7 Ağustos 2025 - 16:54
Putin, Trump’ın Ültimatomuna Neden Önem Vermiyor?

Vladimir Putin, Donald Trump’ın Ukrayna savaşında ateşkes için verdiği ve süresi 8 Ağustos Cuma günü dolacak olan ültimatomuna uymayı düşünmüyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Kremlin'e yakın kaynaklar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’da ateşkes çağrısına olumlu yanıt vermeyeceğini belirtti. Trump, anlaşma sağlanmaması durumunda Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulayacağını ve Rusya’dan petrol satın alan ülkelere  Çin ve Hindistan dahil  %100 gümrük vergisi getireceğini duyurdu.

Trump üç hafta önce yaptığı açıklamada, “Putin’in sözünde duran biri olduğunu sanıyordum” diyerek Rus lideri eleştirmiş ve ondan hayal kırıklığına uğradığını ifade etmişti. Öte yandan, Putin Ukrayna savaşı boyunca defalarca yalnızca kendi şartlarının karşılandığı bir anlaşmayı kabul edeceğini ve aksi takdirde savaşa devam edeceğini vurguladı. Trump’ın Rusya’ya baskı kurmak için tehditkâr yaptırım dili ve ateşkes için verdiği süre, Kremlin’in tutumunu değiştirmede etkisiz kaldı.

Batı medyası, Putin’in hâlâ Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerini tamamen kontrol altına alma hedefinde olduğunu ve bu hedefe ulaştıktan sonra barış görüşmelerine açık olacağını iddia ediyor. Putin, Rusya’nın Ukrayna’da ilerleme kaydettiğine ve yeni yaptırımların etkisiz kalacağına inanıyor; bu yüzden Trump’ın tehditlerini ciddiye almıyor. Her ne kadar Rus lider, Trump’ı kızdırmak istemese de ve Washington ile ilişkilerin düzelmesini umsa da, Ukrayna’daki hedeflerine ulaşmak önceliği olmaya devam ediyor.

Bu iddialar, Trump yönetiminin Avrupa ülkelerinden para alarak onlara Ukrayna’ya göndermek üzere silah vereceği yönündeki son haberlerle birlikte gündeme geldi. Hollanda, ABD’den Ukrayna için silah alımına başlayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Son üç ay içinde Rusya, 2025 yılı boyunca en fazla toprak kazanımını elde etti ve askeri komutanlar, önümüzdeki 2–3 ay içinde Ukrayna cephesinin çökeceğini Putin’e bildirdiler.Trump ise Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırılarını görmezden gelerek, Rusya’nın bombardımanlarını sert bir dille eleştirdi ve NATO’ya silah satışı ile Rus petrolü alan ülkelere sert yaptırımlar uygulanmasını gündeme aldı. Salı günü Trump, Hindistan’ı da tehdit ederek, Rusya’dan petrol alımına devam ederse bu ülkeye yüksek gümrük tarifeleri uygulayacağını belirtti. Trump, “Eğer enerji fiyatları düşerse, Putin savaşı ve insanları öldürmeyi bırakacaktır” iddiasında bulundu. Ancak henüz seçim kampanyasında verdiği “Ukrayna-Rusya savaşını hemen bitirme” vaadini gerçekleştiremedi. Bu yüzden Hindistan’ı cezalandırarak Moskova’ya baskı kurmaya çalışıyor. Trump, Delhi’yi tekrar hedef alarak, Hindistan’a yönelik tarifeleri önemli ölçüde artıracağını söyledi. Bu tehdit, ateşkes konusunda anlaşmazlık nedeniyle Rusya ile ilişkilerinin daha da gerginleştiği bir dönemde geldi. Trump ayrıca ilerleme sağlanmazsa yeni ekonomik yaptırımlar uygulanacağını da duyurdu.Trump’ın, Rusya ile ateşkes konusunda anlaşma sağlanmazsa yeni yaptırımlar uygulayacağı yönündeki tehdidiyle eş zamanlı olarak, ABD'nin Batı Asya Özel Temsilcisi Steven Witkoff çarşamba günü Moskova’ya geldi. Bu, Witkoff’un bu yıl içindeki birkaçıncı Rusya ziyareti. 11 ve 25 Nisan tarihlerinde de Putin’le görüşmek üzere Rusya’ya gitmişti. Şimdi ise Trump’ın verdiği 8 Ağustos ültimatomunun sona ermesine az bir süre kala, Ukrayna savaşında kritik bir dönemece girilmiş durumda. Trump’ın tehdit ve vaatleri, Kremlin’in tutumunu değiştirmeyi başaramamış; diplomatik çıkmaz halen devam etmektedir. Bu arada Ukrayna, cephe hattında daha fazla toprak kaybetmiştir. Trump 8 Ağustos’u bir dönüm noktası olarak belirlese de, bu tarihin müzakerelerde bir ilerleme sağlayıp sağlamayacağı ya da anlaşmazlıkları daha da derinleştirip derinleştirmeyeceği henüz belirsiz. Önümüzdeki birkaç gün, Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışmanın seyrini belirleyecektir. Trump, yaptırımların kaçınılmaz olduğunu iddia etse de, Ocak ayından bu yana Putin ile birkaç kez görüşen Witkoff’un Moskova’ya gönderilmesi, Kremlin’e baskı kurma çabasının bir parçası olabilir. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Mark Rubey bu olasılığı son derece zayıf görmektedir.

ABD’nin özellikle yaptırımlar yoluyla Rusya üzerindeki baskıyı artırmasına rağmen, eldeki veriler Moskova’nın Washington’un taleplerine boyun eğmeye niyetli olmadığını göstermektedir. Konuya yakın bir Rus kaynağı, ekonomik baskılar artsa bile Kremlin’in yaptırımları aşabilecek güce sahip olduğuna inandığını söyledi. Üç buçuk yıllık savaş deneyimi ve Kuzey Kore ile Çin’den alınan destek, Moskova’ya bu güveni vermektedir. Aynı kaynak, Trump’ın daha önce bir öneri sunduğunu ve tam bir ateşkes sağlanması durumunda yaptırımların kaldırılacağını ve Kırım ile Rusya'nın kontrol ettiği bölgelerin Rusya’ya ait olarak tanınacağını belirttiğini; ancak Putin’in bu öneriyi reddettiğini aktardı. Bu kaynak, “Savaş başlatmak kolaydır, ama bitirmek sanılandan çok daha zordur” ifadelerini kullandı.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha