7 Şubat 2026 - 18:04
Maskat’ta İran‑ABD Müzakere Turu Yeniden Başladı: Diplomasi ve Sahadaki Gerilim Aynı Anda Yürüyüyor

Umman’ın başkenti Maskat’ta İran ile ABD arasında yeniden başlayan dolaylı nükleer müzakereler, geçen yıl Haziran ayında kesilen sürecin devamı niteliğinde. Diplomasi masasında yürütülen temaslar ile sahadaki askeri gerilim birbirine paralel seyrediyor ve sürecin kırılganlığı derinleşiyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Umman’ın başkenti Maskat, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki nükleer müzakere sürecine tekrar ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz yıl başlayan ancak Haziran 2025’te yaşanan gerilimler ve askeri çatışmalar nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik temaslar, bir yılı aşkın aranın ardından yeniden masaya taşındı. Bu kez görüşmeler, İran ile ABD arasında doğrudan bir diyalog alanı yaratmak amacıyla Umman arabuluculuğunda gerçekleşiyor.

Diplomatik çevreler, bu turların yalnızca nükleer programla sınırlı bir teknik görüşmeden ibaret olmadığını, aynı zamanda bölgedeki askeri hareketliliğin ve Washington’un bölgede artan askeri varlığının da masaya yansıdığı bir gerilim ortamında sürdüğünü vurguluyor. İran cephesi, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin müzakere dışı tutulmasını kararlı şekilde dile getirirken, ABD tarafı geniş güvenlik taleplerini masaya koyuyor.

Maskat’taki temaslarda, İran’ı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil ederken Washington heyetinde ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff gibi üst düzey isimler yer aldı. Bu diplomatik çabanın, iki ülke arasındaki güven eksikliğini aşmak için önemli bir fırsat yarattığı belirtiliyor.

Ancak direniş eksenindeki gözlemciler, bu temasların sahadaki askeri gerilimle birlikte yürütülmesinin, sadece bir diplomasiden ibaret olmadığını, bölgede baskı ve denge oyununun yeni bir safhası olduğunu ileri sürüyor. Sahadaki gerilimin diplomasi masasına yansıması, İran’ın nükleer programına dış müdahalelerin önünü açmayı amaçlayan bir strateji olarak yorumlanıyor.

Müzakerelerin geleceği belirsizliğini korurken, her iki tarafın da kendi kırmızı çizgilerini koruduğu görülüyor. İran, nükleer egemenlik ve ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep ederken, ABD’nin kapsamı genişletme isteği bölgede yeni bir diplomatik gerilime kapı aralıyor.

Maskat’ta başlayan bu yeni tur, diplomasi ile sahadaki askeri tehditlerin aynı anda ele alındığı bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor; hem bölgesel aktörler hem de uluslararası gözlemciler yaklaşan haftalara dikkat kesilmiş durumda.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha