Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Rahmetli imam Humeyni'nin çağrısıyla 30 yıldır kutlanan Dünya Kudüs günü etkinlik ve yürüyüşleriyle , meydanlarda, sokaklarda gösteri düzenleyip, yürüyüş yapan özgürlük aşıkları ve Müslümanlar, mazlum Filistin halkına destek verdiklerini, müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün özgürleşmesini istemektedir. Bu çerçevede, her yıl yapılan dünya Kudüs günü gösterileri, işgal rejimini ciddi olarak kaygılandırmakta ve korkuya salmaktadır. Kudüs günü etkinlikleriyle, yarım asırdır Siyonist işgalinde olan Filistin toprakları ve müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün, işgalden kurtarılmasının gerekliliği, islam dünyasına ve özgürlük aşıklarına hatırlatılıyor.
Siyonist rejim, işgal altında tuttuğu Filistin toprakları ve Kudüs'te her geçen gün Siyonist yerleşim inşa çalışmalarını arttırarak bölgeye Siyonist yerleşimleri getirterek, bölgenin nüfus ve coğrafi yapısını değiştirmeye çalışıyor. Siyonist rejimin, Mescid-u Aksa'yı yıkma siyasetleri, bölgedeki dini ve tarihi binaları yıkarak yerine eğlence merkezleri inşa çalışmaları da Filistin ve Kudüs aleyhine yürütülen komploların birer parçasını oluşturuyor.
Filistin, ilahi dinlerin kavşak noktası, ve Siyonistlerin sürekli saldırısı altında kaldı. Son yıllarda, organizeli bir şekilde yürütülen bölgenin etnik ve dini kimliğini yok etme siyasetleri çerçevesinde, asırlardır bölgede yaşayan Filistinlilere baskı ve zorla evlerini terk etmeleri sağlanıyor. 1967'de işgal edilen Doğu Kudüs ve Ürdün nehrinin batı yakası ile Gazze şeridinde Filistin halkının direnişi, Siyonistlerin yayılmacı siyasetlerinin önünde en önemli engel oldu. Bütün bunların yanı sıra, dünya kamuoyu hiçbir zaman, işgal rejimini "meşru bir rejim" olarak tanımadı.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da, Dünya Kudüs günü etkinlikleri kapsamında, dünya özgürlükçüleri, yapacakları yürüyüş ve gösterilerle, Siyonist rejimin Gazze'ye uyguladığı muhasaranın kaldırılmasını isteyecek, işgal rejiminin insanlık dışı gerçek çehresini bir kez daha dünya kamuoyuna gösterecekler.
Hiç şüphesiz Filistin, bir yandan, özerk yönetimin, uzlaşmacı ve teslimiyetçi siyasetleri, diğer yandan Siyonist rejimin saldırıları altındadır. Bu iki baskı altında kalan Filistin halkı, gerçek özgürlüğün ve topraklarının işgalden kurtarılmasının tek yolunun direniş olduğunun farkında. Bu bilinç ve inançla, uzlaşmanın değil, direnişle aziz kudüsün'ün ve bütün Filistin topraklarının yeniden gerçek sahiplerine kavuşması için dünya Kudüs gününde çağrılar yapılacaktır