Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Dinî ve pedagojik araştırmalar, İmam Mehdi(a.c.f) odaklı dinî çocuk eğitiminin temel sorumluluğunun ailelerde olduğunu ve çocukların İmam Mehdi (a.c.f) ile sağlıklı biçimde tanıştırılmasında ebeveynlerin bilgi düzeyinin belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Bu çerçevede anne ve babaların, İmam Mehdi’nin(a.c.f) hayatı, öğretileri ve İslam’daki konumu hakkında doğru ve yeterli bilgi edinmeleri; özellikle güvenilir ve ilmî dijital kaynaklardan yararlanmaları öneriliyor.
Araştırmalara göre, çocuklara yönelik eğitimde hikâye temelli anlatım yöntemleri etkili sonuçlar veriyor. İmam Mehdi (a.c.f) ile ilgili teşerrüf hikâyeleri, Gaybet-i Suğra dönemine dair anlatımlar, doğumundan sonraki olaylar, rivayetler ve dualar; çocukların dinî kavramlarla duygusal bağ kurmasına katkı sağlayan unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca zuhur alametlerinin sade bir dille anlatılması ve “İmam’ı Tanıma” başlığı altında hazırlanan eğitici programların çocukların ilgisini artırdığı ifade ediliyor.
Dinî eğitim çalışmalarında sanatsal etkinliklerin de önemli bir yeri bulunuyor. Rivayetlerin ve hadislerin resim çizme, boyama ve görselleştirme gibi etkinliklerle aktarılması; çocuklarda davranış değişimi, motivasyon ve manevî eğilimlerin güçlenmesine katkı sağlıyor. Uzmanlar, ebeveynlerin önce kendi bilgi seviyelerini değerlendirmeleri ve ardından çocuklara yaşlarına uygun içerikler sunmaları gerektiğini vurguluyor.
Pratik eğitim yöntemleri arasında kısa duaların günlük hayatta uygulanması da öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu duaları namazlarında okumaları ve çocuklarına öğretmeleri, çocukların küçük yaşlardan itibaren Mehdî bilinciyle tanışmasına yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra ilahi, şiir, hikâye anlatımı ve özellikle yedi yaş altı çocuklar için yazılmış hikâye kitaplarının okunması da etkili yöntemler arasında gösteriliyor.
Araştırmalar, tanımanın ve bilginin sevgi oluşturmadaki rolüne dikkat çekiyor. Küçük bir çocuğun değerli bir nesnenin kıymetini bilmediğinde onu sıradan bir oyuncak gibi kullanabileceği örneğinden hareketle, İmam hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan çocukların manevî değeri kavramakta zorlanabileceği ifade ediliyor. Buna karşılık doğru tanıtımın çocuklarda sevgi, ilgi ve manevî sorumluluk duygusunu güçlendirdiği belirtiliyor.
İncelemeler ayrıca, birçok ailede İmam tanıma ve Mehdîlik konularına yeterince yer verilmediğini ve medya içeriklerinin de sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle ailelerin aktif rol üstlenmesi; Kur’an-ı Kerim’de imametle ilgili ayetleri sade ve anlaşılır bir dille çocuklara anlatmaları öneriliyor. Böylece çocukların İmam Mehdi (a.c.f) hakkında temel bir bakış açısı kazanması hedefleniyor.
Araştırma sonuçlarına göre, çocukların İmam Mehdi’nin hayatı, duaları, şiirleri, tavsiye edilen ziyaret metinleri, Cemkeran Camii ve İmam’a nispet edilen özel günler hakkında bilgilendirilmesi de eğitim sürecinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Bununla birlikte ailelerin yalnızca güvenilir ve ilmî kaynaklara başvurmaları gerektiği özellikle vurgulanıyor.
Dinî bulgular, zuhur öncesi döneme dair korku ve şiddet içeren bazı rivayetlerin çocuklara anlatılmasının uygun olmadığını ortaya koyuyor. Çünkü bu rivayetlerin bir kısmı kesin olmayan alametler arasında yer almakta ve bazıları hakkında farklı görüşler bulunuyor. Bu nedenle çocuk eğitiminde umut verici, sevgi temelli ve yapıcı içeriklerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak araştırmalar, İmam Mehdi odaklı dinî çocuk eğitiminin ilk adımının çocuklara “yaşayan imam” bilincinin kazandırılması olduğunu belirtiyor. Bu bilinç sayesinde çocukların dinî ve ahlaki öğretileri daha kolay benimsediği vurgulanıyor. Ayrıca ailelerin Allah’a dua ederek ve Hz. Muhammed (s.a.a) ile Ehl-i Beyt’in (a.s) bereketine sığınarak çocuklarının dinî terbiyesinde daha başarılı olabilecekleri ifade ediliyor.
yorumunuz