Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Buckingham Sarayı’nın arka kapılarında yıllardır süregelen fırtına, Londra sokaklarına ve emniyet birimlerinin dosyalarına yeniden yansıyor. İngiliz polisi, eski Prens Andrew ile ilgili yürütülen soruşturmada kapsamı genişleterek, bugüne kadar konuşmaya çekinen veya hikayesi eksik kalan kişileri masaya davet etti. Emniyet teşkilatından yapılan “tanıklık çağrısı”, kraliyetin gölgesindeki bu dosyayı kamuoyu nezdinde bir kez daha en sıcak gündem maddesi haline getirdi.
Ancak bu geniş çaplı çağrının ardındaki strateji, hukuk çevrelerinde oldukça farklı yorumlanıyor. Konuya hakim uzmanlar, polisin elinde dosyayı kapatmaya yetecek, hukuki olarak bağlayıcı yeterli somut delil bulunmadığı durumlarda bu tür yöntemlere başvurulduğuna dikkat çekiyor. Bir nevi “son çare” niteliği taşıyan bu hamle, polis teşkilatının elindeki kısıtlı kanıtları, yeni tanık ifadeleriyle destekleyerek bir iddianame oluşturma çabası olarak görülüyor.
Prens Andrew’un etrafındaki çemberin daralıp daralmadığı tartışılırken, İngiliz polisi şimdi sessizliğe bürünen veya susturulan mağdurların vereceği yanıtlara odaklanmış durumda. Eğer bu çağrı karşılık bulursa, dosyada kartların yeniden dağıtılacağı kesin gibi görünüyor. Fakat uzmanların “son çare” olarak tanımladığı bu süreç, polisin elindeki kozların ne kadar zayıf olduğu gerçeğini de çıplak bir şekilde gözler önüne seriyor. İngiliz kamuoyu şimdi, bir dönemin güçlü figürünün bu yeni hukuki sarmaldan nasıl çıkacağını merakla bekliyor.
yorumunuz