Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- AKP, Suriye’de “tarihi” bir maceraya atılmış görünüyor.
Bütün belirtiler öyle.
Anlaşıldığı kadarıyla: İlk adımları atmış.
Son sözü baştan kayda geçireyim:
Bir: AKP’nin hesapları tutarsa Suriye kaosa girer.
Etnik ve mezhebi boğazlaşma başlar. Ülke paramparça olur.
İki: Suriye, dinamitin fitili gibidir.
Yangın bütün Ortadoğu’yu sarar.
Üç: Türkiye, bu yangının dışında kalamaz.
Sonuçta Türkiye de parçalanmaya gider.
***
Baştan iki uyarı.
AKP’ye: Kundakçılar da yangından kendisini kurtaramaz.
TSK’ya: Irak tecrübesini yaşadık. Dış müdahale ülkeyi böldü.
Benzer senaryo Suriye’de sahneleniyor.
Amerikancı/mezhepçi ittifak, Türkiye’yi de parçalanmaya götürür.
“Evet” diyen herkes sorumlu tutulur.
***
Olayları anlamak için: Yine “büyük resme” bakalım.
Hatırlarsınız: Önce Amerikan gazeteleri yazdı.
Ardından İngiliz ve Arap medyası.
Altını çizdiler.
Bir: Bölgede Sünni mezhepçi cephe kuruluyor.
Cephenin mimarı Suudi Arabistan.
Türkiye ve Mısır da katıldı.
ABD’nin de desteğini aldılar.
İki: Sünnici cephe Suriye’ye müdahaleye hazırlanıyor.
***
Bu süreçte önemli dönemeç noktaları var.
Son 3.5 ayın gelişmelerine bakalım.
22 Ocak 2015: Suudi Kralı Abdullah öldü.
Yerine kardeşi Selman bin Abdülaziz geçti.
Abdullah’ın birinci önceliği: Arap dünyasında İhvan yönetimlerini engellemekti.
Mısır’da Mursi’nin devrilmesini bu çerçevede desteklediler.
Suriye’de İhvan’ın önünü aynı anlayışla kestiler.
***
Fakat: Yeni kralla birlikte Suudilerin tehdit önceliği değişti.
Birinci tehdit artık İran’dı.
Körfez ülkeleri de aynı görüşte birleşti.
Selman ekibinin tezleri şöyle:
İran bölgede bütün köprübaşlarını tuttu.
İki stratejik boğaz Tahran’ın kontrolüne girdi: Hürmüz ve Bab’ül Mendep.
4 Arap başkentinde artık İran hakim: Bağdat, Şam, Beyrut, Sana.
Başta Bayreyn Körfez ülkeleri de her an düşebilir.
(Dikkat: Suud ve Körfez, İsrail’i hiçbir zaman tehdit saymadılar.)
***
2 Mart: AKP Türkiye’si sürece dahil edildi.
Tayyip Erdoğan, Riyad’a davet edildi.
Önüne konulan proje: İran/Şia tehlikesine karşı Sünni ittifak.
Batı da destekliyordu.
AKP dünden razı.
***
Çünkü:
AKP denklemi şöyle kurmuştu Suriye’de: Ya Esad, ya biz.
Bütün yatırımları Müslüman Kardeşler (İhvan) üzerineydi.
Hesapları tutmamıştı. Stratejik üstünlük 2 yıldır Esad’taydı.
İhvan’a verdiği desteğin faturası AKP’ye “dost cephe”de de ağır olmuştu.
Suud ve Körfez’le ilişkileri soğumuş. Mısır’la kopmuştu.
Elde kalan: Sadece Katar’dı.
***
Sünni mezhepçi ittifakın Kahire ayağı da unutulmadı.
Mısır Lideri Abdülfettah Sisi de Riyad’a çağırıldı.
Erdoğan’la aynı günlerde. Dolaylı görüştüler.
Sisi 3 konuda Riyad’a “evet” dedi.
Bir: Erdoğan’la/AKP ile barışmak.
İki: Sünni mezhepçi ittifak için ortak müdahale gücü kurmak.
Üç: İhvan’la gerilimi azaltmak.
***
“Evet”lerin ilk sonuçları alındı.
Bir: Erdoğan, Mısır’la atışmaları durdurdu.
İki: Suudi öncülüğünde 9 ülke Yemen’e müdahale başlattı. (26 Mart).
En iri Arap destekçi: Mısır.
Üç: Mısır’da devrik İhvan lideri Mursi’ye sadece hapis cezası verildi.
Yaygın beklenti: “İdam”dı.
Erdoğan Yemen müdahalesiyle aynı gün konuştu.
Sünni mezhepçi ittifaka sadakatini teyid etti.
Şaşırtıcı derece sertti.
Elbette: Suudilere değil, İran’a karşı.
12 gün sonra gideceği Tahran’a adeta ültimatom verdi.
“İran, bölgeyi adeta kendine domine etmenin gayreti içerisindedir.”
“Bu bizi de, Suudi Arabistan’ı da, Körfez ülkelerini de, hepsini rahatsız etmeye başlamıştır.”
“Buna gerçekten tahammül etmek mümkün değil.”
“İran’ın Yemen’den gücü neyi varsa çekmesi lazım… Suriye’den, Irak’tan çekmesi lazım.”
Dikkat: Erdoğan, kendinden emin, kararlı gözüktü.
***
İran’dan bir manzara:
“Reformcu” Cumhurbaşkanı Ruhani Erdoğan’ı sıcak karşıladı.
El ele tutuştular.
“Muhafazakar” milletvekillerinin sert tepkisine rağmen.
Bunu da bir köşeye kaydedin.
***
Üç tarih daha vereyim.
25 Mart: Suriye’de Busra Şam düştü. Dera’ya bağlı
Ürdün sınırında stratejik geçiş noktası. Silah ve milis sevki için.
28 Mart: Radikal İslamcı milisler İdlib’e girdi.
26 Nisan: İdlib’in en büyük ilçesi Cisr’el Şuğur da düştü.
İdlib kuzeyde ve Türkiye sınırında.
Gizli değil: AKP, “güvenli bölge”yi burada kurdurmak istiyor.
***
Halid Hoca’nın açıklamalarına gelelim.
ABD’nin kurdurduğu “Suriye Ulusal Koalisyonu”nun Başkanı.
Washington’da Hürriyet Yazarı Tolga Tanış’a konuştu (7 Mayıs).
Açıklamalar: Suud-AKP ittifakının programı gibi.
Dedikleri:
Bir: IŞİD dışı Suriye muhalefeti bir araya getirildi.
İki: Güneyde Suud, kuzeyde Türkiye üzerinden silah yardımı arttı.
Üç: Birinci aşamada hedef Esad’ı devirmek değil.
Güneyde Dera, kuzeyde İdlib’de güvenli bölge kurmak.
Dört: Güvenli bölgeyi karada biz koruruz.
Hava korumasını ABD koalisyonu sağlamalı.
Esad: Sonraki hedef.
***
ABD’nin önemli strateji dergisi Foreign Policy yazdı (7 Mayıs).
“Türkiye’nin güneyinde, İdlip operasyonunda da önemli rol oynayan, ABD yönetiminde bir operasyon odası bulunuyor.”
Yalanlama oldu mu?
Rafet Ballı