5 Nisan 2013 - 06:26

En üst düzey karaktersizlik örnekleri listesi yapacaksanız, Hakan Albayrak denilen NATO’nun ve hükümetin kirli kalemşörünü sürekli takip etmeniz gerekecek.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Yüzsüzlüğün, utanmazlığın bu kadarına da “pes!” demek istiyorsanız, en üst düzey karaktersizlik örnekleri listesi yapacaksanız, Hakan Albayrak denilen NATO’nun ve hükümetin kirli kalemşörünü sürekli takip etmeniz gerekecek. Takip ederken de paralel ve geçmişe dönük okumalar yapmaya dikkat edin ki, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıksın. Hatta bugünkü tüm İslamcılar üzerinde uygulayacağınız bu metodoloji ile evrim teorisinin gerçek olduğuna inanacağınıza neredeyse eminim.

Astığı astık kestiği kestik İslamcımız Albayrak’ın son yazısı nedeniyle dayanamayıp bir iki kelime etmek istedim. Açıkçası yazımı yazarken Albayrak denilen o şahsın yazısının muhtevasına hiç değinmek istemiyor, sadece kendisinin anlayacağı dil olan “hakaret” konusu üzerine bir iki açıklama yaparak, ona hiç bilmediği ve belki öğrenmek isteyebileceği birkaç orijinal hakaret örneği öğretmek istiyordum. Sakın yanlış anlaşılmasın bunu tamamen iyi niyetle ve Eğitim psikolojisi ile çağdaş öğretim kuramlarını gözeterek yapacaktım. Ve amacım sadece emr-i bil maruf olacaktı. Ancak küçük bir yanlış anlaşılma nedeniyle açılacak herhangi bir hakaret davası ile uğraşmak istemediğimden hiç böyle bir girişimde bulunmak istemedim.

Tabi bu durum Albayrak’ın son yazısında Ayetullah Seyyid Ali Hamanei’ye ve İran’a yapılan haksız ve bir o kadar haddini aşan yazıya suskun kalacağım anlamına da gelmeyecek.

Öncelikle yazısında kullandığı “Statüko Rehberi” tanımlamasının dinime küfreden Müslüman olsa sözlerinin açıklaması olmaktan başka hiçbir şey olmadığını belirtmek isterim. Ve sormak isterim; bu adam kendisinin “Statüko Yazarı” olduğunun hiç mi farkında değil acaba? Davutoğlu’nun kendisine bir görev verdiğini anlamayacak kadar insanları aptal mı sanıyor? Dünü ile bugünü arasında dağlar kadar fark olduğunu hiç mi göremiyor bu zatı muhterem? Resmi olarak fuhuş yaptıran, genelev, içki vergileriyle geçinen; ABD ve İsrail’in taşeronu olan, ülke ülke dolaşıp laiklikten korkmayın diyen bir Başbakanın devletinin İslamiliğini mi bize kanıtlamaya çalışıyor bu adam?

“İran devleti bu kardeşlerimizin zannettiği gibi İslâm âleminin yıldızı filan değildir. Olamamıştır maalesef. O muhteşem İslam Devrimi’ne ve dahî “İslam Cumhuriyeti” iddiasına rağmen olamamıştır. 1982’de Hama Katliamı’na karşı çıksaydı, olabilirdi.” Diyen Albayrak’ın açıkçası bu yazıyı yazarken kullandığı maddeden bana da göndermesini istiyorum. Zira bu sözleri o değil de başkası sarfetseydi bir yerde onu anlamaya çalışırdım. Fakat Albayrak gibi 2006-2007 yıllarında şehir şehir dolaşıp bugün zalim Esed dediği Suriye devlet başkanının ülkesiyle Türkiye'nin birleşmesi için propaganda yapan birinin, bu sözleri söylemesinin kibarca tanımı ilkesizliktir.

Şimdi kendi kulaklarımla onun Suriye’yi, Esad’ı nasıl övdüğünü duyan ben sormaz mıyım kendisine acaba; o tarihlerde Hama’da yaşanan katliamdan hiç mi haberin yoktu diye. Yoksa vardı da “Statüko Yazarlığın” nedeniyle zamana göre konum belirlemeye çalışmıştın yine.

Sormaz mıyım kendisine Rehber mi statükocu, yoksa senin gibi ilkesi olmayan, bugün orda yarın başka bir yerde olan adam mı statükocu diye.

Nuri Akçay

nuridiyarbakir@gmail.com