Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- İsrail kamuoyunda dikkat çeken bir iddia, ülkedeki siyasi ve güvenlik dengelerinin ne denli kırılgan bir noktaya geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kanal 12’nin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, rejime bağlı istihbarat ve güvenlik birimleri, hükümet üyelerine İran konusunda kamuoyuna açık açıklamalardan kaçınmaları yönünde net bir uyarıda bulundu.
Haberde, özellikle son dönemde artan bölgesel gerilim ve karşılıklı mesaj trafiğinin, kontrolsüz siyasi söylemlerle daha da tırmanabileceği değerlendirmesine yer verildi. Güvenlik servislerinin, İran’a ilişkin her açıklamanın yalnızca diplomatik değil, sahadaki dengeleri de etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğini bakanlara ilettiği aktarıldı.
Uyarının zamanlaması dikkat çekici bulunuyor. İsrail yönetimi içinde İran’a karşı sert söylemler dillendiren isimlerin varlığı bilinirken, güvenlik kurumlarının bu çıkışı, siyasi söylem ile askeri-stratejik hesaplar arasındaki gerilimi açığa çıkarıyor. Habere göre, güvenlik bürokrasisi mevcut koşullar altında “sessizliğin”, yüksek sesli tehditlerden daha işlevsel olabileceği görüşünde.
Kanal 12’nin aktardığı bilgilere göre, söz konusu uyarılar yalnızca genel bir tavsiye niteliği taşımıyor; aksine, kontrolsüz açıklamaların bölgesel çapta karşılık bulabileceği ve bunun İsrail açısından öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği açık biçimde dile getiriliyor. Bu durum, Tel Aviv’de karar alma süreçlerinin ne denli baskı altında ilerlediğini gösteriyor.
Analistler, güvenlik servislerinin bu yaklaşımını bir zayıflık göstergesi olarak değil, aksine mevcut güç dengelerinin farkında olunduğunun işareti olarak yorumluyor. İran’la yaşanan gerilimin yalnızca askeri değil, psikolojik ve siyasi boyutlar taşıdığı; bu nedenle söylemin de en az sahadaki hamleler kadar kritik olduğu vurgulanıyor.
Öte yandan bu gelişme, İsrail yönetimi içinde İran dosyasına dair görüş birliğinin sanıldığı kadar güçlü olmadığını da ortaya koyuyor. Siyasi aktörlerin iç kamuoyuna mesaj verme isteği ile güvenlik kurumlarının risk hesapları arasındaki bu gerilim, önümüzdeki süreçte daha görünür hale gelebilir.
Kanal 12’nin haberi, Tel Aviv’de tansiyonun yalnızca sınır hatlarında değil, karar alma koridorlarında da yükseldiğini gösteriyor. Sessizlik çağrısı ise, bölgedeki güç dengelerinin artık tek taraflı söylemlerle şekillenemeyecek kadar karmaşık bir aşamaya ulaştığına işaret ediyor.
yorumunuz