27 Aralık 2010 - 05:15

Cehennem Yakıtı / Cehennem Zincirleri ve Prangaları / Cehennem Ehlinin Elbiseleri / Cehennem Ehlinin Yiyeceği / Cehennem Ehlinin İçeceği / Cehennemin Kapıları / Cehennem Ehlinin Sıfatları / Ateşten Kimler Kurtulacak? / Cehenneme İlk Giren Kimse / İnsanlardan Azabı En Hafif Olan Kimse / İnsanlardan Azabı En Şiddetli Olan Kimse / Kibirli İnsanların Vadisi / Cehennem Değirmeni / Cehennem Azabını Hafifleten Şey / Cehenneme Girecek Kimse / Cehennemde Ebedi Kalacak Kimse / Cehennemde Ebedi Kalanların Durumu / Ateşten Çıkacak Kimseler / Ateşten En Son Çıkacak Kimse / Cehennemde Ebedi Kalış Nedeni / Cehennemin Geniş Kapsamlılığı / Ahirette Nefsin Makamları

Kur’an:

“Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.” [1]

“Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.” [2] [3]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ateş, ihmalkarlık edenlerin varacağı yerdir.” [4]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennem alevi sönmeyen, esiri kurtulamayan, kırığı bağlanmayan ısısı şiddetli, dibi derin ve suyu irin olan bir ateştir.” [5]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dibi derin, ısısı şiddetli, azabı yenilenen ateşten sakının. Orası rahmeti olmayan, yardım sesleri duyulmayan ve hüznü bitmeyen bir yurttur.” [6]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Isısı şiddetli, dibi derin ve süsü demir olan ateşten sakının.” [7]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dalgaları dev, alevi şiddetli ve azabı sürekli yenilenen ateşten sakının.” [8]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yakışı şiddetli, dalgaları yüksek, yalımı kuşatıcı, alevi yükselici, dalgası öfkeli, sönüşü uzak ve geç, yakıtı tutucu ve tehdidi korkutucu bir ateştir.” [9]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir kıvılcımı yeryüzüne düşse tüm bitkileri yakan ve bir tepesine çıkanı sıcaklığı oracıkta yakan ateşe nasıl sabredeyim? Ali için hangisi hayırlıdır: Arş sahibinin dergahına yakın olmak mı? Yoksa günahları sebebiyle cehennem ateşinde, kovulmuş Allah’ın rahmetinden uzak, Allah’ın gazabına uğramış ve yalanlanmış olmak mı?” [10]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bu ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş parçasından sadece bir parçadır. Her parçasının (kendine has) sıcaklığı vardır.” [11]

Mecme’ul-Beyan’da (Allah-u Teala’nın) “Cehennemin dar bir yerine atıldıklarında...” ayeti hakkında (Ehl-i Beyt imamlarından biri -a. s-) şöyle buyurmuştur: “Nefsim elinde olana and olsun ki cehennemlikler çivinin duvara zorla çakıldığı gibi ateşe çakılır, sıkıştırılırlar.” [12]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ateş ehli elem verici azabı tadınca köpek ve kurtların uluduğu gibi acı acı ulurlar. Gözleri iyi görmez; onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Yüzleri siyahtır ateşe kovulmuş ve pişman olmuşlardır.” [13]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ateş ehli kimseler ateşten o kadar büyürler ki dişlerinden her biri Uhud dağı kadar olur.” [14]

Cehennem Yakıtı

Kur’an:

“Yapamazsanız, ki elbette yapamayacaksınız, o halde, kafirler için hazırlanan ve yakıtı insanlarla taş olan ateşten sakının.” [15]

“Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular.” [16]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bilin ki hiç şüphesiz bu ince deri, ateşe dayanamaz. O halde kendinize acıyın. Şüphesiz sizler ateşi dünya musibetlerinde denediniz. Sizden birinin bir diken batınca, yere düşüp bir yeri kanayınca veya sıcak çakıl taşları ayaklarını yakınca nasıl da sızlanıp sabırsızlık gösterdiğini gördünüz mü? O halde yatak arkadaşı taş ve arkadaşı şeytan olduğu bir halde ateşten iki kat arasında kalınca ne olacak?” [17]

Cehennem Zincirleri ve Prangaları

Kur’an:

“Doğrusu, küfredenler için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.” [18]

“Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, ” [19]

“Onu alın, bağlayın. Sonra cehenneme atın. Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun” [20]

İmam Sadık (a. s), Cebrail’in (a.s) Resulullah’a (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Eğer onun yetmiş zir’a ( ki parmak uçlarından dirseğe kadar bir zir’a sayılmaktadır. ) uzunluğunda olan zincirden bir tek halkası dünyanın üzerine düşecek olursa dünya onun sıcaklığından erirdi.” [21]

Cehennem Ehlinin Elbiseleri

Kur’an:

“Gömlekleri katrandan olacak, yüzlerini ateş bürüyecektir.” [22]

“Kafirler için ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.” [23]

İmam Sadık (a. s), Cebrail’in (a.s) Resulullah’a (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Cehennem ehlinin elbiselerinden biri gökle yer arasında asılacak olursa dünya ehli kokusundan ölürdü.” [24]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Ahnef! Cehennem ehlinin cehennem vadilerine baş aşağı aktıklarını, dağlarına çıktıklarını, katran parçalarına büründüklerini, kötüleriyle ve şeytanlarıyla arkadaş kılındıklarını, yanmaktan dolayı yardım istediklerinde yılan ve akreplerin onlara şiddetle saldırdığını bir görseydin!” [25]

Cehennem Ehlinin Yiyeceği

Kur’an:

“Beslemeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.” [26]

“Doğrusu günahkarların yiyeceği Zakkum ağacıdır.” [27]

“Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur. Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.” [28]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer cehennem ehlinin kan ve irinlerinden bir kova güneşin doğduğu yere (doğuya) dökülecek olsaydı, güneşin battığı yerde (batıda) bulunanların kafatası erirdi.” [29]

İmam Sadık (a. s), Cebrail’in (as. ) Resulullah’a (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Eğer zer’iden (cehennemdeki kurumuş dikenden) bir damla dünya insanlarının suyuna damlamış olsaydı kokusundan hepsi ölürdü.” [30]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zer’i, cehennem ateşinde dikene benzeyen, sabır bitkisinden daha acı olan, leşten daha kötü kokan ve ateşten daha sıcak bir şeydir. Allah bunu zer’i diye adlandırmıştır.” [31]

Cehennem Ehlinin İçeceği

Kur’an:

“Hepinizin dönüşü, O’nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce mahlukatı yaratır, sonra iman edip yararlı işler yapanların ve küfredenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. Küfredenlere, küfürlerinden ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azâb vardır.” [32]

“Onun üzerine kaynar su içeceksiniz. Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.” [33]

1730. Resulullah (s.a.a), Allah-u Teala’nın, “İrinli sudan içirilir.” Ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Bu su yanlarına götürülünce ondan nefret ederler. Yakınlarına götürülünce yüzlerinin derisi soyulur, başlarının derisi dökülür. Onu içince mide ve bağırsakları dağılır ve altlarından çıkar. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Onlara kaynar su içirilir, böylece bağırsakları parçalanır.” Hakeza şöyle buyurmuştur: “Onlar yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su kendilerine sunulur.” [34]

1731. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ateş ehli karınlarındaki zakkum ve kurumuş diken su gibi kaynamaya başlayınca su isterler. Kendilerine, cehennemliklerin bedenlerinden sızan irinli kan ve irinli su içirilir. Onu zorlukla yudum yudum içerler. Ama asla yutamazlar. Ölüm onlara her taraftan gelir ama ölmezler.” [35]

1732. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer cehennemin bir tek kıvılcımı doğuya düşecek olursa batıdaki insan sıcaklığını hisseder.” [36]

Cehennemin Kapıları

Kur’an:

“Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!” [37]

“Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir. O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.” [38]

