Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -Polonya’nın başkenti Varşova’da yapılan 30. NATO Zirvesinde beklendiği gibi Polonya ve Rusya’ya sınırı bulunan üç Baltık ülkesi Estonya, Letonya ve Litvanya’ya binlerce asker gönderme kararı çıktı. Özellikle Ukrayna’daki gelişmelerden ötürü NATO’da ağırlığı olan emperyalist devletlerle Rusya arasında gerilimin zirveye çıktığı bir dönemde alınan kararların gözden geçirildiği Varşova Zirvesi, bu nedenle bugüne kadar izlenen politikaların devam edeceğine sahne oldu.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg her ne kadar “Soğuk Savaş tarih oldu ve tarihte kalmaya devam edecek” dese de ilan edilen strateji, aslında Rusya ile “soğuk savaş”ın derinleştirilmesini amaçlıyor.
Özellikle son iki yıldır hızlı bir şekilde silahlandırılan Baltık ülkelerine ve Polonya’ya önümüzdeki yılın başından itibaren NATO’nun karar vericisi durumundaki ülkeler asker gönderecek. Bu çerçevede Almanya Litvanya’ya, Kanada Letonya’ya, İngiltere Estonya’ya ve ABD’de Polonya’ya bir tabur asker gönderecek. Rusya’dan gelecek tehditleri caydırma adı altında yapılacak bu askeri çıkarmanın hedefi açık olarak Rusya’yı çevreleme anlamına geliyor.
NATO ayrıca önümüzdeki dönemde Baltık ve Doğu Avrupa ülkelerine füze savunma sitemleri yerleştirilecek. Savunma sisteminin yerleştirileceği ülkelerin başında Polonya ve Romanya geliyor.
Rusya’ya Kırım hamlesinden ötürü gözdağı vermek için Doğu Avrupa’ya askeri yığınak yapmaya devam eden NATO, buna rağmen “diyalog” söylemini de elden bırakmıyor. Sık sık Rusya ile ilişkilerin gerilmesinden yana olunmadığı ileri sürülse de pratikte atılan adımlar tersi yönde.
“Diyalog”dan söz edilmesinde özellikle Almanya ve Fransa ısrar ediyor. Zira her iki ülke Rusya ile birlikte Ukrayna’daki çatışmaların müzakere yoluyla bitirilmesi için Minsk görüşmelerini sürdürüyor. Almanya’da özellikle koalisyon ortağı sosyal demokratlar, Rusya ile ilişkilerin daha fazla gerilmesine karşı çıkıyor. Çünkü, bundan Alman sermayesinin zarar göreceği dile getiriliyor. Yine Almanya, Rus doğal gazını Avrupa’ya taşıyan en önemli ülke durumunda.
RUSYA SESSİZ KALMAYACAK
NATO’nun Baltık ülkeleri ve Polonya’ya 4 bin askeri göndermesine Rusya’nın sessiz kalmayacağı ifade ediliyor. Alman basınında yer alan haberlere göre önümüzdeki yılın başından itibaren Rusya’da Baltık ve ülkenin Güneydoğu bölgesine 10 bin kadar asker göndereceği ifade edildi.
Zirvede alınan kararları değerlendiren Rusya’nın Almanya Büyükelçisi Oleg Krasnitskiy, NATO’nun aldığı kararla 1997’de varılan anlaşmayı ihlal ettiğini söyledi. Söz konusu anlaşmada NATO, Doğu Avrupa’daki yeni üye ülkelere askeri üs yapma ve asker konuşlandırmaktan feragat etmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskow da yaptığı açıklamada, Rusya’nın NATO ile düşmanlıktan yana olmadığını belirterek, “Sınırımıza asker yerleştirme kararı alınmasına rağmen biz diyalogdan yanayız” dedi. Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen ise yaptığı açıklamada NATO’nun aldığı kararı savundu.
BREXIT NATO’YU ETKİLEYECEK Mİ?
