Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - On4 TV’de her Cuma günü yayınlanan ‘Haftanın Yorumu’ adlı programda geri bıraktığımız haftada yaşanan gelişmelerin değerlendirmesini yapan Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras, Ak Parti’de alınan olağanüstü kongre kararına, Davutoğlu’nun görevini bırakmasına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumuna dikkat çekti.
Ak Parti'de yapılacak olağanüstü kongre öncesinde yaşanan gelişmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tutumuna dikkat çeken Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras: "Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduğu zaman parti üzerinde etkisinin devam edeceğini zaten söylemişti. 'Partili Cumhurbaşkanı', 'Başkanlık Sistemi' gibi kavramları daha başbakanken ortaya atmış, anayasa üzerinde değişiklik yapılması gerektiğine dair isteklerinin olduğunu o zamandan belirtmişti. Bunun üzerine Ak Parti'de başbakan kim olacak tartışmaları içerisinde herkeste bir fikir vardı; 'Kim olursa olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakan üzerinde bir etkisi olacaktır.'
Bunun temeline baktığımız zaman iki konuyu dikkate almamız lazım. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanının şahsına has bir kişiliği ve yapısı vardır. Çünkü gençliğinden hatta çocukluk döneminden teşkilatların içerinde sürekli başkan olmuş, gençlik kolları başkanlığından cumhurbaşkanlığı düzeyine kadar gelmiştir. Dolayısıyla çocukluk zamanından başkanlık psikolojisini her zaman üzerinde taşımakla birlikte bundan kaynaklı olarak her zaman da kendisini başkan olarak görmektedir. Bu durum zaman içerisinde karakter haline dönüşmüş olur. İkincisi ise dünya genelinde İslamcı diye tabir edilen ve dindar bir gelenekten gelen yapılarda bir ağabeylik bir hocalık benzeri birtakım psikolojiler var olmasıdır. Şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem teşkilat anlamında sürekli başkan olması hem de bu muhafazakar gelenekten gelmesi başkanlık psikolojinin üstüne ayrıca bir başkanlık duygusu, arzusu, hırsı yüklüyor. Bu sebepten her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyor. Daha önce de söylemiştik ' İl ve İlçe başkanlarına bile müdahale edecek bir durumu var.' Son zamanlarda biliyorsunuz bütün mesajlarını muhtarlar üzerinden veriyor. Yani Erdoğan için başbakan veya muhtar fark etmiyor. " şeklinde konuştu.
Diğer taraftan Davutoğlu'nun görevi bırakmasına değinen Akaras: "Başbakan Davutoğlu Akademisyen bir çevreden geliyor. İç ve dış politikada tezleri ve teorisi olan, belli bir kariyere ulaşmış birisidir. İki farklı makam olan Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın yasalarda görevleri belirlenmiş ama Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmadan önce bile 'ben pasif bir Cumhurbaşkanı olmayacağım, sahada olacağım" ifadelerini sık sık kullanmıştı. Ancak süreç içerinde kırılma noktası olarak iki farklı yapının birbiriyle çelişmesinin tezahürleri olarak değerlendirebiliriz. Son olaylar olmasa bile bu iki yapı birbiriyle uyum sağlamıyor. Zaten bir sistemde çeşitli görüşlerin toplumsal tabanda kabul görmesi, tartışılması açısından demokrasinin vazgeçilmezi olarak güçler ayrılığı diye bir doktrin söz konusudur. Bunun sebebi 'tek kişinin egemenliği olmasın, tartışılsın birçok şey' düşüncesidir.
Bir başka husus da gözlerden kaçmamalıdır. İslami ilimlerde usul ilminde bir kural vardır. 'Bir insana ne kadar fazla sorumluluk yüklüyorsanız o kadar yetki vermelisiniz.' Şimdi bütün kararların, harcamaların, ihalelerin yani sorumluluk alanı olabilecek her şeyin imzası Başbakanda , ama sorumluluk olarak deniliyor ki 'sen yetkileri kullanmayacaksın.' Yani 'Avrupa'yla görüşmede Amerika'yla görüşmede, Ortadoğu'daki siyasi gelişmelerde bir başbakan olarak Cumhurbaşkanını bypass ederek bu çalışmaların içine girmeyeceksin. Benden izin almadan bunları yapmayacaksın' deniliyor. Bu bir defa tabiata aykırı bir olaydır. Bu aykırılık nedeniyle de Tayyip Erdoğan; 'bu sistemi değiştirelim' diyor. Başkanlık sistemi tartışılması lazım, çerçevesi belli olması lazım. Çünkü hiçbir kurum kuruluş başında olan insan, yasalardan üstün değildir. Yasalar neyi öngörüyorsa o çerçevede hareket etmelidir. Cumhurbaşkanı da olsa normal bir vatandaş da olsa herkes yasalar önünde eşit olmalıdır." dedi.
'Başbakan'ın görevden alınma şekli yasalarımızın neresine uyuyor?' sorusunu soran Akaras: "Şu andaki mevcut anayasada Cumhurbaşkanı tarafsız olması gerekir. Bu anayasa değişirse sözüm yok! Ama mevcut yasalarımız 'Cumhurbaşkanımız tarafsız olmalı, bütün partilere, bütün inançlara, bütün kesimlere eşit mesafede durmalıdır' diyor. Ama biz bakıyoruz ki Cumhurbaşkanı Erdoğan açık bir şekilde ; 'Ben bu partinin kurucusuyum, bu partiyle ilişkim devam etmelidir. Bundan daha doğal hiçbir şey yoktur. Neden rahatsız oluyorsunuz' ifadelerini kullanıyor. Toplumun rahatsız olduğu şey bir endişedir. Burada yasaların dışına cumhurbaşkanı veya başbakan veya bir bakan çıkıyorsa, bu sokağa yansıyabilir. "şeklinde konuştu.
Başbakan Davutoğlu'nun veda konuşmasına da dikkat çeken Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras: " Veda konuşmasının bütününe baktığımızda direkt söylemese de Başbakan şu mesajı verdi; 'Ben oturduğum koltuğun hakkını verdim. Seçim kazanmış bir liderdim. Bugüne kadar bütün görevlerimde başarılı bir konumdaydım.' Bilindiği üzere Davutoğlu sonradan Ak Parti'ye katılmış biridir. Eski hükümetlerde Kemal Derviş örneğinde olduğu gibi Davutoğlu da sonradan Ak Parti'ye katılmıştır. Yani Partinin kuruluş döneminde yer almamıştır. Bu partinin hem tabanında hem de tabiri caizse kurucu iradesinde var olan birçok şahsı rahatsız etmişti. Konuşma metnine bakacak olursak 'kendi isteğimle çekilmiyorum, bu bir zarurettir. Görevimde kalmam için ortak mutabakat yoktu.' mesajını verdi. Davutoğlu da bir akademisyen olarak ülkeyi daha fazla germemek adına üstüne düşeni yaparak görevi bıraktı " ifadelerini kullandı.