İmam Bakır (a. s), Allah-u Teala’nın “ O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan...” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Bana bildirildiğine göre -şüphesiz Allah daha iyi bilir- Allah cehennemi de yedi kat şeklinde yaratmıştır. En üstü ehlinin bir kayanın üzerinde durduğu ve beyinlerinin kazanın kaynadığı gibi kaynadığı “Cehim” diye adlandırılan kattır. İkinci katı başın derisini yüzen “Leza” diye adlandırılan kattır. Hakka sırt çeviren, ilahi emirlerden yüz çeviren ve toplayıp biriktiren kimseleri kendisine çağırır. Üçüncü katı ise geriye hiç bir şey bırakmayan, kendi haline bırakılmayan, derileri yakan ve üzerinde on dokuz görevli melek bulunan “Sakar” diye adlandırılan kattır. Dördüncü katı ise her biri büyük bir köşk uzunluğunda olup sarı develeri andıran alevlere sahip, “Hutame” olarak adlandırılan kattır. Beşinci kat ise “Haviye” olarak adlandırılan kattır. Orada bir grup şöyle dua eder: “Ey Malik! İmdadımıza yetiş.” Malik onlara yardım etmek isteyince kendilerine ateşten sarı renkli tabaklarda, bedenlerinden erimiş bakır gibi dökülen irinli su verilir. Altıncı katı ise içinde ateşten üç yüz perdenin bulunduğu “Se’ir” olarak adlandırılan kattır. Yedinci kat ise içinde “Felak’ın” bulunduğu kattır. “Felak” ağzı açılınca şiddetle alevlenen ve azap olarak en şiddetli ateşi olan kuyudur.” [39]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennemin bir kapısı vardır ki oraya sadece öfkesini Allah’a karşı günah işleyerek dindiren kimse girer.” [40]

Cehennem Ehlinin Sıfatları

“Andolsun ki, cehennem için de bir çok cin ve insan yarattık; onların kalpleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir.” [41]

“İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.” [42]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cehennem ehli sert tabiatlı, kaba, mağrur, kibirli, ihtiraslı, cimri ve hayırsız kimselerdir. Cennet ehli ise yenilgiye uğramış zayıflardır.” [43]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanları cehenneme en çok sokan şey içi boş olan iki şeydir: Biri ağız, diğeri ise kadının cinsel organıdır.” [44]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şu üç şey hangi erkekte bulunursa hiç korkmadan, “O cehennemliktir.” de: Kabalık, ödleklik ve cimrilik. Şu üç şey de bir kadında olursa hiç çekinmeden, “O cehennemliktir” de: Hayasızlık, kendini beğenmek ve üstünlük taslamak.” [45]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Üç şey cehennem ehlinin ahlakındandır: Kibir, kendini övmek ve kötü ahlak.” [46]

Ateşten Kimler Kurtulacak?

Kur’an:

“Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.” [47]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehennemden, cehennemlik amelleri terk eden kimse dışında hiç kimse kurtulamaz.” [48]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim cehennemden Allah’a sığınır ama dünya şehvetlerini terk etmezse şüphesiz ki kendisini alaya almıştır.” [49]

Cehenneme İlk Giren Kimse

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cehenneme ilk giren kimse adil olmayan güçlü yönetici, malının hakkını ödemeyen servet sahibi ve üstünlük taslayan fakir kimsedir.” [50]

İnsanlardan Azabı En Hafif Olan Kimse

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanlardan azabı en hafif olan kimse fazla derin olmayan bir ateşte olup iki ayakkabısı ve ayakkabı bağı ateşten olan kimsedir. O ateşin sıcaklığından beyni bir kazan gibi kaynar ve azabı cehennemde en hafif azap olduğu halde cehennemde hiç bir azabın kendi azabı gibi şiddetli olmadığını sanır.” [51]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennem ehlinden azabı en hafif olan kimse İbn-u Cez’an’dır.” Kendisine, “Ey Allah’ın Resulü! Neden cehennem ehlinden azabı en hafif olan İbn-u Cez’an’dır?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Çünkü o insanlara yemek yedirmektedir.” [52]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cehennem ehlinden azabı en düşük olan kimse ateşten iki ayakkabı giyen kimsedir. Beyni ayakkabıların sıcaklığından kaynar durumdadır.” [53]

İnsanlardan Azabı En Şiddetli Olan Kimse

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanlardan azabı en şiddetli olan kimse ilminin kendisine fayda vermediği alimdir.” [54]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanlardan azabı en şiddetli olan kimse Peygamberi öldüren veya peygamberin öldürdüğü kimse, halkı delalete düşüren imam ve heykeltıraş olan kimsedir.” [55]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların ceza açısından en şiddetlisi iyiliğe kötülükle karşılık verendir.” [56]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü azap açısından en şiddetlisi Allah’ın kaza ve kaderinden hoşnut olmayandır.” [57]

Kibirli İnsanların Vadisi

Kur’an:

