerçek bir yapısal kriz yaşıyoruz. Yüksek enerji ve personel maliyetleri, aşırı bürokrasi ve vergi yükünün yanı sıra jeopolitik belirsizlikler ve yurtiçi ve yurtdışından gelen talepte bir çöküş söz konusu.”