Alman Die Welt gazetesinin tanımlamasıyla, “NATO Zirvesi, Brexit’in gölgesinde geçti.” Çünkü bütün ülkelerin liderleri, İngiltere’nin AB’den ayrılması durumunda bunun NATO’ya nasıl etkide bulunacağı sorusuyla ilgileniyordu.
ABD Başkanı Barack Obama düzenlediği basın toplantısında “Uzun sürecek bir dönemin taraflar arasında güvensizlik yaratabileceği” uyarısında bulundu. İngiltere Başbakanı David Cameron ise İngiltere’nin Avrupa’nın güvenliği için önemli bir ülke olmaya devam edeceğini belirterek, “AB’den ayrılmamız dünya politikasındaki rolümüzün azalacağı anlamına gelmiyor” dedi.
Ancak, AB’den ayrılmayla İngiltere’nin uluslararası politikadaki gücünün eskisi gibi olmayacağı tahmin ediliyor. Özellikle Almanya-Fransa ekseninin İngiltere’yi Avrupa’da geriletmek için yoğun bir çaba içerisinde olacağı bugünden görülüyor.
Bu nedenle Varşova’daki zirvenin sonucu olarak ilan edilen Rusya’ya yönelik “Korkutma ve Diyalog” stratejisi aynı zamanda NATO içerisinde farklı politikayı özetliyor. ABD’nin başını çektiği ülkeler, “korkutma”yla Rusya’yı geriletebileceklerini sanıyorlar. Almanya-Fransa ekseni ise yakın ticari ilişkilerini göstererek Rusya ile “diyalog” içinde olmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle gelecekte Rusya’ya yönelik nasıl bir stratejinin izleneceği NATO içinde bugünkünden daha büyük bölünmelere yol açacak.
NATO’YA KARŞI ZİRVE YAPILDI
NATO Zirvesine paralel olarak Varşova Üniversitesinde NATO’ya karşı alternatif bir zirve düzenlendi. Polonya ve Almanya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden savaş karşıtlarının katıldığı zirvede Doğru Avrupa’daki silahlanma yarışı ele alındı. Yapılan konuşmalarda NATO’nun Baltık ülkeleri ve Polonya’yı savaş alanına çevirmek istediği dile getirildi. Almanya’dan alternatif zirveye katılan Reiner Braun, Rusya korkusunun Polonya’da çok etkili olduğunu, bu nedenle insanların NATO karşıtı gösteriye katılmaktan çekindiğini söyledi. Buna rağmen cumartesi günü 15 ülkeden binden fazla savaş karşıtının katıldığı bir gösteri düzenlendi. Polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Polonya İçişleri Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre NATO Zirvesi sırasında 10 bin polis ve asker görev yaptı.
NATO-AB STRATEJİK DEKLARASYONU İMZALANDI
Varşova’da ayrıca NATO ile AB arasında “Stratejik Deklarasyon” imzalandı. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in imzaladıkları ortak deklarasyonda, AB ve NATO ülkelerinin öngörülemeyen yeni tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekilerek, “Yurttaşlarımız, güvenliği sağlayabilmemiz için, her türlü imkan ve araçları kullanarak bu güçlüklerle mücadele etmemizi bekliyor” denildi.
AB ve NATO, imzalanan ortak deklarasyonla birlikte mülteci krizi, siber saldırılar ve hibrit tehditlerle mücadele başta olmak üzere, birçok alanda iş birliğini güçlendirme kararı aldı. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise “Bu tarihi karar bizim bugüne kadar olduğundan çok daha yakın çalışmamıza imkan sağlayacak” dedi. NATO-AB iş birliği uzun yıllar Türkiye-Yunanistan çekişmesi ve Kıbrıs sorunu nedeniyle güçlendirilememişti. 1999 yılında dönemin NATO Genel Sekreteri Javier Solana’nın girişimi sonuçsuz kalmıştı.