“Onlara: “Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin; böbürlenenlerin durağı ne kötüdür!” denir.” [58]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennemde “Sakar” diye adlandırılan kibirli insanlara ait bir vadi vardır. O aziz ve celil olan Allah’a şiddetli hararetinden dolayı şikayette bulundu ve bir nefes almak için Allah’tan izin istedi. Bir nefes alınca nefesi cehennemi yaktı.” [59]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennemde “Sa’da” diye adlandırılan bir dağ vardır. Bu dağda “Sakar” diye adlandırılan bir vadi vardır.” Şüphesiz “Sakar” da da “Hebheb” diye adlandırılan bir kuyu vardır. Bu kuyunun üzeri her açıldığında cehennem ehli sıcaklığından feryat eder ve bu zorba insanların konakladığı yerdir.” [60]

Cehennem Değirmeni

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennemde beş grubu öğüten bir değirmen vardır. Neyi öğüttüğünü sormayacak mısınız?” Kendisine, “Neyi öğütüyor ey Müminlerin Emiri?” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Kötü alimleri, Kur’an okuyan fasıkları, zalim zorbaları, hain vezirleri ve yalancı arifleri.” [61]

Cehennem Azabını Hafifleten Şey

İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “İsrail oğullarında mümin bir kimsenin kafir bir komşusu vardı. Bu kafir mümin şahsa oldukça yumuşak davranıyor ve ona iyilik ediyordu. Kafir ölünce ölüp dünyadan gidince Allah cehennemde onun için kendisini cehennem sıcağından koruyacak topraktan bir ev bina etti. Yiyeceği de cehennemin dışından geliyordu ve kendisine şöyle denildi: “Bu mümin komşuna yaptığın şey sebebiyledir.” [62]

Cehenneme Girecek Kimse

Kur’an:

“Hayır öyle değil; kötülük işleyip suçu kendisini kuşatmış olan kimseler; cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada temellidirler.” [63]

“Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası girmez.” [64]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah, kullarından sadece Allah karşısında kibirlenen, itaatsizlik gösteren ve “lailahe illallah” demekten sakınan kimseye azap eder.” [65]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’a bir şeyi şirk koşmadığı halde ölen ve namazlarını güneş doğmadan ve batmadan kılan kimse ateşe girmez.” [66]

Hz. İsa’ya (a.s) şöyle vahyedilmiştir: “Bu ateş zorbaların, zalim isyankarların, kaba davranan hoyratların ve kendini beğenen kibirlilerin yurdudur.” [67]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala tevhit ehline ateşle azap etmeyeceğine dair izzet ve celaline yemin içmiştir.” [68]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala tevhit ehli kimselerin cesetlerine ateşi haram kılmıştır.” [69]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Beni hak üzere müjdeleyici olarak gönderene and olsunki Allah tevhit ehline asla azap etmeyecektir.” [70]

İmam Bakır (a. s), “mümin ateşe girecek mi?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’a and olsun ki hayır.” [71]

Cehennemde Ebedi Kalacak Kimse

İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah sadece küfür, inkar, dalalet ve şirk ehlini ebedi olarak ateşte tutacaktır. Büyük günahlardan sakınan müminlerden küçük günahları sorulmayacaktır.” [72]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şu beş kimsenin ateşi sönmez ve bedenleri ölmez: Allah’a şirk koşan, anne babasına eziyet eden, kardeşini bir sultana kötüleyip öldürülmesine neden olan, bir insanı kısas olmaksızın öldüren ve günah işlediği halde günahını aziz ve celil olan Allah’a isnat eden kimse.” [73]

İmam Ali (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Sen cehennemi tümüyle insan ve cinden kafirlerle dolduracağına ve inatçı düşmanları cehennemde ebedi tutacağına yemin ettin.” [74]

Cehennemde Ebedi Kalanların Durumu

Kur’an

“Cehennemde şöyle seslenirler: “Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın.” Nöbetçi: “Siz böyle kalacaksınız” der.” [75]

“Küfredenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez.” [76]

“Ardında cehennem vardır; orada kendisine irinli su içirilecektir. Onu yudum yudum alacak fakat yutamayacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemeyecek, arkasından da çetin bir azâb gelecektir.” [77]

“Rabbine suçlu olarak gelen bilsin ki, cehennem onun içindir. Orada ne ölür, ne de yaşar.” [78]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehennemde kalıcı olanlar oradan göçmez, esirinin kurtuluşu için fidye ödenmez, ipleri birbirinden kopmaz. Bu yurdun bitecek bir müddeti ve ehlinin tükenecek bir eceli yoktur.” [79]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehenneme giren sürekli olarak mutsuzdur.” [80]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ateşe girenler sürekli azaptadırlar.” [81]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ateş ehline, “Şüphesiz siz ateşte dünyadaki çakıl taşları sayısınca duracaksınız.” denilecek olursa buna çok sevinirler. Cennet ehline ise, “Şüphesiz siz burada çakıl taşları sayısınca kalacaksınız” denilecek olurlarsa hüzünlenirler. Ama onlar için ebediyet taktir edilmiştir.” [82]

