28 Mart 2013 - 19:30

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, tüm üyelerinden, kendisiyle bağlantılı olanlardan ve ayrıca uluslar arası toplumdan ve dünya genelindeki insan hakları örgütlerinden bir an önce “Şeyh Nimr”, “Allame el Amir” ve öteki tüm Arabistanlı siyasi tutukluların yaşamlarını kurtarmak için acil ve etkili girişimlerde bulunarak, Suudi hanedanı rejiminden temel insan haklarına riayet ederek, kendi geleceklerini belirlemek için Şialara müşareket hakkı ve özgürlüklerini vermelerini talep etmelidir. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, ayrıca taklit mercilerden, büyük alimlerden, ilmi havzalardan ve dünya genelindeki siyasi karakterlerden; bu ülkenin ruhani, alim, lider ve siyasi kimliklerinin saygınlığı için bu rabbani alim ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması için bildiriler yayınlamalarını ve Arabistan devlet adamlarına baskı yapmalarını talep etmektedir.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suudi Arabistan rejimi savcısının Hüccetü’l İslam ve’l Müslim’in Şeyh Nimr Bakır el Nimr hakkında idam cezası talep etmesinin ardından Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı tarafından çok önemli bir bildiri yayınlandı.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, bu haksız idam talebini kınayarak bu rabbani ve mücahit alim ve diğer siyasi aktivistler ve suçsuz Arabistanlıların canından ciddi olarak kaygı duyulduğunu bildirdi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, aynı şekilde bu yiğit alime karşı Allah’a karşı savaş suçu işlediği yönünde verilen kararın diğer fakihlere ve halkın asli haklarını savunanlara karşı sindirme hazırlığı olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Arabistan halkı on yıllardır zayi edilmiş haklarının verilmesi, oy kullanma hakkı, politik müşareket ve ifade özgürlüğü hakkı, şer’i ve sosyal haklarının verilmesini talep etmektedir. Ancak Suudi hanedanı rejimi, zayi edilmiş hakları telefi etmediği gibi insanları tutuklayarak hak ve hakikatlerin sesini susturmak için çaba sarf etmektedir.”

Bildirinin tam metni şu şekildedir:

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

اَلَّذٖينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِ وَاُولٰئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ

“İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır. (Tövbe, 20)”

Suudi Arabistan rejim savcısı, benzeri görülmemiş ve tehlikeli bir girişimde bulunarak, din alimi ve ruhani mücahit “Hüccetü’l İslam ve’l Müslim’in Şeyh Nimr Bakır El Nimr” hakkında Qatif’te fitne çıkarmak ve ülke güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle muharebe ve idam hükmü talebinde bulunmuştur.

Onun ve öteki alim, ruhani ve siyasi aktivistler aleyhine yapılan bu iddialar onların “Şarkiye bölgesindeki” halkın zayi edilmiş hakları, özgürlük, adalet, eşitlik ve demokratik bir devlet talebinde bulundukları koşullar altında sadır olmuştur.

Arabistan rejimi, bu doğrultuda başka yasal olmayan bir girişimde daha bulunarak 18 Arabistanlı Şia’yı yabancı bir ülke için casusluk yaptıkları gerekçesiyle hapse atmıştır. Ancak bu suçlamalar, suçlananlar ve öteki kurum ve kuruluşlar tarafından tekzip edilmiştir.

Arabistan savcısı tarafından Allah’a karşı savaş suçu işlediği hükmünün yayınlanmasının ardından Suudi Arabistan’da ve diğer ülkelerdeki halk kitleleri ve insan hakları kuruluşlarının itiraz dalgalarında artış gözlenmiş ve insanlar, “Şeyh Nimr”in canından endişe duyduklarını izhar etmişlerdir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, bu haksız idam talebini kınayarak bu rabbani ve mücahit alim ve diğer siyasi aktivistler ve suçsuz Arabistanlıların canından ciddi olarak kaygı duyduğunu bildirmektedir; zira mahkeme savunma avukatları olmadan ve kendini savunma hakkı gözetilmeden teşkil edilmiştir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, bu yiğit alime karşı Allah’a karşı savaş suçu işlediği yönünde verilen kararın diğer fakihlere ve halkın asli haklarını savunanlara karşı sindirme hazırlığı olduğunu bilmektedir. Halbuki “Onlar, on yıllardır zayi edilmiş haklarının verilmesi, oy kullanma hakkı, politik müşareket ve ifade özgürlüğü hakkı, şer’i ve sosyal haklarının verilmesini talep etmektedir. Suudi hanedanı rejimi, zayi edilmiş hakları telefi etmediği gibi insanları tutuklayarak hak ve hakikatlerin sesini susturmak için çaba sarf etmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, tüm üyelerinden, kendisiyle bağlantılı olanlardan ve ayrıca uluslar arası toplumdan ve dünya genelindeki insan hakları örgütlerinden bir an önce “Şeyh Nimr”, “Allame el Amir” ve öteki tüm Arabistanlı siyasi tutukluların yaşamlarını kurtarmak için acil ve etkili girişimlerde bulunarak, Suudi hanedanı rejiminden temel insan haklarına riayet ederek, kendi geleceklerini belirlemek için Şialara müşareket hakkı ve özgürlüklerini vermelerini talep etmelidir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, ayrıca taklit mercilerden, büyük alimlerden, ilmi havzalardan ve dünya genelindeki siyasi karakterlerden; bu ülkenin ruhani, alim, lider ve siyasi kimliklerinin saygınlığı için bu rabbani alim ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması için bildiriler yayınlamalarını ve Arabistan devlet adamlarına baskı yapmalarını talep etmektedir.  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, dünya medyasından oldukça tehlikeli olan bu gelişmeler karşısında sessizliğini kırmasını ve gerçekleri ve hakikatleri beyan ederek dünya kamuoyunun aydınlanması için gerekli girişimlerde bulunmasını talep etmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

8 Ferverdin 1392 / 28 Mart 2013   

………………………..