20 Eylül 2026 - 18:30
İran Meclis Başkanı Galibaf: İran’ın şartları yerine getirilmedikçe Hürmüz Boğazı açılmayacak

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, yasama organının bugünkü açık oturumunda yaptığı konuşmada, İran’ın şartları yerine getirilinceye ve ABD taahhütleri uygulanıncaya kadar Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını söyledi. Galibaf, ülkedeki “savaş ya da müzakere” ikileminin gerçekçi olmadığını savunarak gerektiğinde savaşılması, uygun zamanda da müzakere edilmesi gerektiğini belirtti.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bugün Pazar günü gündem öncesi konuşmasında değerlendirmelerde bulundu.

Galibaf, konuşmasında okulların açılmasına ve sekiz yıllık Kutsal Savunma Haftası’nın yaklaşmasına işaret ederek şunları söyledi: “31 Şehrivar 1359’da (22 Eylül 1980) direnişçi İran milletine karşı dayatılan birinci savaşın başlangıcının yıl dönümü ve Kutsal Savunma Haftası arifesindeyiz. Kutsal Savunma Haftası yalnızca tarihsel bir hatıranın yeniden okunması değil; düşman saldırısı karşısında bağımsızlığı ve ulusal onuru korumak için yaşanmış ve sınanmış bir deneyimdir.”

“Dün savaş cephesi coğrafi sınırlarla sınırlıydıysa da bugün savunma daha akışkan ve daha derin bir biçim kazanmıştır. 31 Şehrivar 59, henüz uğursuz Pahlavi rejiminin baskısından kurtulmuş olan sevgili İran’ımıza yönelik alçak bir saldırının başlangıcıydı. Ancak birinci dayatılmış savaş bizi yere sermedi; aksine halkın sekiz yıllık Kutsal Savunma’daki direnişi ve duruşu, son 40 yılda kendimize güvenimizin ve temel bağımsızlığımızın motorunu yaktı ve ülkeyi devrimin yüce hedeflerine daha da yaklaştırdı.”

Meclis Başkanı, “Bugün aynı tarihsel deneyimi tekrarlıyoruz; tek farkla ki bu kez İran halkının direnişi yalnızca İran’ın güvenliğinin garantisi değil; bölgede ve dünyada yeni bir düzen oluşturarak ekonomik ve stratejik alanlarda açılımlar sağlayacaktır. Halkın bu değerli ve tarihi duruşu, 1980’lerde bugünkü güçlü İran’ı inşa ettiği gibi bugün de İran’ı yeni bir otorite ve refah düzeyine taşıyacaktır” dedi.

Galibaf, “Bu günlerin 1 Mehr ve okulların açılmasıyla anlamlı çakışması içinde stratejik bir mesaj taşır: Derslik, Kutsal Savunma’nın yeni siperidir ve ulusal caydırıcılığın temellerinden biridir. İranlı öğrencilerin eğitim ve öğretim siperlerindeki varlığı, milletin direniş bayrağını yüksekte tutmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Düşmanın kuruntularının bu toprağın yaşam, üretim ve bilgi nabzını yavaşlatmasına izin vermeyeceğiz; çünkü okulların durdurulamaz dinamizmi, düşmanın ‘askıya alınma’ koşullarını yeniden üretme stratejisinin yenilgisinin göstergesidir.”

Meclis Başkanı, sevgili İran milletine hitaben şunları söyledi: “Sevgili halk! Son yedi ayda saldırganlık karşısında elleri bağlı olmadığımızı gösterdik. Düşmanla karşılaşmada mantığımız akıllı ilerleme ve İran milletinin iradesini dayatmaktır. Ancak ne yazık ki ülkedeki seçkinler ve siyaset ortamında, her ikisi de gerçeği basitleştiren iki stratejik hata var.”

“Birincisi: Savaştan söz eden ancak onun onurlu bir şekilde sona erdirilmesi için hiçbir ufuk ve mekanizma sunmayan bakış. Bu bakış, her türlü etkileşim ve diplomasiyi reddederek, imkânları hesaplamadan ülkeyi fiilen yıpranmaya ve bitmeyen savaşa sürükler. Karşı kutupta ise ulusal gücü küçümseyen, İran’ı zayıf gören ve korku yayarak teslimiyet ile düşmanın tek taraflı şartlarını kabul etme reçetesi yazan akım yer alır.”

“Birinci hata ülkeyi sürekli kriz halinde tutar; ikinci hata ise ulusal kaynakları ve onuru düşmanın önüne atar. Her iki yaklaşım da düşmanın ülkedeki birlik ve bütünlüğü bozma isteğini gerçekleştirir.”

Meclis Başkanı, “Biz savaş veya müzakere ikileminin gerçek olmadığına inanıyoruz; hem savaşılmalı hem müzakere edilmelidir. Akıllıca ve onurlu biçimde savaşılmalı, uygun zamanda otorite ve akılcılıkla müzakere edilmelidir. Yani gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri güçle düşman geri püskürtülmeli ve ona ölümcül darbeler indirilmelidir. Ancak sahada kayda değer bir zafer elde edildiğinde ve düşman zayıf düştüğünde, diplomasi araçlarıyla bu kazanımlar pekiştirilmelidir. Böylece düşmana yenilgi dayatılarak ve kendi güç unsurlarımız güçlendirilerek caydırıcılık aşamasına ulaşılır.”

Kalibaf, “Bugün diplomasi sahnesinde de tutumlarımız tamamen açık, akılcı ve müzakere edilemezdir. Mesajların iletilmesi ve şartlarımızın açıklanması arabulucular aracılığıyla karşı tarafa açıkça yapılmıştır. Düşman, aldatma ve tek taraflı dayatma yolunun kapalı olduğunu iyi bilmektedir. Bu şartlar yerine getirilmedikçe, İran milletinin meşru hakları tanınmadıkça ve ABD’nin taahhütleri uygulanmadıkça, önceki müzakere koşullarına dönüş ve Hürmüz Boğazı’nın açılması için hiçbir pencere olmayacaktır.”

“Bugün Batı Asya’daki eski Amerikan düzeni çökmüştür ve bölgedeki İslam ülkeleri yeni bir düzeni hayata geçirmelidir. Milletin tarihi iradesine, sahadaki cesur komutanların tedbirine ve bugün okul, medrese ve üniversite sınıflarında oturan nesle umutla dayanarak, geleceğin yalvararak değil; akılcılık, cesaret ve mücadeleyle belirleneceğini göstereceğiz.”

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha