21 Mayıs 2026 - 19:26
Pezeşkiyan: Devlet, ordunun güçlendirilmesi için tüm kapasitesini kullanacak

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ordunun savunma kapasitesinin artırılması için devletin tüm imkânlarını seferber edeceğini belirterek, ABD ve İsrail saldırganlığı karşısında gösterilen direnişi övdü. Genelkurmay Başkanı Hatemi ise ateşkes döneminde birliklerin yeniden yapılandırıldığını ve her an müdahaleye hazır olunduğunu açıkladı. Bu görüşme, emperyalist “çöküş” senaryolarının çöküşünü ve İran’ın savunma stratejisinde uzun vadeli caydırıcılığa geçişini simgelemektedir.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA:İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Genelkurmay Başkanı Amir Liva Serdar Hatemi ile yaptığı görüşmede, devletin silahlı kuvvetlerin savunma kapasitesini artırmak için tüm imkânlarını seferber edeceğini belirtti.

Pezeşkiyan, “Silahlı kuvvetlerimizin, özellikle onurlu ordumuzun, ABD ve İsrail rejiminin saldırı ve tacizlerine karşı gösterdiği kararlı, akıllı ve caydırıcı tepkilerden dolayı şükranlarımı sunuyorum” dedi. Cumhurbaşkanı, ordunun milli güvenlik, toprak bütünlüğü ve savunma caydırıcılığındaki rolünü “belirleyici ve stratejik” olarak nitelendirdi.

Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Pezeşkiyan görüşmede şu ifadeleri kullandı: “İran Silahlı Kuvvetleri, özellikle inançlı, halkçı ve devrimci ordumuz, son gelişmeler ve tehditler karşısında yüksek operasyonel hazırlık, istihbarat üstünlüğü, komuta bütünlüğü ve etkili muharebe kabiliyetiyle ülkenin savunma gücünü sergilemiş ve düşmanların İran milletine karşı şer emellerine ulaşmasına izin vermemiştir.” Cumhurbaşkanı, savunma kabiliyetinin sürekli olarak güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Devlet, silahlı kuvvetlerin yanında tüm kapasitesiyle yer alacak; savunma gücünü artırma, lojistik destek, teçhizat modernizasyonu, operasyonel altyapının güçlendirilmesi ve ülkenin caydırıcılık kabiliyetinin yükseltilmesine yönelik stratejik programları destekleyecektir” dedi.

“Ulusal Birlik ve Savunma Hazırlığı En Önemli Destek”

Pezeşkiyan, hassas bölgesel koşullarda yürütme organları ile silahlı kuvvetler arasındaki koordinasyonun önemine de dikkat çekerek, “Bugün ulusal birlik, savunma hazırlığı ve silahlı kuvvetlerin gücünü koruması, düşmanların hibrit savaşları ve tehditleri karşısında ülkenin güvenliği, istikrarı ve huzurunun en önemli dayanağıdır” ifadelerini kullandı.

Hatemi: “Ateşkeste Birliklerimizi Yeniden Yapılandırıyoruz, Her An Müdahaleye Hazırız”

Genelkurmay Başkanı Hatemi ise görüşmede, ordunun düşman saldırıları ve düşmanca hareketlerine karşı yürüttüğü operasyonlar ve savunma tedbirlerine ilişkin son durum raporunu sundu. Hatemi, birliklerin yeniden hazır hale getirilmesi, ateşkes döneminde muharebe gücünün geri kazanılması ve artırılması sürecini detaylandırarak, “İran ordusu, saha deneyimlerinden yararlanarak, operasyonel hazırlığını güçlendirerek, birlikler arası koordinasyonu geliştirerek ve muharebe ile destek kapasitelerini güncelleyerek, ülkeye yönelik her türlü tehdit, saldırı veya maceracı girişime karşı kesin, pişmanlık verici ve İran’ın gücüne yaraşır bir yanıt vermeye tamamen hazırdır” dedi.

Ordunun “cihat ruhu, devrimci ve fedakâr” karakterine vurgu yapan Hatemi, “İran ordusu mensupları, ülkenin güvenliğini, bağımsızlığını, onurunu ve toprak bütünlüğünü savunma ve büyük İran milletini koruma yolunda canlarını feda etmeye hazırdır; görevlerini yerine getirirken bir an bile tereddüt etmeyeceklerdir” diye konuştu.

Stratejik Savunma ve Emperyalist Çevreleme Girişimlerinin Çöküşü

Pezeşkiyan’ın bu açıklamaları, İran’ın 40 günlük savaş sonrasında savunma stratejisini daha da güçlendirme kararlılığını gösteriyor. ABD’nin “maksimum baskı” politikası, İran’ı ne askeri ne de ekonomik olarak teslim alabilmiştir. Tam tersine, İran savunma sanayisi – füze programı, İHA teknolojileri ve hava savunma sistemleri – savaşın ardından daha da güçlenmiş durumda. Pezeşkiyan’ın “teçhizat modernizasyonu” ve “operasyonel altyapının güçlendirilmesi” vurgusu, bu savunma stratejisinin bir sonraki aşamaya taşınacağının işaretidir.

Bu noktada emperyalist analistlerin “İran içten çökecek” senaryolarının ne kadar gerçek dışı olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Irak 2003’te, Libya 2011’de, Suriye ise on yılı aşkın süredir benzer baskılarla karşılaşmış; ancak İran, merkeziyetçi olmayan altyapısı, tarihsel kriz deneyimi ve toplumsal dayanıklılığı sayesinde bu senaryoları boşa çıkarmıştır. Bugün Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay Başkanı’nın görüşmesi, sadece rutin bir koordinasyon toplantısı değil, aynı zamanda “devlet-ulus” bütünlüğünün ve savunma iradesinin sembolik bir teyididir.

Zıt Görüş: Batılı Analistlerin “Aşırı Güven” Eleştirisi

Elbette, İran’ın bu güven söyleminin karşısında Batılı analistlerin kuşkulu yaklaşımları bulunmaktadır. Bazı askeri çevreler, İran’ın 40 günlük savaşta ağır ekonomik kayıplar verdiğini, füze stoklarının önemli ölçüde tüketildiğini ve halkın uzun süreli savaş yorgunluğu yaşadığını iddia etmektedir. Ayrıca, İsrail ve ABD’nin bir sonraki aşamada hibrit savaş taktiklerini –siber saldırılar, istihbarat savaşı ve vekil gruplar aracılığıyla yıpratma– yoğunlaştıracağı öngörülmektedir.

Ancak Pezeşkiyan’ın “tüm kapasiteyle destek” sözü, bu tür kuşkulara doğrudan bir yanıttır. İran liderliği, savaşın sadece askeri değil, aynı zamanda bir irade ve dayanıklılık sınavı olduğunun bilincindedir. Bugün ordunun “yeniden yapılanma” ve “modernizasyon” hedefleri, İran’ın savunma stratejisinin kriz yönetiminden sürdürülebilir caydırıcılığa evrildiğini göstermektedir.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha