Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- ABD dış politikasının en prestijli yayınlarından biri olan Foreign Affairs, Orta Doğu’da değişen güç dengelerini mercek altına aldı. Dergide yer alan değerlendirmelere göre İran, artık sadece bölgesel bir denge unsuru olarak kalmak yerine, ABD’nin onlarca yıldır bölgedeki askeri hegemonyasını temsil eden Körfez’deki varlığını aşamalı olarak “sürdürülemez” kılmaya odaklanıyor.
Analistler, İran’ın bu stratejide iki ana sütuna dayandığını belirtiyor: İlki, bölgesel müttefikleri (direniş ekseni) aracılığıyla ABD üslerine ve çıkarlarına yönelik uygulanan “yıpratma politikası”. Bu politika sayesinde ABD’nin bölgedeki askeri varlığı, sürekli bir maliyet ve güvenlik riskiyle karşı karşıya bırakılıyor. İkinci ve belki de en kritik unsur ise Hürmüz Boğazı. İran’ın buradaki kontrol gücünün, Washington için bölgedeki enerji akışını koruma yükümlülüğünü her geçen gün daha maliyetli ve tehlikeli hale getirdiğine dikkat çekiliyor.
Yazıda, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri duruşunun artık bölge ülkeleri nezdinde “kalıcı bir güvenlik garantisi” olmaktan ziyade, tırmanan gerilimlerin bir parçası olarak algılanmaya başlandığı vurgulanıyor. İran’ın uzun vadeli hedefinin, ABD’yi kendi ayakları üzerinde duran bölgesel bir güvenlik mimarisini kabul etmeye zorlamak ve nihayetinde Amerikan askeri varlığını bölgeden çekilmeye ikna edecek koşulları oluşturmak olduğu ifade ediliyor. Bu analiz, Washington’ın Orta Doğu’daki geleneksel “güvenlik sağlayıcı” rolünün, İran’ın proaktif ve asimetrik stratejileri karşısında ciddi bir sınamayla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
yorumunuz