1 Ağustos 2011 - 19:30

Bendeniz Tacikistan’ın yetkili heyetine tehlike çanlarının çaldığını haber veriyorum; bilsinler ki tuttukları yol yenilgiyle sonuçlanacaktır; cüretlerinden dolayı Tacikistan halkından ve tüm dünya Müslümanlarından resmen özür dilemelidirler. Bu küçük bölgedeki büyük İslam vatanında ve bir buçuk milyarlık Müslümanların kültürel ve dini üyesi olan Tacikistan’ın cesur ve onurlu halkı da Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra özgürlüğüne ve İslami hüviyetine geri dönmüş ve tarihteki iftihar dolu geleneklerine sarılarak varlığını duyurmuştur…

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ayetullah uzma Safi Gulpeygani, Tacikistan’ın İslam’a aykırı yasa çıkarmasına itiraz eden bir mesaj yayınladı.

Mesajın metni şu şekildedir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

“El İslam Ye’lu vela Yu’le aleyh”

Allah’ın en büyük ayı, mübarek Ramazan Ayı’nın ilahi rahmet ve bereketini İslam ümmetine ve oruç tutan mümin, dost, kardeş ve aynı kültürü paylaştığımız aziz Tacikistan halkına tebriklerimi sunuyorum.

Dünya Müslümanlarının ellerinden gasp edilmiş haklarını yeniden almak için güç ve kuvvetle günden güne uyanarak ayaklandığı; zahiri olarak güçlü batının kuklası ülkelerin yıkılmakta olduğu veya yıkılmak üzere olduğu; İslami azamet ve şerefe dönülmeye başlandığı bu koşullarda İslam aleminin kalbinde ve İslami iftihar ve şerefle dolu bir bölgede halkın istek ve talebine rağmen Sovyetler Birliği döneminden kalma bir azınlık çok çirkin bir şekilde – ki tüm millet, toplum, düzen ve yasalarda mahkum edilmiştir- İslam düşmanlığıyla kendi milletinin izzet, şeref ve istiklalini hedef alması çok manidar ve düşündürücüdür.

Bu küçük bölgedeki büyük İslam vatanında ve bir buçuk milyarlık Müslümanların kültürel ve dini üyesi olan Tacikistan’ın cesur ve onurlu halkı da Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra özgürlüğüne ve İslami hüviyetine geri dönmüş ve tarihteki iftihar dolu geleneklerine sarılarak varlığını duyurmuştur.

Maalesef Sovyetler Birliği döneminden kalma zayıf yöneticiler komplolarla halkın ilerlemesine ve tam bir özgürlüğe engeldirler. Bu azınlık grup, gerçekte iftiharlarla dolu küçük bir İslami bölgede yüzde doksan altısının Müslüman olduğu bir ülkede halkı baskı altına alarak okul ve üniversitelerde İslami hicabı yasaklamak ve ondan daha vahim olanı en güzel isimler olan Muhammed ve Abdullah gibi dini isimlerin yasaklanarak halkın çocuklarına bu isimleri koyamamaları, İslami kimliğin bu ülkeden kazınması, Ramazan Ayı’nın bu ülkede karşılanamaması, gençlerin camilere girişlerinin yasaklanması gibi girişimlerin sadece kardeş ve aziz Tacikistan halkına karşı değil, bilakis tüm dünya Müslümanlarına karşı yapılmış bir ihanettir.  

Bendeniz Tacikistan’ın yetkili heyetine tehlike çanlarının çaldığını haber veriyorum; bilsinler ki tuttukları yol yenilgiyle sonuçlanacaktır; cüretlerinden dolayı Tacikistan halkından ve tüm dünya Müslümanlarından resmi olarak özür dilemelidirler. İslami ülkelerden ve İslam Konferansı Teşkilatı’ndan beklenti İslam karşıtı programları kınayarak bu İslam karşıtı tutumlarından dolayı Tacikistan devleti yetkililerine uyarıda bulunmalarıdır.

Allah’ın salih kullarına selam olsun.

Mübarek Ramazan Ayı’nın birinci günü Salı 1432 Kamari

Lütfullah Safi