Ateşten Çıkacak Kimseler

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah bir topluluğu ateşten çıkaracak ve onları cennete sokacaktır.” [83]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bir topluluk yandıktan sonra ateşten çıkacak ve cennete gireceklerdir. Cennet ehli onları “cehennemliler” diye adlandıracaktır.” [84]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bir kavim ateşte yanacak ve iyice arındıktan sonra şefaate uğrayacaklardır.” [85]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde zerre miktarınca iman olan kimse ateşten çıkacaktır.” [86]

Ateşten En Son Çıkacak Kimse

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz cehennemden en son çıkacak ve cennete en son girecek kimsenin kim olduğunu biliyorum: Birisi ateşten sürünerek çıkacak ve Allah Tebarek ve Teala ona, “Git ve cennete gir” diyecektir. O cennete ulaşacak ve cennetin dolu olduğunu sanacak, bu yüzden geri dönüp, “Allah’ım cennet doludur.” diyecektir. Allah Tebarek ve Teala, “Git cennete gir. . Senin için cennette dünya ve dünyanın on kat benzeri veya sana dünyanın on kat benzeri vardır.” diye buyuracaktır.” Sonra şöyle denir: Bu cennet ehlinin en düşük dereceli olanıdır.” [87]

Cehennemde Ebedi Kalış Nedeni

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehennem ehlinin ateşte ebedi kalışlarının sebebi dünyada ebedi olarak kaldıkları taktirde ebedi olarak Allah’a isyan etme niyetinde olduklarındandır. Cennet ehlinin de cennette ebedi kalışlarının nedeni dünyada sürekli kaldıkları taktirde Allah’a ebedi olarak itaat etme niyetinde olduklarındandır. Onlar da bunlar da niyetleri sebebiyle ebediyete ermişlerdir.” Daha sonra İmam Sadık (a.s) Allah-u Teela’nın şu ayetini okudu: “De ki: Herkes tabiatı üzere amel eder.” Ve şöyle buyurdu: “Yani niyeti üzere.” [88]

Cehennemin Geniş Kapsamlılığı

Kur’an:

“O gün cehenneme: “Doldun mu?” deriz, o: “Daha var mı?” der ” [89]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cennet ve ateş birbirlerine karşı övünürler. Ateş şöyle der: “Ya Rabbi! Sen bana zorbaları kibirli insanları melikleri ve eşraf takımını getiriyorsun.” Cennet ise şöyle der: “Ya Rabbi! Sen bana da zayıfları, fakirleri ve miskinleri getirirsin.” Allah ateşe şöyle der: “Sen benim azabımsın, seni istediğime veririm.” Sonra cennete şöyle der: “Sen benim her şeyi kaplayan rahmetimsin. Her ikinizin de yeterli kapasitesi vardır. Cehennem ehli cehenneme atılınca, cehennem, “Yine var mı?” diye soracaktır. Cennet ehli de cennete götürülünce cennet, “yine var mı?” diye soracaktır.” [90]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehennem, “Yine var mı?” diyecektir. Alemlerin Rabbi ona o kadar cehennemlik kimseleri koyacaktır ki sonunda cehennem toparlanır ve dolunca fokurdayan yeni tulum gibi fokurdayacak ve, “yeterdir, yeterdir” diyecektir.” [91]

Ahirette Nefsin Makamları

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizden her birinizin iki menzili vardır: Biri cennette, diğeri de ateşte.” [92]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cennet ehlinden herkes ateşteki yerini görür ve şöyle der: “Ya Allah bizi hidayet etmeseydi?!” Bu onun için bir şükür olur. Cehennem ehlinden herkeste cennetteki yerini görür ve şöyle der: “Keşke Allah bize de hidayet etseydi.” Bu da onun için bir hasret olur.” [93]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah yarattığı her şeye cennette bir makam ve ateşte de bir makam karar kılmıştır. Onlar bunların ve bunlar da onların varisi olur. Allah’ın şu sözü de buna işaret etmektedir: “İşte onlar, Firdevs cennetine varis olanlardır. .” [94]

