Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İslam siyaset düşüncesinde ve İran İslam Cumhuriyeti’nin yapısında halk, yalnızca idari bir unsur değil; ilahi egemenliğin gerçekleşmesinde asli bir rükün olarak kabul edilir. Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin son mesajı, bu düşünceyi yeniden canlandırarak halkın devrim ve devletin sürekliliğindeki vazgeçilmez rolünü vurguluyor.
Araştırmacı Mehdi Zencani, Devrim Lideri’nin ilk mesajındaki on iki temel ilkeyi analiz ettiği yazı dizisinin bu bölümünde “Halk, Cumhuriyet ve Halk Egemenliği” başlığını ele aldı. Zencani’ye göre, İmam Humeyni ve Şehit Lider döneminden itibaren halk yalnızca bir destek unsuru değil, İslamî sistemin varlığını şekillendiren ana güç olmuştur.
Zencani, dizinin önceki bölümlerinde Kur’an’daki “مَا نَنسَخْ مِنْ ءَآیَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأتِ بِخَیْرٍ مِّنْهَآ اَوْ مِثْلِها” ayetinin liderlik bağlamında yorumuna değinmişti. Burada halk ilahi bir ayet olarak tanımlanmış, yani toplumun varlığı doğrudan ilahi düzenin bir yansıması olarak görülmüştü.
Yeni liderin mesajında iki temel bilgi ekseni önceden açıklanmıştı:
1️⃣ Yeryüzünün güvenlik güneşi, yani İmam Mehdi (a.c.) – peygamberlerin yolunun devamı, insanlığın kurtarıcısı ve devlet‑i kerimenin kurucusu;
2️⃣ Velayet‑i Fakih – İmam Humeyni’nin ifadesiyle, Rasulullah’ın velayetinin bir dalı ve İslam’ın temel hükümlerinden biri.
Dizinin dördüncü bölümü ise bu teorik temelin halk boyutuna odaklanıyor. Zencani, halkın yalnızca destek değil, velayetin fiilî devamının garantisi olduğunu belirtiyor.
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei, mesajında halkın rolünü hatırlatarak şöyle diyor:
“Eğer halk sahada görünmezse, liderlik de etkili olamaz. Bu, ilahi sistemin temelidir; halkın gücü olmadan velayet eksik kalır.”
Lider, şehit liderin ve büyük önder Humeyni’nin “en önemli sanatlarından” birinin halkı tüm alanlara dâhil etmek, onları sürekli bilinçlendirmek ve güçlerine güvenmek olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşımın somut etkisini, “ülkenin sekiz gün boyunca lider ve başkomutan olmadan kaldığı dönemde halkın ülkeyi istikrar içinde tutmasında” görüyor.
Yeni lider ayrıca birlik konusuna da değiniyor:
“Zorluk zamanlarında halk arasındaki birlik zarar görmemelidir. Bunun yolu, ihtilaf konularından uzak durmak ve ortak hedefe yönelmekten geçer.” Bu ifade, İslamî siyaset dilinde nadir rastlanan bir üslup olarak dikkat çekiyor.
Cumhuriyet ve halk egemenliği düşüncesinde sürekli hazırlık ve varlık esas kabul ediliyor. Lider halkı şu sözlerle çağırıyor:
“Bu günlerde ve gecelerde savaşta gösterdiğiniz varlığı sürdürün. Sosyal, siyasi, kültürel hatta güvenlik alanlarında etki eden rollerinizi koruyun; bu rol ancak birlik zarar görmeden yerine getirilirse fayda sağlar.”
Zencani, liderin bu vurgularının İslamî sistemde aktif vatandaşlık modelini temsil ettiğini belirtiyor. Aynı zamanda lider, bu rollerin sürekli hatırlatılmasının hem ruhanî hem siyasi bir görev olduğunu ifade ediyor.
Ayetullah Hamenei’nin mesajında ayrıca halkın karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma çağrısı öne çıkıyor:
“Birbirinize yardım etmekten geri durmayın. Özellikle bu günlerde, bazı kardeşlerimizin yaşadığı zorluklarda bu dayanışma daha görünür olmalıdır.” Halkın bu yardımlaşma ruhunun, “milleti izzete ve zafere ulaştıracak bir güç” olduğunu, yakın örneğinin ise “düşmana karşı zafer” olacağını söylüyor.
Zencani, liderin mesajında ordunun ve devletin sorumlulukları konusunda net direktifler bulunduğuna da dikkat çekiyor.
Lider, “Sevgili asker kardeşlerim! Halkın talebi, etkili ve pişman ettirici bir savunmanın sürmesidir.” diyerek savaşın adalet temelli devamı gerektiğini belirtiyor.
Devlet yetkililerine ise, özellikle savaş nedeniyle mağdur olan aileler, şehit yakınları ve yaralı gaziler için sürekli destek, tazminatların alınması ve rapor verilmesi talimatını veriyor.
Mesajın son kısmında Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei, İran’ın direniş mücadelesini bölgesel bir model olarak başkalarına örnek gösteriyor:
“Bölge ülkeleri kendi halklarının Amerika’nın tahakkümünden rahatsız olduğunu bilmelidir. Ülkeler, ABD üslerini kaldırarak halklarının özgürleşmesini sağlayabilir; bu güç ve zenginliğin kaynağı halktır.”
Liderin bu sözleri, Cumhuriyet’in asıl anlamını şu şekilde özetliyor: Halk, yalnızca yönetilen değil; ilahi düzenin temsilcisi, meşruiyetin temeli ve Direniş Cephesi’nin kalbidir.
Zencani’nin ifadesiyle, İslam Cumhuriyeti halkı ilahi bir ayettir – yokluğunda bile boşluğu doldurabilecek bir irade ve bilinç.
Yeni lider de tevazuyla şöyle diyor:
“İmamların ardından bu makama oturmak, ancak Allah’ın yardımı ve halkın desteğiyle mümkündür.”
Araştırmacı, dizinin bir sonraki bölümünde üçüncü liderin İran halkına ve Direniş Cephesi milletlerine bakışını inceleyeceğini belirtti.
Yazı dizisi önümüzdeki günlerde yayımlanmaya devam edecek.
yorumunuz