Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Muhammed Ali Teshiri, İslam dininde itidalin önemine vurgu yaptığı konuşmasında şu hususlara dikkat çekti: Kurân, İslam ümmetini vasat bir ümmet olarak tanımlamıştır. Bu ümmeti, beşeriyete örnek olması için ve aynı zamanda Peygamber de sizlere örnek olması için vasat bir ümmet kıldık buyurmuştur. İslam ümmetinin vasat ve mutedil bir ümmet olması onun örnek olduğu anlamına gelmektedir. Bazı müfessirler vasat kelimesinin manası hakkında dağın zirvesi ifadesini zikretmişlerdir. Bu esasa göre İslam açısından itidal, ifrat ve tefritten uzaklaşıp İslami hudut ve ahkam çerçevesinde hareket etmektir.
Uluslar Arası İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Yüksek Konseyi Başkanı, İslam dininin bir insanın mutedil olma ölçüsü olduğuna dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü: Eğer İslami ahlak ve ahkamı hayatımıza tatbik edecek olursak vasat çizgide hareket etmiş oluruz, itidalle buluşmuş oluruz. Aksi durumda ifrat da tefrit de itidalden uzaklaşmaktır. Şu bir gerçektir ki İslam hükümleri ve İslami ahlak değerleri, bir insanın itidali için gerekli olan hükümlerdir. Dolayısıyla bu hükümlerden yüz çevirecek olursak aslında itidalden çıkmış oluruz. Bu da ifrat veya tefritin pençesine düşmek demektir.
Ayetullah Teshiri, itidalin sosyal ve kültürel hayata etkisi konusunda da şunları söyledi: İtidalde ölçü, İslam dininin görüşleridir. Eğer bunları dakik olarak ve her türlü ifrat-tefritten uzak şekilde
uygulamaya koyacak olursak vasat bir toplum inşa etmiş oluruz ki Kurân da böyle vasat bir ölçüyü bizim için öngörmüştür. Bundan çıkacak olursak itidalden çıkmış, ifrat veya tefrite düşmüş oluruz. Vasat bir toplumda adalet, dayanışma, sorumluluk kabullenme bilinci gibi değerler tebarüz eder. Eğer İslam’ın hükümlerini dakik olarak ve eksiksiz bir şekilde uygulamaya koyarsak tertemiz bir hayata kavuşmuş oluruz. Fakat eğer hatta İslam’ın tek bir hükmünü bile uygulamazsak şundan emin olmalıyız ki henüz vasat olma makamına ulaşmış sayılmayız.