10 Temmuz 2015 - 04:52
Bugün Dünya Kudüs Günüdür Safların Ayrıştığı Gün

İmam Humeyni (r.a)’nin öğretisinde en üst perspektiften bakıldığında insanlık iki sınıftan oluşmaktadır: Mustazaflar ve müstekbirler!..

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Allah’ın adıyla

Çağdaş insana Yaratıcının ilahi bir lütfu olan imam Humeyni (r.a), tarihin “insan ve ilahi değerlere” dayalı en büyük inkılabını gerçekleştirerek, yüzyıllardır birbirine karıştırılmış “hak ve batıl”ı yeniden tanımladı ve “hak ile batıl”ın saflarını ayrıştırdı.

İmam Humeyni (r.a)’nin öğretisinde en üst perspektiften bakıldığında insanlık iki sınıftan oluşmaktadır: Mustazaflar ve müstekbirler!..

Müstekbirler: Yeryüzünde kuvvet, makam, mevki, imkân ve sermayeyi ele geçirmiş, büyüklük taslayan, insanlığı ezen, sömüren, onların ter ve kanları üzerinden müreffeh bir yaşam süren ekâbirler ve onlara her türden yardım, yataklık, yardakçılık ve uşaklık yapan sınıfların tümü.

Mustazaflar: Toplumların/insanlığın çoğunluğunu teşkil etmelerine rağmen makam, mevki, imkân ve sermayeden mahrum bırakılmış, ezilen, sömürülen, hor görülen; ter, kan ve iffetleri hiçe sayılan, bazen güçsüz, bazen cahil, bazen imkânsız bırakılan tüm milletler, halklar…

İmam Humeyni (r.a), “müstekbir ve mustazaf” kavramlarını sadece soyut bir terim olarak ele almadı. Bu kavramları müşahhas hale getirerek ete kemiğe büründürdü, onlara ruh verdi. Ve böylelikle “hak ve batıl”ı herkesin anlayıp algılayabileceği ve tarafını seçebileceği somut birer cepheye dönüştürdü.
İmam Humeyni (r.a), çağdaş dünyada “küresel istikbar”ın “emperyalizm ve siyonizm” olarak, emperyalizm ve siyonizmin ise “Büyük şeytan Amerika ve gasıp siyonist İsrail rejimi” olarak vücut bulduğunu tüm mustazaflar açısından aşikâr hale getirdi.

Mustazaflar ve müstekbirler arasındaki mücadele, bölgesel ve yerel değil bilakis tüm yeryüzü coğrafyasını kapsayan evrensel bir mücadeledir. Zira emperyalizm ve siyonizm, “küresel istikbar” olarak tüm yeryüzü hakimiyeti peşindedir. İşte bu veçheden baktığımızda; kendileri farkında olsunlar ya da olmasınlar ırk, dil, din, mezhep ve kavmiyet fark etmeksizin tüm yeryüzü mustazaflarıda bir cephedir.
Mustazaflar ve müstekbirler arasındaki evrensel mücadelede “cephelerin yerelleştirilmesi” emperyalizm ve siyonizmin halkları sömürme ve onlara hükmetme planının hiç kuşkusuz en önemli parçasıdır.

İmam Humeyni (r.a), müstekbirler ve mustazaflar arasında mücadelenin “küresel” oluşunu ortaya koymakla yetinmeyip, bu mücadelenin “ana cephe”sini de tespit ve tayin etmiştir. Bu cephe “Kudüs Cephesi”dir! Evet, müstekbirler ile mustazaflar arasındaki savaşta ana cephe “Kudüs Cephesi”dir ve bu cephede “mutlak zafer” kazanan taraf, küresel mücadeleyi de kazanacaktır!

İmam Humeyni (r.a), mustazafları bir cephede toplayabilmek ve onlarda küresel istikbara karşı “farkındalık ve vahdet” oluşturabilmek için mübarek Ramazan’ın son Cuma’sını “Dünya Kudüs Günü” ilan etmiştir.

“Dünya Kudüs Günü” ne demektir? Manası nedir? Böyle bir günün ilan edilmesinde amaç nedir? Kudüs Günü’nü idrak etmek neye karşılık gelmektedir? Tüm bu soruların cevaplarını özetle bizzat Rahmetli İmam (r.a)’ın dilinden okuyalım.

