2 Eylül 2012 - 19:30

Allah’ın adıyla Varlık âleminde maddi ve manevi sebepler düzeneği vardır. Maddi sebepler düzeneğini etkileyen manevi sebepler düzeneği vardır. Materyalist kimseler, maddi sebeplerden başka sebepleri kabul etmezler. Müminler, meydana gelen olayları yalnızca maddi sebepler düzeneği ile izah etmezler. Ancak bazı Müslümanlar, materyalist dünyanın tesirinde kaldıkları için manevi sebepleri ve gaybi yardımları kabul etmede zorlanmaktadırlar.

Tüm zamanlarda, mazhar olanlara gaybi yardımlar olmaktadır. Allah, lütfüyle tüm zamanlarda müminlere destek vermektedir. Mümin gözüyle olaylara bakan bir kimse, ister şahsi hayatta olsun ister sosyal hayatta olsun Allahın lütfüyle muamelesine şahit olabilir. Bu hayatta, yalnızca yaptıklarımızın karşılığı yoktur. Yaptıklarımızın karşılığı olduğu gibi yapmadan elde ettiğimiz nice karşılıklar vardır. Allah’u Teâlâ insanlara adaletinde üzerinde lütufla muamele eder. Adaletle muamele etse, insanlar kaybederler. Belki lütfüyle muamelesi sayesinde insanlar kurtuluşa ereceklerdir.

Gaybi yardımlar, tarihin belli zamanlarına özgü değildir. Bedir savaşında Allah müminleri gaybi yardımlarıyla desteklemiştir. Müslümanlar, üç yüz kişi idiler. Müşrikler bin kişi olmalarına karşın ve silah bakımından da müşrikler çok daha güçlü olmalarına rağmen Müslümanlar galip gelmişlerdir. Allah o topluma, tutumlarına karşılık yardım etmiştir. Ancak Uhud savaşında Müslümanlar tavırlarını sabır ve sebat noktasında tutmadıkları için aynı toplum, toplum olarak yardıma mazhar olamadıkları için mağlup olmuşlardır.

İçerisinde bulunduğumuz yakın zamanda gaybi yardımlara şahit olmaktayız. İmam Humeyni (r.a) ve İmam Hamaney’in önderliğinde yürütülen hak ve adalet mücadelesi, Büyük Şeytan’a karşı mücadelesinde gaybi yardımların rahmet sağanağı şeklinde yağdığına şahit oluyoruz. İman, ihlâs, Allah’a dayanma ve mücadele azminden başka sermayesi olmayan İmam(r.a.), dünyanın gidişatını değiştirebildi. Hâlbuki dünyada egemen olan küfür sistemi, her tür güç ve imkâna sahipti. Hiçbir zamanla kıyaslanamayacak kadar organizeli ve maddi gücü elinde tutan dünya küfrü, İmam(r.a.) karşısında çaresizliği yaşadı. İmam’ın hak kıyamını başlattığındaki gücü, küfrün gücünün üçte biri oranında değil, belki kıyaslanması mümkün olmayan durumdaydı. Ama İmam’ın hak kıyamı asla durdurulamadı. O zaman dünyadaki şer odakları şaşkın halde birbirlerine buna nasıl engel olamadık diyerek hayıflanmalarını ifade ettiler. Nasıl olduğunu biz de anlayamadan bizlere rağmen bu başarı oldu dediler.

Allah’u Teal’a, İmam(r.a.) ve onun aziz sadıklarının sabırlı ve kararlı duruşlarına karşılık olarak gaybi yardımlarıyla onları desteklemiştir. Büyük Şeytan ve dostları, inkılâbın zarar görmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmalarına rağmen hiçbir netice alamadılar. Büyük Şeytan, kendi yarenleriyle baş başa kaldığında şu şaşkınlığı yaşıyor: Çok büyük bütçeler ayırdık olmuyor, emsalsiz komplolar kurduk olmuyor, tüm küçük şeytanları devreye soktuk olmuyor, Amerikancı olan Müslümanları yardıma çağırdık olmuyor. Büyük şeytan feryat ediyor ki, ne yapsam olmuyor.

