Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suudi Arabistan’ın 1964 - 1975 yılları arasında krallık yapmış olan kralı “Kral Faysal bin Abdül Aziz”in dönemin Amerika başkanı “Lyndon B. Johnson”a Arap- İsrail savaşlarından önce yazmış olduğu mektup, Suudi hanedanının bölgeye yönelik düşüncelerini ortaya koyması ve günümüze ışık tutması açısından son derece önemli bir belgedir.
27 Aralık 1966 (15 Ramazan 1386) yılında Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu Belgelerinin 342. Sayısında yer alan mektup şu şekilde:
Sayın başkan!
Konuşulduğu ve size arz ettiğim gibi Mısır’ın bizim en büyük düşmanımız olduğu aşikardır. Eğer bu düşman (Mısır) kendi haline bırakılırsa, düşmanları askeri ve basın yayın aracılığıyla himaye edecek ve 1970 yılı gelmeden artık bizim için menfaat, çıkar ve varlığımız hayat sahnesinden çıkacaktır. Bu nokta sizin devlet uzmanlarınızdan “Kermit Kim Roosevelt, Jr.” de (Amerika Birleşik Devletleri Başkanlarından “Theodore Roosevevlt”in torunu olan Kermit Roosevelt CIA’nın Orta Doğu şube başkanlığını yapmıştır) bunu belirtmiş ve buna vurgu yapmıştır. Dolayısıyla aşağıdaki önerileri huzurlarınıza arz ediyorum. Halbuki bundan önce sizin Arabistan’daki uzmanlarınız da bu noktalara vurgu yapmışlardı:
- Amerika, İsrail’in himaye etmesiyle ani ve sürpriz bir şekilde Mısır’a saldırsın ve Mısır’ın en önemli stratejik ve hassas merkezlerini ele geçirsin. Sonra Mısır bununla mecbur edilerek Yemen’de* bulunan askerlerini geri çeksin ve bununla da yetinilmeyerek İsrail’i orda tutarak bu yolla Mısır bir süre kendi kendisiyle öyle bir şekilde meşgul edilsin ki hiçbir Mısır’lı Süveyş Kanalından başını kaldıramasın ve Arap Dünyasını birleştirme arzusunda olan Muhammed Ali Paşa** ve Abdülnasır’ın*** hedefi gerçekleşmeyerek bu amaçları akim kalsın. Bu şekilde tahripçilerin ilke ve temellerini sadece ülkemizde değil, tüm Arap dünyasından köklerini kazıyalım. Mısır’ı yenip bastırdıktan sonra kendimizi iyi göstermek için ona yardım edelim!
- Suriye’ye gelince, saldırıdan hayatta kalmaması gereken ikinci ülke Suriye’dir. Bu doğrultuda yapılması gereken şudur: Suriye’nin bazı topraklarını ondan ayıralım ki bu ülkede başını kaldıramayarak kendi kendisiyle meşgul olsun ve Arap dünyasındaki (yenilmiş) Mısır’ın yerini doldurma düşüncesine kapılmasın.
- Aynı şekilde Batı Şeria ve Gazze Şeridini istila etmekten başka çare bulunmamaktadır. İstila yoluyla Filistinlilerin hareketinin önüne geçilmiş olunur ve ayrıca Arap ülkelerinin de onlardan Filistin’in bağımsızlığı için yararlanmasının önüne geçilir. Böylelikle mülteci Filistinlilerin Filistin’e dönme ümitlerini kırmış oluruz. Bu şekilde onların iskan sorunları d bizim için daha kolay olur.
- Bu arada “Molla Mustafa Barzani”in (şimdiki Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin babası) Irak’ın Kuzeyinde takviye edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Bu şekilde Irak’ın Kuzeyinde bir Kürt devletinin kurulmasının önü açılmış olur. Elbette tabii ki bu devletin (kendi ülkesi Arabistan’ı kast etmektedir) görevi de Arapların birliğinden dem vuran Bağdat’ı kendi kendisiyle meşgul etmektir. Dolayısıyla bizler 1965 yılında Barzani’yi mali ve askeri olarak hem Irak’ın içinden hem de Türkiye ve İran üzerinden desteklemeye başladık.
Sayın Başkan!
Biz ve siz anlaşarak müttehit olduk ki ortak çıkarlarımız ve belirsiz kaderimizi bu önerlerin yürürlüğe konulması veya icra edilmemesiyle belirleyelim. Tabii ki eğer bu öneriler dikkate alınmaz ve yürürlüğe konulmazsa ortadan kalkmamız ve yok olmamız kaçınılmaz olacaktır.
Son olarak bu fırsattan yararlanarak bir kez daha sizin için şan ve şeref ve Amerika için zafer ve üstünlük diliyor ve gelecekteki ilişkilerimizin gelişmesini ve ilerlemesini arzu ediyorum.
Size sadık vefalınız: Faysal Bin ABDÜL AZİZ
Suudi Arabistan Kralı
* Mısır, 1962-1967 yılları arasında Yemen'de yaşanan iç savaşta cumhuriyetçilerin yanında çarpışarak asker bulundurmuş ve ABD ile ilişkileri gerginleşmişti.
** 1769-1849 yılları arasında Mısır valiliği yapmış ve Osmanlı Devletine karşı başarıyla sonuçlanan bir isyan çıkarmıştır. Her ne kadar Osmanlılara bağlıymış gibi görünse de, o dönem, Sudan, Mısır, Filistin ve Suriye'nin gerçek hükümdarı olarak kabul edilmiş ve 150 yıl boyunca hanedanı tarafından bu topraklar yönetilmiştir.
*** Cemal Abdülnasır, Mısır'ın 1956-1970 yılları arasında cumhurbaşkanlığını yapmış ikinci cumhurbaşkanıdır. Krallığa son veren darbenin ardından başbakan ve cumhurbaşkanı olarak Mısır'da köklü dönüşümlere damgasını vurmuş, etkin bir dış politikayla Arap dünyasında bir önder rolü oynayarak kitleleri arkasından sürüklemeyi başarmıştır.
Bu mektubun resmi “Sami Şeref’in yazdığı “Ümitsiz on yıllar” kitabında yer almaktadır.
ABNA.İR