“Kudüs Günü cihanşümul bir gündür, sırf Kudüs’e münhasır bir gün değildir; mustazafların müstekbirlere karşı direniş ve başkaldırı günüdür. Amerika ve diğerlerinin zulüm baskıları altında bulunan milletlerin bu zulme karşılık verme günüdür… Mustazafların müstekbirlere karşı hazırlanıp teçhizatlanmaları ve onların burunlarını yere sürmeleri gereken gündür. Kudüs Günü, mustazaf milletlerin kaderinin belirlenmesi gereken gündür. Bugün mustazaf milletler, müstekbirlere karşı varlıklarını ilan etmeliler. Kudüs Günü, mustazaflarımüstekbirlerin pençesinden kurtarmamız gereken gündür. Kudüs Günü, bütün süper güçlere ihtarda bulunarak “bundan böyle İslam, habis piyonlarınız aracılığıyla sizin tasallutunuzda olmayacaktır artık!” dememiz gereken gündür…”

Gerçek dindarlar bu günü Kudüs Günü bilir ve bu cihette yapılması gerekeni yapar; Münafıklarsa, yani perde gerisinde süper güçlerle anlaşıp İsrail’le dostluk kuran yöneticilerse bugüne karşı ya kayıtsız kalırlar, ya da milletlerin gösteri ve protestoda bulunmalarını engellerler. Bugün tüm entrikacıların durumlarının aşikâr olması gereken gündür!”

Evet, bugün Kudüs Günü! Bugün gözlerimiz cumhurbaşkanından kralına, şeyhinden müftüsüne, siyasisinden akademisyenine, aydınından entelektüeline İslam dünyasının yöneticilerine, öncülerine ve kanaat önderlerine yönelecek. Bakacağız, eğer “Kudüs Günü”ne ilgi duymuş, bugünü ihya etmeye çalışmışsa o mustazaflar cephesindedir. Yok, eğer Kudüs Günü’ne kayıtsız kalmışsa rolü, pozisyonu, sözleri ve ameli ne olursa olsun o direkt ve dolaylı olarak müstekbirler cephesine hizmet eden bir “entrikacı”dır!
Bugün Kudüs Günü! Bugün tüm maskeler düşecek! Bugün herkesin safı belli olacak!

Bugün Kudüs Günü! Bugün başta Irak ve Suriye olmak üzere “din”i kendilerine maske edinerek Ortadoğu’yu cehenneme çeviren “cihadist-terörist”ler (Kaide, IŞİD, Nusra, İslami Cephe, Ahraruş Şam, Ensaruş Şeria, Boko Haram, Şebab vs. vs.) ve onların her türden destekçisinin durumlarının belli olacağı gündür.
Bugün Kudüs Günü! Bugün “insan hakları, demokrasi, özgürlük” gibi kavramların ardına saklanarak “koalisyon” adıyla çeteleşip aylardır Yemen’in masum ve mustazaf halkını bombalayanlar ve onların “lojistik destekçi”lerinin hakikatlerinin belli olacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün hasbelkader “ağızlarından kaçırdıkları ve peşinden onlarca kez özür diledikleri bir sözün” ardına sığınarak menfaat sağlayıp racon kesen siyasilerin “gerçekte İsrail terörüne karşı olup olmadıklarının” belli olacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün zahiren İsrail’e karşı esip gürleyen, ancak gizliden gizliye orada burada İsrail ile görüşmeler yapıp; ticari, ekonomik ve bölgesel siyaset açısından İsrail’in çanağına su taşımaya devam eden yöneticiler ve yandaşlarının gerçek yüzlerinin açığa çıkacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün dünyanın dört bir yanından hayvan tıynetli yarı vahşi mağara insanlarını “cihad” adı altında “Suriye ve Irak”a toplamak için fetva veren, destek olan, bu terörist-cihadistlerin yaptıklarına meşruiyet kazandırmak için taklalar atan şeyhlerin müftülerin durumlarının belli olacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün ekran ekran dolaşıpİslam adına akla hayale gelmez konularla toplumu meşgul eden hocalar, akademisyenler ve kanaat önderlerinin durumlarının belli olacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün yazılı, görsel veya sanal medyada yer ve köşe tutmuş kalem, mikrofon ve kamera sahipleri ve patronlarının kimin emrinde ve kimin safında olduklarının belli olacağı gündür.
Bugün Kudüs Günü! Bugün “vahyin penceresi”nden baktığını iddia edenlerin, “Kuran bize yeter” diyenlerin, siyasi iktidarın ihtiyaç duyduğu her fetvayı yetiştirenlerin, kendisini “zamanın müceddidi, müçtehidi” görenlerin durumlarının belli olacağı gündür.

Bugün Kudüs Günü! Bugün “cübbelisi, sakallısı, sarıklısı “ ile “şeyh pozisyonu”nda oturanların, kendilerini “tarikat erbabı, Allah dostu” olarak pazarlayanların mustazaflardan yana mı yoksa müstekbirlerle beraber mi olduklarının belli olacağı gündür.

Bugün İslam’ın günü! Bugün safların ayrışacağı gün. Bugün mustazaf ve müstekbir cephelerinin gün gibi ayan olacağı gün. Bugün Kudüs Günü! Bugün tüm direnişçiler belli tüm münafıklar faş olacak!

Muntazar Musavi