Acaba tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar dünya küfrü İmam Humeyni(r.a.) ve İmam Hamaney hak önderliğindeki İslami mücadeleye yüklenmelerine rağmen netice alamamaları gaybi yardımlardan başka izahı var mı? Büyük Şeytan başarısızlığını izah etmede zorluk çekiyor. Bu kadar çabanın sonucu bu olmamalıydı diyor. Burada izah edemediğimiz bir sır var diyor. Dünyadaki egemen kültürden etkilenmiş Müslümanlar da bu sırra bir anlam yükleyemiyorlar. İman edenler ise, bunlar Allah’ın gaybi yardımlarıdır diyorlar. İman edenlerden başkası, Allah’ın gaybi yardımlarını anlayamaz…

Dünya küfrü; izzet, hikmet ve korkusuzluk abidesi İmam Hamaney karşısında çaresizliği yaşıyor. Dünya yiyicileri ve uşakları hep birlikte orta doğuya şekil vermek istiyorlar, dünya Müslümanlarının rehberi nurani çehresiyle hayır dediğinde tüm şeytani planlar alt üst oluyor. Acaba bu semereler gaybi yardımlardan başka şeyler midir? Büyük Şeytan ve uşaklarının Suriye konusunda istediklerini yapamamalarının başka izahı mı var?

Bağlantısız ülkelerin büyük bir katılımla İran İslam Cumhuriyeti’nde toplanmaları, İslam Cumhuriyeti açısından çok büyük bir başarıdır. Büyük Şeytanın tüm çabaları bu toplantıyla boşa çıkıyor. ABD, İsrail ve dostlarının aleyhteki çabaları işe yaramıyor. BM başkanının, Müslümanların rehberi karşısında ezikliği ve mahcubiyetini gözlemledik.

Müslümanların Rehberi Hamaney’de kararlılık, küfrün gücünü büyütmemek ve Allah’u Teâlâ’ya dayanmanın verdiği korkusuzluğu görmek ümmete güven aşılıyor. Nasıl ki savaşın zor anlarında Allah Resulü’ne sığınılıyordu. Resulü Ekrem’de Allah’a dayanmanın nasıllığını müşahede ediyorlardı. Bu zaman, önderlik boyutunda Allah’a dayanmanın müminlere verdiği izzetin İmam Hamaney sayesinde müşahede edildiği zamandır.

Allah’ın gaybi yardımları sebepsiz ve hikmetsiz değildir. İmam Hamaney’in emsalsiz bir önderliği temsiliyeti ve belki de tarihte bu kadar müminin rehbere canları pahasına sadakate istekli oluşları gaybi yardımlara mazhar olma sebebidir. Rehberi asla yalnız bırakmayacak gerek İslam Cumhuriyeti’nde gerekse dünyanın dört bir yanında onun âşıkları vardır. Bu sayıda âşıkları olan hak önderliği dünyamız dünya olalı belki bir arada göremedi. Onun emrine amade olmada sıraya girmiş iman edenler vardır. Yalnızca rehberin, milyonları canı gönülden harekete geçirecek gücü vardır. Dünyada başkalarının maddi gücü ve taraftarı vardır ama canı gönülden bağlıları yoktur. Allah müminlere, bu bağlılıklarına gaybi yardımlarını rahmet sağanağı halinde indirmektedir.

İsrail önderliğinde tüm dünya küfrünün Lübnan Hizbullah’ı karşısında aciz kalmasını ancak gaybi yardımlarla izah edebiliriz. Küfrün tüm hesap ve planları boşa çıktı. Allah için canlarını satmaya aday olan Lübnan’daki bu yüce şahsiyetlere yönelik Allah’ın gaybi yardımlarına şahit olduk…

Bizler Allah’u Teâlâ’ya inanmış kimseler olarak dünyada olup biten ve olacak olayları değerlendirirken gaybi yardımları asla unutmayalım. Unutmayalım ki hem olayları doğru değerlendirmiş olalım hem de daha ümit var olalım. Gaybi yardımlara şahit olmak, müminlerin azim ve gayretini artırır.

HÜSEYİN TAŞ