6 Temmuz 2015 - 06:03
Hayaller Halep, gerçekler Zabadani!

"Halep düştü düşüyor" heyecanı yine yarım kalırken, asıl düşen cihatçıların Lübnan sınırındaki can damarlarından Zabadani olmak üzere...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-"Halep düştü düşüyor" heyecanı yine yarım kalırken, asıl düşen cihatçıların Lübnan sınırındaki can damarlarından Zabadani olmak üzere... Son günlerceki gelişmeler "nihai savaşın" başladığını ve sınıra sevkiyatın da YPG'ye gözdağı ile birlikte asıl bu nihai savaşa hazırlık kapsamında olduğunu gösteriyor.  

22 yıl önce Madımak Oteli’nde 35 insanımızı yakan karanlık, 22 yıl sonra yine bir 2 Temmuz akşamında Suriye’nin can damarı Halep’e taarruz başlattı. Kent, “Şeriat Destekçileri” isimli bir çatı altında buluşan El Kaide bağlantılı grupların başını çektiği cihatçıların yoğun havan topu ve roket saldırısıyla karşı karşıya kaldı. İdlib’in ardından Halep’in de düşmesi hayal ediliyordu ancak 6 Temmuz itibariyle sahadan gelen haberler, fetih hayallerinin bir kez daha Suriye ordusu duvarına çarptığı yönünde…

Cihatçılar için asıl kötü haber ise Şam kırsalındaki Zabadani bölgesinden geldi. Halep’te olduğu gibi yine El Nusra Cephesi’nin başını çektiği cihatçıların Lübnan sınırındaki son üssü olan Zabadani’ye ordu ve Hizbullah birlikleri operasyon başlattı. Operasyon sonucu, cihatçıların ikmal yolunun kesildiği ve kritik bölgelerin ele geçirildiği belirtiliyor. Zabadani’nin temizlenmesi, Lübnan’dan Suriye’ye cihatçı ve mühimmat akışının önlenmesi, Şam’ın güvenliğinin sağlanması açısından hayati önemde.

Peki Suriye'de beşinci yılına giren savaş ne yöne doğru ilerleyiyor ve Türkiye'nin sınıra yaptığı büyük sevkiyatın son günlerdeki gelişmelerle bağı ne?

SICAK YAZ

Suriye’de bu yazın çok sıcak geçeceği biliniyordu. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye destekli grupların birbirlerine tekrar yakınlaştırılması ve bu gruplara desteğin ciddi düzeyde artırılmasının ardından güneyde Dera ve kuzeyde İdlib kentine büyük bir saldırı başlatılmıştı. İdlib’in ardından sırada Halep operasyonunun olduğu biliniyordu.

El Nusra Cephesi ve Ahrar Şam'ın başını çektiği bu saldırılar karşısında ordu bazı bölgelerden geri çekilince, Şam’ın düşmesine ilişkin eski senaryolar tekrar piyasaya sürülmüştü.

Ancak Suriye’yi yakından takip eden gazeteciler, ordunun geri çekilmesinin bir taktik olduğunu öne sürmüş, ciddi bir strateji değişikliğine giden ordunun belirli merkezlerde gücünü birleştirip büyük bir saldırı başlatacağını yazmışlardı.

Söz konusu gazetecilerden biri olan Yakın Doğu Haber Suriye Temsilcisi Mehmet Serim, 1 Haziran’da yayımlanan “Armageddon’a doğru” başlıklı yazısında, Esad yönetiminin nihai savaşa hazırlandığını öne sürmüştü. Serim, İdlib ve Dera’dan kısmen çekilen ordunun, önce Lübnan sınırını temizleyip sonra kuzeyde İdlib’e büyük bir operasyon başlatacağını yazmış, İdlib’in ardından ise önce Halep ve daha sonra doğu bölgelerine yönelmenin gündemde olduğunu iddia etmişti.

Savaşı Suriye’de takip eden bir diğer gazeteci Hediye Levent de, Serim’in iddiasına benzer biçimde ordunun bir strateji değişikliğine gittiğini ve büyük bir harekata hazırlandığını dile getirmişti. Levent, kuzeyde İdlib ve Halep’e dönük harekatın Türkiye ile bir savaşı tetiklemesinin de olası olduğuna işaret etmişti.

Cihatçıların Halep saldırısı ve Hizbullah destekli Suriye ordu birliklerinin Lübnan sınırındaki Zabadani’ye dönük operasyonu, “sıcak yaz” iddialarının hem cihatçıların saldırıları artırması hem de Suriye ordusunun nihai harekata girişmesi açısından doğru olduğunu gösteriyor.

SINIRA SEVKİYATIN ANLAMI

Cihatçıların büyük Halep saldırısının, TSK’nın sınıra yığınak yapmasının hemen ardından gelmesi dikkat çekici. Bu çakışma, sınıra yapılan büyük sevkiyatın sadece YPG’ye gözdağı verme amaçlı olmadığını da gösteriyor. Sevkiyatın ardından IŞİD’in Halep’in kuzeyinde Nusra ve diğer gruplara dönük saldırılarını durdurduğu iddia ediliyor. Bir diğer dikkat çekici iddia ise, ABD’nin Halep’in kuzeyinde IŞİD mevzilerini vurduğu yönünde. Bu gelişmeler, Halep’e saldıran cihatçıların elini rahatlatıyor.

Sınıra sevkiyat, Mehmet Serim’in “nihai savaş başlıyor” ve Hediye Levent’in “Ordunun hazırlandığı büyük harekatın başlamasıyla Türkiye savaşa müdahil olabilir” iddialarını da akla getiriyor.

7 Haziran'daki seçim sonuçlarına rağmen Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarı, Suudi Arabistan ve Katar'la yapılan anlaşmalar çerçevesinde savaşı hızlandırmış durumda. YPG'nin ilerlemesi ve IŞİD'in sınırda sadece bir kapısının kalmasına ek olarak, Türkiye'nin doğrudan desteklediği grupların elindeki sınır kapılarının da tehlikeye girmesi, AKP'nin geri basmasına değil giderek daha tehlikeli adımlar atmasını beraberinde getirdi. İran ve Hizbullah destekli Suriye ordusunun, iddia edildiği gibi "nihai savaşı" başlatması durumunda sınıra sevk edilen birliklerin, kendilerini sıcak bir savaşın ortasında bulmaları olasılığı ufukta görünüyor.