24 Eylül 2013 - 20:30
Bahreyn Halkı İlkesinden Ödün Vermedi

Saeed Shehabi: Bahreyn’deki demokratik değişime olan destek çoğalmıştır..

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Press TV, Bahreyn'li muhalif lider Saeed Shehabi ile son günlerde Bahreyn rejim güçlerince halka karşı uygulanan şiddetin artmasının nedenleri ve neticeleri üzerine bir röportaj gerçekleştirdi.
 
Röportajın metni:
 
Press TV: Gelen haberlere göre muhalif liderler özellikle Şia'nın önde gelen isimleri Bahreyn'de şiddeti körüklediklerinden dolayı rejim tarafından tutuklanıyorlar. Emniyet güçlerine rejim tarafından yeni emirler verilmiş ve her türlü toplu gösteri yasaklanmıştır. İnsan hakları örgütleri de bu tutumun düşünce özgürlüğüne ve gösteri düzenleme hakkına aykırı olduğunu savunmaktalar.
 
Son yaşanan olayları da dikkate alırsak size göre önümüzdeki günlerde Bahreyn'i neler bekliyor?
 
Shehabi:
Ne yazık Arap dünyasında köklü bir değişim olmasını istemeyen güçler, var olan tüm imkânlarını değişimleri engellemek için kullanıyor. Mısır'da seçimle iktidara gelen Cumhurbaşkanının darbe ile görevden alınması olayı bu engellemeye bir örnektir. Yine Suriye'de halkın ıslah ve iyileştirmeye yönelik başlattığı barışçıl protestoların bir müddet sonra silahlı güçlerin etkisi ile terör eylemlerine dönüşmesi ve devamında ülkenin bir iç savaşa sürüklenmesi buna diğer bir örnektir.
 
Bizim inkılâbımız Arap dünyasında yaşanan tüm inkılâplardan daha güçlü ve etkili olacaktır. Çünkü biz ilkemizden ödün vermedik, protestolarımız barışçıl halini yitirmedi, medeni ve insancıl yüzü değişmedi ve yaklaşık otuz ay boyunca rejim güçlerinin insan haklarını ihlal etmesine ve insani değerlere hakaret ederek bizleri sindirmeye çalışmasına rağmen halkımız geri adım atmadı.
 
Son birkaç günde Bahreyn halkına karşı şiddet olaylarının artmasına rağmen biz barışçıl özelliğimizi kaybetmeden sadece Bahreyn rejimini kınayan birkaç bildiri yayınlandı.
 
Press TV: Son günlerde gösteri yapan halka karşı müdahalenin arttığını söylediniz. Bu halk kıyamını bir şekilde bitirmek isteyen baskılara karşı gösterilerin devam ettiğini dile getirdiniz. Halk ve rejim arasındaki diyalogda sona ermiş gibi. Hiçbir taraf görüşmelere başlama niyetinde değil. Peki, şimdi ne olacak?
 
Shehabi:
Bir ülkede halk gösterileri sokağa yansıdıysa o ülke rejiminde önemli değişimlerin olacağı kesindir. Bu değişimi engellemek için Bahreyn rejiminin yaptığı gibi halkın tamamıyla ortadan kaldırılması ve şiddet kullanarak sindirilmesi gerekir. Zorba Bahreyn yönetimi bunu yapmaya çalıştı ama başaramadılar. Gitmesi gereken halk değil rejimdir ve gidecektir. Amerika, İngiltere ve müttefikleri her ne kadar da bu rejimi destekleseler de eninde sonunda rejim değişimi mutlaka yaşanacaktır.
 
Press TV: Amerika ve Arabistan'ın Bahreyn rejimini himaye etmelerine rağmen halk gösterilerinin bir semeresi olacak mıdır?
 
Shehabi: Bence şartlar sizin dediğinizin tam tersinedir. Bir diktatörü sonsuza kadar koruyamazsınız. Aslında Amerika şu anda bu diktatörlere verdiği destekten dolayı utanç içerisindedir.
 
Washington'daki Cato Enstitüsü iki ay önce Bahreyn'in Amerika'nın dış siyaseti için bir ikilem olduğunu yazmıştı. Çünkü ABD'nin Bahreyn siyaseti tam bir muammaya dönüşerek devam etmektedir. Bahreyn rejiminin halkın taleplerine karşı göstermiş olduğu tüm askeri müdahalelere ABD yönetimi dünyaya ikna edici bir cevap verememiştir. Bu gösterilerde bitmedi ve aynen devam edecektir.
 
Halkı evlerinden dışarı atabilirsiniz, çocuklarını kaçırabilirsiniz nitekim insan hakları gözlemcilerinin belirttiği gibi on dört yaşında Bahreynli bir çocuk işkenceye maruz kalmıştı ve onlarca genç evinden kaçırılmıştı.  Amerika'nın bunca zulme rağmen Bahreyn rejimine olan desteğini fazla sürdüreceğini düşünmüyorum.
 
Press TV: Bahreyn konusunda karar mekanizması kim olmalıdır? Al-i Halife rejimi ne zamana kadar müttefiklerinden destek alacaktır? Bahreyn meselesinde Arabistan'ın rolü nedir?
 
Shehabi: Bu konuda bir ikilem olduğu kanaatindeyim. Çünkü Arabistan kaçınılmaz bir son olan değişim taraftarı değil.
 
Demokrasi ve insan hakları havariliğine soyunan Amerika ise sırf dostlarının kalbini de kırmak istemediğinden Bahreyn zulmüne sessiz kalıyor.
 
İnsan hakları örgütleri, Avrupa insan hakları kuruluşları tarafından Bahreyn'de ki diktatör rejimi kınayan bildirilere rağmen hiçbir yaptırım uygulamayan Amerika ve Obama'da günü geldiğinde utanç içerisinde kalacaktır.
 
Bahreyn meselesi bu şekilde devam ettiği sürece olaylar daha karmaşık bir hal alacak ve daha fazla kanlar akacaktır. Washington'un kararsız gibi görünen kararlı duruşuna ve diktatörleri himaye etmesine şahit olan kimselerin ABD'ye olan bakış açısı menfi yönde değişecektir.
 
Dünyadaki terörizme karşı savaştığını iddia eden Amerika ne zamana kadar bu diktatör terörünü himaye edecektir?
 
Terörizm diktatörlükten destek alır. Günümüzün en vahşi teröristleri Arabistan'ın parasıyla himaye ediliyor. Bu karmaşık durumdan çıkmanın tek yolu Bahreyn ve diğer bölge ülkelerinde demokrasi taraftarlarını himaye etmektir demokrasiden uzak diktatör rejimleri değil.
 
Press TV: Bahreyn meselesinde diğer ülkelerin tutumunu nasıl buluyorsunuz? Bu sorunun çözülmesinde yeterince çaba harcanıyor mu?
 
Shehabi: İki hafta önce yayınlanan ve insan haklarını ihlal ederek halkına zulmü layık gören Bahreyn rejimini kınayan Cenevre bildirisini kırk sekiz ülke imzalamıştı. Bahreyn'deki durumun ciddiyetinin farkına varan ülkelerin sayısı da her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bunda Bahreyn halkından yana olan ve protestolara olumlu bir çerçeveden bakan gazetecilerin ve yazarları etkisi çoktur.
 
Evet, Bahreyn küçük bir ülke ve nüfusu çok azdır. Belki halkın gelir seviyesi çok fazla değil. Ama unutmamak gerekir ki bazen mazlumların ve ezilmişlerin feryadı birçok zalim ve diktatörün her türlü baskısına rağmen daha gür çıkar.