Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- HDP’nin başarısıyla simgelenen 7 Haziran seçim sonuçları kadar Türkiye’nin yakın geleceğini etkileyecek önemde bir başka gelişme daha varsa, o da Tel Abyad’ın Kürt güçler tarafından IŞİD’den kurtarılmasıdır!
Akçakale-Tel Abyad hattının yaklaşık 100 kilometre kadar doğusunda Ceylanpınar-Serekaniye (Resulayn) yer alıyor. 2013 yılında, Serekaniye, aylar süren çatışmalardan sonra Kürt YPG güçleri tarafından an-Nusra’dan (el-Kaide’nin Suriye kolu) temizlendi. O sıralarda, AKP iktidarı Ceylanpınar’ı an-Nusra’nın ‘destek üssü’ gibi kullandırdı.
Nusra, Serekaniye’den (Resulayn) Kürt güçler tarafından temizlendi. Onu, daha batıdaki Tel Abyad’dan, DAİŞ yani IŞİD uzaklaştırdı. Tel Abyad, IŞİD’in “Suriye merkezi” konumundaki Rakka’nın bir numaralı “lojistik üssü” olarak işlev gördü.
Ve, bütün bu zaman zarfında Türkiye’nin Akçakale-Tel Abyad sınır kapısı hiçbir zaman kapanmadı. Akçakale, tıpkı bir dönem Ceylanpınar’ın Serekaniye’ye ilişkin olarak ‘Nusra’nın destek üssü’ rolünü üstlenmiş olması gibi, Tel Abyad’daki IŞİD’in ‘destek üssü’ gibi çalıştı.
Dahası, Akçakale-Ceylanpınar arasındaki TİGEM çiftliğinin IŞİD silahlı unsurları tarafından bir karargâh olarak kullanıldığı defalarca yazıldı çizildi. O alan sivillere kapalı kaldı. Oysa, IŞİD’cilere de ‘açık’tı ve bu nedenle, ‘haber yasağı’ konuldu. Hatta dün olduğu gibi ‘hoşa gitmeyen sorular’ soran gazetecileri Urfa Valisi’nin gözaltına aldırdığı da oldu.
Gelgelelim, söz konusu bölgede son günlerde yaşananlar, 7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu ikilisi tarafından temsil edilen ‘Suriye politikası’ bakımından da AKP iktidarının “makûs talihi”ni ifade ediyor, çünkü Tel Abyad, Amerikan desteğindeki Kürt güçler ve Arap müttefikleri tarafından IŞİD’in elinden kurtarıldı.
Tayyip Erdoğan, ‘Kuzey Suriye’de böyle bir oluşuma izin verilmeyeceğini’ bir süre önce söylemişti. Şimdi 7 Haziran’da, başta Kobani’ye yönelik tavrı nedeniyle, hem Türkiye’nin Kürt halkının neredeyse tümünü, hem de seçimi kaybetti. 7 Haziran, Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin kaderi üzerindeki tek başına vereceği kararların önüne set çekti. 7 Haziran’dan bir hafta sonra ise, Erdoğan’ın Kuzey Suriye’deki hesapları da şaştı.
Suriye’de gelinen noktanın, en az onun kadar sorumlusu Ahmet Davutoğlu. Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin izlediği Suriye politikasına, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı sırasında çok ağır nitelemelerle karşı çıktığını Ahmet Sever’in kitabı sayesinde kamuoyu şimdi öğrenmiş bulunuyor.
Erdoğan ile Davutoğlu’nun ‘Kürt karşıtı ve fiiliyatta IŞİD yanlısı’ Suriye politikası, Tel Abyad’ın ‘düşmesi’yle çökmüştür.
AKP ile koalisyon yapılmasını tasavvur edenlerin, kafasında acaba nasıl bir ‘Suriye politikası’ vardır?
Cengiz Çandar