5 Aralık 2011 - 06:34

VAHÖP'ün aylık olağan Basın Açıklaması Van İnsan Der tarafından yapıldı. Yapılan bu açıklamayı siz okurlarımıza sunuyoruz...

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- 7.2 ve 5,6’lık depremlerle sarsılan ve büyük bir felaket yaşayan Van ve Erciş halkına geçmiş olsun diyor, ölenlere Allah’tan rahmet, kalanlara sabır ve metanet diliyoruz. Bu vesileyle insani ve İslami bir duyarlılıkla yapılan yardımlardan dolayı tüm halkımıza teşekkür ediyoruz. Bu felaketi yaşayan Van halkının acılarını istismar eden kişi ve kurumları ve onların ırkçı söylemlerini kınıyoruz. Bir milyon nüfuslu Van’ımızın yeniden yaşanılabilir bir kent olabilmesi için hükümetin ve yerel yönetimlerin, her türlü siyasi tartışmaları bir kenara bırakarak somut girişimlerde bulunması ve üzerine düşeni yapması gerekmektedir.

Van’da halen çok ciddi problemlerin olduğunu ve devletin, halkın yaralarını sarma konusunda yetersiz kaldığını kamuoyunun dikkatlerine sunmak istiyoruz. Deprem dolayısıyla evini ve/veya işini kaybeden ve bu yüzden göç etmek zorunda kalan binlerce aileyle gittikleri yerlerde ilgilenilmesi, gerek onların ve gerekse Van’da kalanların rehabilite edilmesi, esnaf ve sanayicilere dönük rahatlatıcı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bütün bu sorunların yanında, hala Türkiye’nin en büyük sorunu olarak duran Kürt sorununun çözümü konusunda hiçbir somut adım atılmadı. Bu durum sorunun çözümünde samimiyet sorunu olduğu konusunda düşüncelerin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Sorunun ciddiyetini, çözülmeyinceye kadar toplumsal huzurun ve barışın sağlanamayacağı gerçeğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Bu konuda en baştan hükümetin ve sorumluluk mevkiinde olanların sorunu hak ve adalet çerçevesinde çözülmesi konusunda üzerlerine düşeni yapmaları gerekmektedir. Aksi halde tarih ve ilahi adalet karşısında sorumlu kalacaklardır.

Son günlerde kamuoyunda çokça tartışılan Dersim konusunun da Kürt sorunun çözümü konusunda yeni bir perspektif oluşturacağı muhakkaktır. Devlet aklı, sorunu birilerine havale etmek yerine bu sorunla yüzleşir ve cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan benzer sorunlardan dersler çıkarırsa daha yaşanabilir bir gelecek için önemli bir atım atmış olacaktır. Geçmişle yüzleşmek yerine, hiçbir şey olmamış gibi davranmak bundan sonra yaşanacak olası sorunlara davetiye çıkaracaktır. Daha şeffaf daha paylaşımcı daha yaşanabilir bir ülke için Dersin benzeri katliamların da gün yüzüne çıkması gerekmektedir.

Ortadoğu’da halklarına zulmeden liderlere, halklarının seslerine kulak vermeyi öğütleyen Başbakanın, Kürt sorunu karşısında yavaş adımlarla hareket etmesi büyük bir çelişkidir. Ve yine Başbakanın, Afrikalı Müslüman Dini Liderler Zirvesi toplantısında kardeşlik vurgusunu öne çıkartarak yaptığı konuşmasının gereğini hükümet olarak yapması gerekmektedir. Yoksa Başbakana göre Kürtler (Kürt kökenli vatandaşlar değil) kardeş değil midirler? Hükümeti Kürt sorunu konusunda kardeşliğin, insanlığın ve İslam’ın gereği olarak somut, ikna edici adım atmaya çağırıyoruz. Şiddet bu sorunun çözümü değildir. Şiddet dili ve eyleminin terk edilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de inancını öğrenme ve yaşama özgürlüğünün önünde hala çok ciddi engeller bulunmaktadır. Bu çerçevede basın açıklamalarımızın asıl temasını oluşturan başörtüsü yasağı zulmünün artık son bulması gerekmektedir. İnanç özgürlüğü konusundaki sorunlar çözülememişken, inancını öğreneme ve yaşama konusunda insanlara baskı yapılırken ve bu laikliğe dayandırılırken, Başbakanın diktatörlerine baş kaldıran Ortadoğu halkına laikliği tavsiye etmesi, özgürlük hareketleriyle çelişkili bir durum azmetmektedir. Bırakalım diktatörlerini deviren halklar kendileri ile ilgili kararları kendileri versin. Birilerinin adına hareket edildiği izlenimi uyandıran bu tür açıklamalardan vazgeçmesini tavsiye ediyoruz.

İsrail’i korumaya dönük füze kalkanı konusunda açıklama yapan Amerika Başkanı: ‘’hiçbir müttefik İsrail’den daha önemli değildir, ABD’de bu güne kadar tüm yönetimlerinden çok daha fazla İsrail devletinin güvenliği için çalıştık. Konu İsrail’in güvenliği olduğunda bundan taviz vermeyiz…” demiş. Türkiye füze rampalarına ev sahipliği yapmakla ABD ile ortak hareket ettiğini göstermiş ve daha önce yaptığı İsrail aleyhtarlığı anlamsızlaşmıştır. Batılı güçler İran’a karşı düzenleyecekleri olası bir askeri operasyonda Türkiye’yi hedef haline getireceklerdir. Bu konuda hükümetin bağımsız bir politika geliştirmesi, Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem arz etmektedir.

YÖK’ün, kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla ilgili düzenlemesi, üniversiteye girişte olumlu bir gelişme olmakla birlikte yeterli değildir. Bu konuda yasal güvence sağlanmalı, YÖK’ün kendisi bağımsız, özgün, özgürlükçü ve bilimden yana olacak şekilde düzenlenmelidir.

Son olarak depremde büyük bir yara alan VAN’ımızın tekrar sükûn bulmasını, eskisinden daha güzel günlerine dönmesini diliyor, teşekkür ediyoruz.

Van Hak ve Özgürlükler Platformu adına

Cafer ACAR

(Van İnsan Der Yönetim Kurulu Başkanı)

VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler) Platformu:

İNSAN-DER, GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, MAZLUMDER VAN ŞUBE, MEMUR-SEN, UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, ERDEM-DER, ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, VAN İMAM HATİP MEZUNLARI VE MENSUPLARI DERNEĞİ, VAN KARDELENLER KADIN DERNEĞİ, ÖZGÜR-DER, VERENEL DERNEĞİ

vaninsander