Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Suriye’de iç savaş çıkartılalı beş yılı aşkın bir süre oldu.
Evet, iç savaş çıkartılalı diyorum.
Çünkü Suriye’de bir iç ayaklanma yoktu. Halk ile devlet arasında veya karşıt görüşlü siyasi gruplar arasında bir çatışma yoktu.
Amerika ve İsrail planları doğrultusunda komşu bazı devletler tarafından silahlandırılmış bir grubun aniden devletine ve milletine baş kaldırması ve saldırması ile cereyan etti Suriye olayları.
Sonrası malum.
Dünya zulmünün baş mimarı büyük şeytan Amerika ve müttefiklik adı altında uydusu durumuna gelmiş yönetimler, hukuk tanımaz kuralsız ve kuralsız oldukları kadar arsızca topladıkları ipsiz, sapsız, insanlık düşmanlarını eğitip donatarak doldurdular Suriye topraklarına.
Suriye’de insanlar ve insanlık öldürüldü.
En çokta bu katliamlarda pay sahibi olanlar feryat figan ettiler.
İşledikleri tüm cinayetleri zalim Esat sloganlarıyla örtmeye çalıştılar.
İyi, güzel, diyelim ki sizin dediğiniz gibi Esad zalim.
Olaylar 2011 de başlamadan önce mesela 2010 ve öncesinde ne tür zulümler yapmış bu Esad?
Öğle şeylerden bahsedin ki yönettiğiniz ülkelerde halkınızın bir bölümü aynı konudan dolayı sizden şikâyetçi olmasın.
Suriye konusuna müdahil olan hiçbir ülke yönetimi Esad’dan ve yönetiminden daha adil ve daha özgürlükçü değil.
Ha herkesin diline doladığı şu 1982 Hama olayı ve Kürtlerin kimlik problemi meselesi var.
Öncelikle Suriye’de kimlik problemi yaşayan Kürtler Suriyeli değil. Bunu en iyi Türkiye’yi yönetenler bilirler ki Türkiye’de devlete karşı ayaklanmadan kaçarak Suriye’ye geçen Kürtlerdir onlar.
Hama olayını iyi anlamak için 1982 yılını iyi hatırlamak gerekir.
1982 yılı İsrail’in, Lübnan’ı işgal ederek Filistinlileri sürgüne gönderdiği yıldır. Lübnan’a sığınmış olan FKÖ kadroları gemilere doluşarak Tunus’a gitmek zorunda kaldıkları bir dönemdir.
Bölge ülkelerinin ve halkının İsrail’e karşı birlik olması gereken zaman da Filistinlilerin ve Lübnan’ın en büyük destekçisi Suriye’de iç kargaşa çıkarılmak istenmişti.
O gün Hama’da baş gösteren ayaklanmayla bu gün yaşanan olaylar ‘’İsrail’i güvenli kılma’’ hedefine hizmet etmiştir ve etmektedir.
O dönemde bölgeye ABD ve avanesi çöreklenmiş ve karşılarında Haydar-ı kerrar evlatları Hizbullah’ı bulmuşlardır. Bu günde bölgedeki oyunu bozmak için yine o aslanlar sahnededir ve aslında bölgenin tamamını tehdit eden bu oyunu bölge ülkelerine rağmen bozmaktadırlar.
Suriye’ye silahlı teröristleri eğitip donatarak gönderdiklerini kendileri ilan eden Liderler, bölgede akan kandan Esad’ı sorumlu tutan açıklamalar yapmaktan utanmamaktadırlar.
Bölgede Rusya ve İran’ın varlığını sorgularken, okyanus ötesinden ABD’yi kendileri bölgeye davet edip müdahil olması için gayret sarf etmektedirler. Bununla yetinmeyip kendi topraklarını ABD ve avanesine açarak bölgenin haçlı işgaline çanak tutmaktadırlar.
Oysa Suriye bir basamaktır.
Suriye’de yaşanacak bölünme bölgeye sirayet edecek ve bu bölünmeyi planlayanlar da davetle bölge ülkelerinin toprağına konuşlanan ABD ve batılı müttefikleridir.
Şahsi ihtiras, kin ve inatla dış politika yürütmenin bedelini ülke halkı ödemektedir. Dün yanlış bir plan yapmış ve bunun sonucunda olayların istediğiniz gibi gitmediğini görmüş olabilirsiniz. Bu gün yeni bir plan yapma zamanı. Yeni bir planla daha akılcı ve gerçekle örtüşen hedefler için çalışmalısınız.
İnatla hem yanlışınızda direterek hem de doğru sonuç alma gayesi gütmek akılcı değil.
Özellikle Türkiye için düşünüldüğünde her şey çok net ve açık.
Türkiye, Suriye meselesinde ters tarafta durmaktadır.
Bölgede haritayı yeniden çizmek isteyen Türkiye’nin içinde yer aldığı ABD ve batılı müttefiklerinin tarafıdır.
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın söylemiyle, İstanbul’un fethinin intikamını almak isteyenler, yani Türkiye’yi bölmek isteyenler var. Ve bunlar maalesef Türkiye’nin bulunduğu tarafta duranlardır.
Türkiye’nin bekası için tehdit oluşturan unsurlarla yine aynı safta durdukları ittifak oluşturmaktadırlar.
Üstelik belirleyici olan onlar. Yani siz onlarla birlikte hareket ederken, aslında bir anlamda Türkiye’nin aleyhine işlere imza atmış oluyorsunuz.
Türkiye üzerinde çeşitli hain planları olanlar, ülkemizde askeri unsurlarıyla bulunuyor ve her türlü istihbarata hâkimler.
Ey batı, Ey Amerika demekle de olmaz..!
Söylemlerinizle eylemleriniz örtüşmeli ki inandırıcılığı ve caydırıcılığı olsun.
Bölgenin gerçeklerine uygun yeni planlar oluşturmalı ve en önemlisi de safınızı doğru seçmelisiniz.
Özcan Atam
ABNA24.COM