Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Gravel, Amerika’nın gidişatının oldukça vahim olduğunu ve kendisine çekidüzen vermezse geriye dönüşü olmayan yollara gidileceğinin uyarısını yapmış. Kısaca şunları medya mensuplarıyla paylaşmış: “ İran’a saldırıldığı zaman İsrail’de büyük yıkım olur ve 3. Dünya savaşı çıkar. Çünkü İran’ı Suriye ve Lübnan ile karıştırmamak lazım. Füze sistemi çok güçlü olan İran’ın İsrail’i vurma ihtimali %100 dür. Ayrıca muhtemel savaşta İran’ın yanında Çin ve Pakistan’ı da göreceğimiz için buna müdahale edecek olan Amerika ile birlikte savaşın boyutunun ne kadar olacağını tahmin etmek hiç de zor değildir. İran hiçbir zaman diğer ülkeler gibi olmadı ve olmayacaktır da. İran kendini her açıdan her duruma hazırlamış bir ülkedir ve Tel-Aviv’i füze yağmuruna tutması hiç de kaçınılacak bir durum değildir. Kısacası İran’ı vurmak demek, karşılığını çok güçlü almak demektir. Amerika artık düşüşe geçmiştir, bunu itiraf etmeyip kabullenmemesi ise kendi sorunudur. 11 Eylül hadisesi Amerika’yı etik olmayan yöntemlere sevk etmiştir ve daha önce Vietnam'da yaptığı gibi Irak ve Afganistan'da da sorumsuzca askerlerini ölüme sevk etmiştir ve Obama’nın kendisi insan hakları cinayetini işlemiş bir insandır. İnsansız hava araçlarıyla uçuş yapıp belirli yerleri bombalamak masum insanların ölümüne sebebiyet vermektedir ki Amerika bundan sorumludur. Irak’ta, Libya’da ve Afganistan’da Amerika büyük bir insanlık suçu işlemiştir. Bu siyasetine karşı çıkanları ise ülkesinden hiç çekinmeden deport etmiştir. Sırf geçen sene 500.000 kişiden fazla vatandaşı Amerika’dan deport etmiş ama bu haberin bir tanesi bile yayınlanmamıştır. Bundan kimsenin haberi olmamıştır”
Kurani öğretilerden ve nasihatlerden nasibini almayı özellikle de son yıllarda hiç önemsemeyen ve dünyevi çıkarları için Müslüman kanlarının akıtılmasına izin veren hatta bunun lejyonluğunu üstlenen Türkiye’nin en azından manevi babası konumuna gelmiş Amerikalı uzmanların uyarılarına dikkat etmesi gerekmektedir diye düşünüyorum.
Amerika’nın Ortadoğu savaşlarında batağa saplandığı gibi, Türkiye’de muhtemel Suriye savaşında batağa saplanacaktır, hoş zaten Türkiye şimdiden dış politikası ile can çekişmektedir. Türkiye’nin bu talihsiz planlarını destekleyen şakşakcı medya ki bunun önde gideni Samanyolu TV olarak gözlemliyorum, nasılki Ergenekonun derin yapısı psikolojik harp üzerine kurulu idi CIA ve Mossad çıkarına talimatlar alan bu medya kuruluşları da İran’a açılan bu psikolojik savaşta doludizgin yer almakta ve artık komiklik seviyesine inen iddialarda bulunmaktadırlar.
Nasılki Amerika 11 Eylül’den itibaren düşüşe geçmiştir ve bu düşüşünde kendisiyle beraber dünyayı da dibe çekmek istemektedir, Türkiye de aynı şekilde dış politikasında düşüşe geçmiş hatta artık dönüşü olmayan bir yola bile bile girmiş ve türbülans teorilerine taş çıkartacak şekilde can çekişmektedir. Türkiye’nin, kendi eliyle girdiği bu düşüşünde alacağı hasarı minimuma indirmek ya da bunu kamufle etmek için uyguladığı Amerika’dan ithal edilen bu stereotype tutum, bize birkaç gömlek büyük gelip oldukça cheap bir görüntü ortaya koymaktadır. Çünkü şeytanın bile İslam düşmanlığında kullandığı taktikler iflas etmiştir. Ne İslami yolu, ne de şeytani yolu tam olarak beceremeyen Türk dış politikasının son yıllardaki tutumu ise oldukça histerik ve bir o kadar da üzücüdür.
Nasılki Amerika’nın bölgedeki hegomanyasına İran en büyük engel teşkil etmektedir, bu yüzden son yıllarda Türkiye’ye bu engeli kaldırılması için yüksek rütbe ve sorumluluklar devredilmiştir. Kurtuluş savaşında birkaç cephede savaşan Türkiye, son yıllarda adeta ülkeyi intihara sürüklemek için birkaç cephede savaş açmak için organize olmaktadır. Irak ve Suriye cephelerinde açtığı bu intihar derecesindeki cephelere son aylarda İran’ı da eklemiştir. Bunun ayak sesleri ilk defa füze kalkan sistemiyle ortaya çıkmış, son günlerde de PKK yı İran’ın desteklediği haberleriyle de İran’a karşı çok ama çok yakında alacağı resmi cephe için kendine aklısıra sağlam bir zemin hazırlamaya çalışmaktadır. Ama çok ucuz ve bir o kadar da ibtidai ve komik bir taktik ve strateji olmuş bu seferki be kuzum!! Buram buram made in America! Dosya numaraları değişmiş ama sapına kadar Ergenekon kopyası! Daha orjinal bir yazılım olsaydı keşke bu seferki..
Günlerdir Türkiye, İran’ı PKK saldırılarında sorumlu tutuyor. Aczimendi komplolarına taş çıkartan figürler, gizli kamera görüntüleriyle cirit atıyorlar medyada. Basit kaçıyor yine, buram buram çakma politikaların izini taşıyor. 2011 de PKK nın İran yapılanması olan PJAK’ı bitiren İran, bunu en çok Türkiye-İran ilişkileri için gerçekleştirmişti. İran’ın Kürtlerden yana bir sorunu yoktu ki! Madem İran, PKK yı destekliyordu böylesi saçma sapan bir operasyona niye girişti, sonra da niye şu anda Türkiye’de PKK’yı yeniden destekler oldu. 100 yıllık siyasi hedef, strateji ve ciddi planları olan ve Türkiye’ye ve bütün Müslüman ülkelere her fırsatta elini uzatan İran’ın bu kadar komik iddialarla çürütülmeye çalışılması, günü birlik ucuz planlar peşinde koşan Türkiye için çok amatörce olmuş ve Türkiye bu senaryoyu da yine yüzüne gözüne bulaştırmış.
Avam halkı anlarım, inanırlar her bir düzmece habere de, Kuran’ın uyarılarıyla beslenmiş, Hz. Ali bilinciyle vizyonunu oturtmuş, Peygamberlerin öğretileriyle yolunu çizmiş milyonlarca bilinçli Müslümanın gözünün içine baka baka sırf füze kalkan sisteminle masken düştü ve Apaydın kampındaki olayla Amerika ve İsrail yandaşlığın belli olup rezil oldun diye, bataklıkta çırpınırken yanına da İran’ı katmak çok ama çok ironik bir trajedi olmuş vesselam!
BETÜL HANZALA
KAYNAKLAR
http://alien-ufo-sightings.com/2012/03/09/we-have-lost-respect-former-us-senator/
http://www.almanar.com.lb/adetails.php?eid=299831&cid=23&fromval=1&frid=23&seccatid=36&s1=1