ABNA.İR



[1] İsra suresi, 97. ayet

[2] Nebe suresi, 21. ayet

[3] Nebe suresi, 22. ayet

[4] Gurer’ul-Hikem, 478

[5] Kenz’ul-Ummal, 44225

[6] Şerh-u Nehc’il-Belağa, İbn-i Ebi’l-Hadid, 15/164

[7] Gurer’ul-Hikem, 2619

[8] a. g. e. 2620

[9] a. g. e. 9995

[10] Emali es-Seduk, 496/7

[11] Kenz’ul-Ummal, 39477

[12] Nur’us-Sakaleyn, 4/8/27

[13] Emali es-Seduk, 447/14

[14] Kenz’ul-Ummal, 39516

[15] Bakara suresi, 24. ayet

[16] Cin suresi, 15. ayet

[17] Nehc’ul-Belağa, 183. hutbe

[18] İnsan suresi, 4. ayet

[19] Gafir suresi, 71. ayet

[20] Hakka suresi, 30-32. ayetler

[21] el-Bihar, 8/280/1

[22] İbrahim suresi, 50. ayet

[23] Hac suresi, 19-21. ayetler

[24] el-Bihar, 8/280/1

[25] el-Bihar, 7/221/132

[26] Gaşiye suresi, 6-7. ayetler

[27] Duhan suresi, 43-44. ayetler

[28] Hakka suresi, 35-36. ayetler

[29] Emali et-Tusi, 533/1162

[30] el-Bihar, 8/280/1

[31] Nur’us-Sakaleyn, 5/565/14

[32] Yunus suresi, 4. ayet

[33] Vakıa suresi, 54-55. ayetler

[34] el-Bihar, 8/244

[35] a. g. e. s. 302/58

[36] Kenz’ul-Ummal, 39487

[37] Nahl suresi, 29. ayet

[38] Hicr suresi, 43-44. ayetler

[39] el-Bihar, 8/289/27

[40] Tenbih’ul-Havatir, 1/121

[41] A’raf suresi, 179. ayet

[42] Naziat suresi, 37-39. ayetler

[43] Kenz’ul-Ummal, 44064

[44] a. g. e. 44071

[45] el-Hisal, 159/204

[46] Tenbih’ul-Havatir, 2/121

[47] Meryem suresi, 71-72. ayet

[48] Gurer’ul-Hikem, 7404

[49] el-Bihar, 78/356/11

[50] Uyun-u Ahbar’ir-Rıza, 2/28/20

[51] el-Bihar, 8/295/44

[52] a. g. e. s. 316/96

[53] Kenz’ul-Ummal, 39507

[54] a. g. e. 28977

[55] Durr’ul-Mensur, 1/178

[56] Gurer’ul-Hikem, 3217

[57] a. g. e. 3225

[58] Zumer suresi, 72. ayet

[59] el-Kafi, 2/310/10, Savab’ul-A’mal, 265/7

[60] Sevab’ul-A’mal, 324/1

[61] el-Hisal, 296/65

[62] el-Bihar, 8/297/48

[63] Bakara suresi, 81. ayet

[64] Leyl suresi, 15-16. ayetler

[65] Kenz’ul-Ummal, 261

[66] a. g. e. 318

[67] el-Kafi, 8/136/103

[68] et-Tevhid, 20/6

[69] a. g. e. h. 7

[70] a. g. e, 29/31

[71] el-Kafi, 2/385/7

[72] et-Tevhid, 407/6

[73] Mustedrek’ul-Vesail, 9/149/10516

[74] İkbal’ul-A’mal, 3/336

[75] Zuhruf suresi, 77. ayet

[76] Fatır suresi, 36. ayet

[77] İbrahim suresi, 16-17. ayetler

[78] Ta-Ha suresi, 74. ayet

[79] Gurer’ul-Hikem, 10892

[80] a. g. e. 10116

[81] a. g. e. 10114

[82] Durr’ul-Mensur, 1/102

[83] Kenz’ul-Ummal, 39349

[84] a. g. e. 39427

[85] el-Zuhd li’l Huseyin b. Said, 96/260

[86] Kenz’ul-Ummal, 284

[87] Sahih-i Muslim, 186

[88] el-Kafi, 2/85/5

[89] Kaf suresi, 30. ayet

[90] Durr’ul-Mensur, 7/603

[91] a. g. e.

[92] Kenz’ul-Ummal, 39404

[93] a. g. e. 39312

[94] el-Bihar, 8/287/19