14 Kasım 2012 - 07:54

Suriye'nin İdlib kentine bağlı Harem'den sonra Haseke'nin sınır kasabası Resulayn'da da yoğun çatışmalar devam ediyor. Sınır bölgesindeki çatışmalarda Türkiye'nin "izleri" dikkat çekiyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye Ordusu birliklerinin son iki gündür Suriye'nin Türkiye sınırına yakın Haseke kentine bağlı Resulayn ilçesinde gerçekleştirdiği operasyonlar, sınırın karşı yakasındaki Urfa'ya bağlı Ceylanpınar ilçesini etkilediği gerekçesiyle AKP hükümeti tarafından Suriye'ye yönelik saldırganlığın yeni gerekçesi oldu. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de,"NATO'nun müttefik ülke Türkiye'yi koruyup savunmak için gereken her şeyi yapacağı" açıklamasıyla Türkiye'ye destek verdi.

Fakat her iki tarafın açıklamalarında da yer verilmeyen gerçek, Suriye Ordusu'nun Resulayn'a operasyon düzenlemesini gerekli kılan saldırıların Türkiye tarafından desteklenmesiydi. Medyada ise, 8 Kasım Perşembe gününden bu yana Özgür Suriye Ordusu militanlarınca Resulayn'da sahneye konan bu katliam, Özgür Suriye Ordusu'nun "Resulayn'ı ele geçirdiği" iddiasıyla, neredeyse kutlama şeklinde sunuldu.

Resulayn'daki saldırıların tıpkı, Suriye'nin bir diğer kuzey sınır ilçesi Harem'de olduğu gibi AKP hükümeti tarafından provoke edildiğini ve desteklendiğini ortaya koyan bağımsız haber kaynakları ve video görüntüleri, teröristlerin Resulayn'a düzenledikleri saldırıları Türkiye'den koordine ettiklerine işaret ederken, bu saldırılarda yaralanan muhalif milislerin, tedavi edilmek üzere Türk ambulansları ile alınıp sınırın Türkiye tarafına geçirildiği ileri sürülüyor.

Resulayn'ın sınır ilçesi olması ve silahlı grupların ve Suriye içindeki gruplara verilmek üzere silahların geçişi için kapı olması dışında bir diğer ayırt edici yönünü Kürt ağırlıklı bir nüfusa sahip olması ve PKK'ye yakınlığı ile bilinen PYD'nin Halk Savunma Birlikleri (YPG) adlı silahlı gücünün ilçedeki varlığı oluşturuyor.

Çeşitli haber kaynakları saldırıların Türkiye'den organize edildiğini bildiriyor

 Savaş yanlısı medya ise, "muhalefet" diye adlandırılarak meşru gösterilmeye çalışılan Özgür Suriye Ordusu ve El Kaide militanlarınca bölgeye düzenlenen saldırılara Türkiye tarafından destek verildiği iddialarıyla ilgilenmiyor.

Almanya'dan yayın yapan bir blogcunun, silahlı grupların Resulayn'a Türkiye'den Türk sınır muhafızlarının gözetimi altında geçtikleri ve yanlarında uçaksavar toplarının da bulunduğunu gösteren, yine bizzat bu silahlı gruplarca internette yayınlanan propaganda videolarını derlediği haber dizisi savaş yanlısı ana akım medyada yer bulamasa da, Resualyn halkının ne ile karşı karşıya kaldığının açık bir işareti oldu.

Hatta Papalığa bağlı Fides adlı haber sitesi bile 12 Kasım tarihli haberinde, Suriye Ortodoks Başpiskoposu Eustathius Matta Roham'ın "ölüm mangaları" olarak adlandırdığı grupların "saldırılarını doğrudan Türkiye'den yaptığı" açıklamasına yer verdi.

Kürt haber kaynakları ise Twitter üzerinden, dün gece Hatay'dan Ceylanpınar'a hareket eden 500 kişilik bir Özgür Suriye Ordusu grubunun sınırın karşı yakasındaki Resulayn'a Türkiye tarafından gönderildiği belirtildi. Twitter'da "Afatbaz" hesabından yayın yapan bir ROJ TV muhabirinin verdiği bu haberler arasında Türk subaylarının sivil kıyafetlerle sınırdan Resulayn'a geçtikleri bilgisi de yer aldı. "Afatbaz", ÖSO'ya bağlı militanların, iddia edildiği gibi sadece karakollara değil, sivillerin evlerine de yerleştiğini bildirdi.

Türkiye bundan öte daha ne kadar "angaje" olabilir!

 Resulayn'da yaşananlarla ilgili bu ciddi iddialar basın tarafından hiç gündeme getirilmezken, Türkiye'nin savaş yanlısı medyası AKP hükümetinin saldırganlığına destek vermekten geri durmuyor.

Milliyet Gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş, dün yayımlanan "Angajman kuralları neden uygulanmadı?" başlıklı yazısında, Resulayn kasabasında Suriyeli muhaliflerle Suriye ordusu arasında iki gündür süren çatışmalar sırasında angajman (muharebe) kuralları nedeniyle TSK'nın Suriye uçaklarına müdahale etmemesini eleştirdi.

Yazısında Bülent Arınç'ın Balyoz davasında yargılanan komutanları kastederek söylemiş olduğu "iyi ki bu orduyla savaşa gitmemişiz" sözünü hatırlatan Aydıntaşbaş, "Arınç'ın bu sözünü aklına getiren şeyin, TSK'nın yeni angajman kurallarına rağmen Resulayn'da Suriye ordusunun Suriyeli muhaliflere dönük operasyonuna engel olamayışı olduğu"nu belirtti. Haziran ayında Suriye’yle yaşanan uçak krizi sırasında gündeme getirilen yeni angajman kurallarının, Suriyeli muhaliflerin ülke içerisinde kurtarılmış bölgeler yaratması amacı taşıdığı en başından beri biliniyor.

Suriye'nin bir diğer kuzey sınır yerleşimi Harem'de olduğu gibi Resulayn'da da yaşanan çatışmalarda Türkiye'nin parmağı olduğunu gösteren bulgular mevcutken, AKP hükümetinden daha da saldırgan olduğu gözlenen Aslı Aydıntaşbaş ve benzerlerinin yanıt vermesi gereken şu soru ortada duruyor: Türkiye daha ne kadar "angaje" olabilir?

Sol