Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Ensarullah hareketinin Yemen’in doğusundaki Meirib vilayetinde askeri bir karargaha düzenlediği saldırı ve bu saldırının BAE, Arabistan ve Bahreyn askeri güçlerinden 66 kişinin ölümüyle sonuçlanması, güç denklemini Yemen’in lehine değiştirdi.
Bu saldırıda Ensarullah Hareketi ve Yemen devrim komiteleri, bu ülkenin Meirib vilayetindeki Birleşik Arap Emirlikleri, Arabistan ve Bahreyn’in ortak askeri karargahını tespit edip uzun menzilli füzeyle vurdu ve saldırıda Birleşik Arap Emirliklerinin 45, Suudi Arabistan’ın 16 ve Bahreyn’in ise 5 askeri öldürüldü.
Her ne kadar Birleşik Arap Emirlikleri, saldırının telafisi için Yemen’in başkenti Sana’yı yerle bir edeceğini açıkladıysa da ancak bu saldırı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’i Arabistan’la kurdukları koalisyondan çıkma zorunda bırakacaktır.
Bununla eşzamanlı olarak Ensarullah güçleri, Birleşik Emirliklerine ait bir apaçi helikopterini düşürdü ve Cof-Meirib güzergahında ise Arabistan’ın gönderdiği modern silahları ele geçirdi. Bir bütün olarak bu gelişmeler, Ensarullah hareketi ve devrimci halk komitelerinin Arabistan ordusunun tecavüzlerine karşı izlediği beş aylık stratejinin değiştiğini göstermektedir.
Ensarullah hareketinin askeri politikalarının değişmesi ve Arabistan’a darbe vurmak için yeni mekanizmaların devreye konulması, kesinlikle Arabistan silahlı kuvvetlerinin bünyesini yıpratma amacıyladır ve uzun vadede Arabistan ordusu için ağır zayiatlar geride bırakacaktır.
Bu nedenle Suudi Arabistan, hiçbir açıklaması bulunmayan hava saldırıları üzerinden Yemen halkını teslim olmaya zorlamak için beş aydan beri çabalamaktadır. Fakat bu saldırılar Arabistan için kabul edilebilir bir sonucu getirmedi. Diğer yandan Yemen krizinin uzaması ve Arabistan’ın askeri bir kazanımı sağlamada başarısızlığı, Amerika’nın memnuniyetsizliğine neden oldu. Zira Arabistan, bir aylık süre zarfında Yemen krizini bir sonuca bağlayacağına dair söz vermişti.
Arap koalisyonu ise krizin uzaması nedeniyle giderek çökmeye doğru gitti ve sadece Körfez İşbirliği Konseyine üye olan BAE ve Bahreyn gibi az sayıda ülke koalisyonda kaldı. Bu yüzden Suudi Arabistan kralının son Washington ziyareti, Yemen krizinin sonlandırılması noktasında yaşanan tıkanıklık nedeniyle Riyad’ın Amerika’dan gayri resmi bir özür dileme çerçevesinde değerlendirilebilir. ABD, Arabistan’ın Yemen’deki gayri insani cinayetlerine karşı sessiz kalmasına yönelik Batı kamuoyunun tahrik olunması nedeniyle Riyad’ı açıktan eleştirmiştir. Bu yüzden Arabistan son günlerde Yemen’deki krizi çözmek için bir siyasi çözüm benimsemeye çalıştı ve Yemen işlerinden sorumlu BM Genel Sekreteri temsilcisinin son projesi de bazı mülahazalarla birlikte bu konuya dayanmaktadır.
Dolaysıyla Ensarullah Hareketi, Arabistan’ın Yemen’e karşı kara operasyonundaki başarısızlığından istifade ederek Körfez İşbirliği Konseyine üye ülkelerin koalisyonuna karşı askeri stratejisinde değişime gitti.
Ensarullah hareketi ve halk komitelerinin imkanları klasik askeri çatışmalar için sınırlıdır, bu yüzden Ensarullah gurubu asimetrik savaş stratejisi ve sürpriz yapmayı gündemine aldı.
Bu savaş her ne kadar çatışan tarafların hiçbirisi için kesin bir zaferle sonuçlanmayacaktır fakat Arabistan zarar görme oranı oldukça artacaktır.
Yemen milleti özellikle Ensarullah hareketi bu stratejiyle Arabistan rejimine ve onunla birlikte hareket eden ülkelere askeri açıdan ağır maliyetler dayatacaktır. Buda, uzun vadede Arabistan ordusunun yıpranmasıyla sonuçlanacaktır.
Böyle bir süreçte, Arabistan ordusunun askeri karargahlarının çoğunlukla Yemen sınırına yakın olan Necran, Cazan ve El Asir vilayetlerinde olduğunu dikkate alacak olursak, bu üç vilayetin uzun menzilli füzelerin hedefi olması Arabistan ordusuna çok ciddi zayiatlar verecektir.
jamejamonline/Hasan Hanizade-Ortadoğu Uzmanı
Çev: Mehmet Gönül