Komşu ülke Suriye’ye açılan ve iki yıla yaklaşan çok uluslu terörist savaşı, maalesef çok tehlikeli bir boyuta ulaşmış bulunmaktadır. Güçlü ve kararlı Suriye ordusu karşısında baltayı taşa vuran ve umduğunu bulamayan Batı ve bölge ülkelerinin sınırsızca desteklediği çok uluslu teröristler, Suriye’yi bölmek ve aynı senaryoyu da Ülkemiz ile İran başta olmak üzere, çoğu İslam ülkesinde oynamak isteyen bu tehlikeli zihniyet, şimdi de en son olarak mezhep kartını ileri sürdü. İki yıla yakın bir süredir tekbir, ayet ve hadisler eşliğinde satırla diri insanları 15-20 parçaya ayıran, kafa derisi yüzen, kör bıçakla kafa kesen, otomatik hızarla boyundaki damarları bir bir kesip kafa koparan ve tarihin benzerini görmediği insanlık dışı türlü şekillerle işkence ve cinayetleri büyük bir ustalıkla işleyen bu güruh, katliamları sözde din, cihat ve Allah için bunları yapmaktadırlar. İslam topraklarını gasp eden Siyonist İsrail ve ABD ile hiçbir sorunu olmayan ve onlara gıkını bile çıkarmayan bu melun Emevi – Süfyani anlayışı, her gün Alevi – Şii dünyası hakkında tekfir ile onların kan – can ve namuslarını helal bilen şeytani fetvalar türetmektedir.
Daha önce Afganistan ve Irak’ta yaptıkları onca menfur cinayet ve işkence yetmezmiş gibi, şimdi de aynı zihniyet Suriye’de okul, pazar, iş yeri gibi sivil hedeflere ve mezhep katliamlarına yönelmiş durumdadır. En son üç gün önce, Hama şehrine bağlı “Akrab” Alevi köyüne ağır silahlarla saldırmışlar ve 200 civarında masum kadın, çocuk ve ihtiyarı en feci bir şekilde öldürerek katliam yapmışlardır. Bu münasebetle onları, onlara destek verenleri ve alkış tutanları, şiddet ve nefretle kınıyor ve yez itin lanetiyle lanetliyoruz!.. Kan ve gözyaşı dökmeye bir türlü doymayan bu cani vampirler, meseleyi kardeş mezhep savaşına çekmek ve menfur emellerini gerçekleştirmek istiyorlar. Bundan da daha vahimi, orada bu menfur cinayetleri işleyen gözü dünmüş teröristlerin hemen hemen tamamı, maalesef Ülkemiz, hatta Antakya'mız üzerinden geçmekteler. Yani anlayacağınız Asi’nin karşı tarafında yaşayan amca oğullarımızı bıçakla kesen insan kılıklı bu aşağılık yaratıklar, Devletimiz ile barış ve huzur kentimiz Antakya’yı terörist güzergâhı olarak kullanmaktadırlar. Oysa otuz küsur yıldır terörden çeken ve hala çekmekte olan ve bu uğurda 50 bine yakın şehit veren bir ülke olan Türkiye’miz, böyle canilere kesinlikle sahip çıkmamalı, destek vermemeli ve de akrabalarımızın feci bir şekilde öldürülmelerine aracılık etmemelidir! Uzun sakallı ve bıyıksız olan bu tuhaf yaratıklar, uçaklarımıza – arabalarımıza binmekte, yemeklerimizi yemekte ve gerektiğinde Dr.larımız tarafından da hastanelerimizde, bizden önce en güzel tedaviyi olmaktadırlar!. Biz, bunu değil komşu ve kardeş ülke aleyhinde tutum olarak, savaş kanunlarına bile aykırı görmekteyiz. Alevi olsun Sünni olsun, masum sivil halka yapılan saldırıları desteklemeyi, cani katillere yataklık etmeyi ve Ülkemiz ile şehrimizi onların güzergah ile karargahına çevirmeyi çok tehlikeli bir kumar ve ateşle oyun olarak görmekteyiz!. Yetkililerin acilen akıllarını başlarına almalarını, bu yanlıştan dönmelerini ve yakın gelecekte faturayı topluca hepimizin ödeyeceği bu tehlikeli tasarruflardan artık vazgeçmelerini istiyoruz. Yatak odalarında, eşler arasında geçen mahrem konuşmaları bile dinleyip ondan hesap soran yargı ile güvenlik mensuplarını; ellerini – kollarını sallayarak şehrimizde cirit atan bu cani El-Kaide teröristlerle, sınırı yol geçen hanına dönüştürenlerle, burada eğitilip silahını alan ve akrabalarımızı karşıda tavuk gibi kesen militanlarla da birazcık ilgilenmelerini ve görevlerini hakkıyla yerine getirmelerini öneriyoruz!.. Aksi halde gün geçer, devran döner, ellerinde kardeşkanı izi olan ve bu cinayetlerde parmağı olan herkesten, hem burada hem de uluslar arası arenada mutlaka bir gün hesap sorulacağını buradan hatırlatmayı bir insanlık görevi görüyoruz.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, son zamanlarda Türk subayları ile İstihbarat elemanlarının, Suriye’deki terör ve anarşi faaliyetlerine bizzat karıştıklarını sıkça duymaya başladık. Otuz yılda bir terör örgütüyle baş edemeyenlerin, komşu ve kardeş bir ülkeye yasa dışı yollarla gidip, komşu bir ülkenin rejimine karşı bilfiil savaşmasını, bizim kesinlikle kabul etmeyeceğimizi buradan herkese bildirmek isteriz. Suriye topraklarında onların Devletlerine karşı savaşırken yakalanıp isimleri bile teşhir edilen subay ile MİT görevlileri hakkında, kamuoyunu tatmin ve teskin eden bir açıklamayı, Genel Kurmay Bşk. ile İç İşleri Bakanlığından acilen bekliyoruz?!. Biz evlatlarımızı en zor şartlarda bile askerliğe, komşu bir ülkenin rejimini devirsin ve kardeş katili olsun diye değil, Vatanımız korusun ve bizim huzurumuzu sağlasın diye gönderiyoruz!..
Son olarak; ATV gibi bazı medya kanallarında, inançların dizi filmlerine malzeme edilmesini ve Suriye’deki olayların çarpıtılarak mezhepçilik tahriki yapılmasını da şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Alevi – Sünni kardeş kavgasının Suriye’de de burada da çıkmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı tekrar bildiriyor, ilgi ve teşrifiniz için de hepinize selam ve saygılarımızı sunuyoruz.
15.12.2012 / EHDAV Gen. Mrk. Antakya
Ali YERAL
EHDAV Gen. Bşk.