Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Birimi tarafından yayımlanan resmi açıklamaya göre, “Sadık Vaat 4” operasyonunun yeni aşaması Perşembe günü gece yarısı ve şafak saatlerinde başlatıldı. Operasyonun “Ya Hasan bin Ali” parolasıyla gerçekleştirildiği ve bölgedeki İsrail ile ABD’ye ait askeri hedeflere yönelik eş zamanlı füze ve insansız hava aracı saldırıları içerdiği bildirildi.
Açıklamada, İran’ın yeni saldırı dalgasında özellikle Devrim Muhafızları Havacılık ve Uzay Kuvvetleri’ne ait ağır Khorramşehr-4 füzelerinin kullanıldığı belirtildi. Yaklaşık 1 tonluk savaş başlığı taşıdığı ifade edilen bu füzelerin, Tel Aviv’in merkezi bölgeleri, Ben Gurion Havalimanı ve havalimanında konuşlu İsrail Hava Kuvvetleri’nin 27. filo üssünü hedef aldığı kaydedildi.
İranlı yetkililere göre, saldırı öncesinde taarruz dronları öncü unsur olarak kullanıldı ve ardından ateşlenen stratejik füzeler, İsrail’in bölgesel ve iç savunma sistemlerinden oluşan yedi katmanlı hava savunma hattını aşarak hedeflere ulaştı. Açıklamada bu saldırının “saldırganlara gerçek bir cehennem yaşattığı” iddia edildi.
İran tarafı ayrıca bu operasyonun, İslam Cumhuriyeti’nin caydırıcılık politikası ve karşılık verme stratejisi kapsamında gerçekleştirildiğini vurguladı. Aynı saatlerde bölgedeki medya kaynakları, İsrail’de bazı bölgelerde hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ve alarm durumuna geçildiğini bildirdi.
Öte yandan haberlerde, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri üslerinde de alarm seviyesinin yükseltildiği ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı aktarıldı.
İran Devrim Muhafızları ayrıca operasyonun önceki aşamalarına da değinerek, “Sadık Vaat 4” operasyonunun 18. dalgasında ABD’ye ait 20 askeri hedefin Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’te vurulduğunu ileri sürdü.
Tahran yönetimi, operasyonun çok cepheli ve koordineli askeri planlama sonucu yürütüldüğünü ve İran silahlı kuvvetlerinin farklı birimlerinin saldırı rollerini paylaşarak hareket ettiğini belirtti. Açıklamada bu stratejinin ABD ve İsrail’in askeri hesaplarının ötesinde yeni bir savaş dengesi oluşturduğu savunuldu.
İranlı kaynaklar ayrıca bölgedeki ABD askerlerinin bazı üslerden ayrılarak ev sahibi ülkelerdeki otellere sığındıklarını ve ABD ordusunun Körfez ülkelerindeki sivil tesisleri askeri amaçlarla kullandığını iddia etti. Devrim Muhafızları, bölgedeki ABD askerlerinin faaliyetlerinin istihbarat tarafından yakından takip edildiğini ve İran güçlerinin bu birliklere karşı hazırlıklı olduğunu bildirdi.
yorumunuz