11 Kasım 2013 - 20:30
Çağın Yezidi “BATILSÖZ” Sitesi Özgündüz’ü Hedef Aldı!

Küfrün başı olan Amerika ve İsrail başta olmak üzere çağımızın bir numaralı Yezidi olan ve bunu her seferinde utanmadan açıkça dile getiren Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin haram paraları ile midelerini doldurarak sıcak yataklarında yatanlar cihat ve direniş edebiyatları yaparak masum saf Müslümanları Suriye’ye ölüme göndermektedirler.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Batıl ve zulmetin sözcülüğünü yapan, fitne ve fesattan başka bir amaca hizmet etmeyen bu zavallılar kendilerine utanmadan “haksöz” adını koymaktadırlar. Suriye’de İsrail ve Suudi Arabistanla birlikte tefrika ve fitne çıkararak halkı bir birine düşürmek için her türlü yalan ve iftira içerikli haber ve yorumları yayınlayan bu site, öz Muhammedi İslam’ın neferlerine de her zaman hakaret etmeyi, küfür etmeyi kendisine şiar edinmiştir. Batılsöz grubu, Suriye’de yaşanan tüm acı ve yıkımdan sorumlu olduğu gibi ölen yüz binin üzerindeki insanın kanından da sorumludur. Yezit ve Yezit taraftarı olmalarına rağmen kendilerini utanmadan, sıkılmadan Hüseyni olarak tanıtmakta, Hüseyin taraftarlarını ise Yezit olarak tanıtmaktadırlar! Bu grup ve bunun gibi grupların (Nurcular, Süleymancılar, Nakşibendiler…) şimdiye kadar kaleme aldıkları kitap ve makalelerinde İmam Hüseyin alttan alta eleştirilmekte, güya yanlış yaptığı ima edilmekte ve Kerbela’ya giderek hata yaptığı vurgulanmaya çalışılmaktadır! En azından kadın ve çocukları Kerbela’ya götürerek hatalı olduğu vurgulanmaktadır! Yezid’in kendi saltanatını korumak için başka çaresinin olmadığı, hükümetine karşı olabilecek her türlü gücü ortadan kaldırması gerektiği ön plana çıkarılmakta, İmam Hüseyin neuzibillah fitneci olarak inceden inceye ortaya konulmaktadır. Dolayısıyla Emevi ve Yezitlerin tohumları olan bu gruplar adlarına ister haksöz desinler ister Doğrusöz, Yezid’in takipçileri olduklarını inkar edemezler. İmam Hüseyin’in (aleyhi selam) eleştirilip, Yezid’in savunulması demek, Hüseyin düşmanı olmak, Yezit taraftarı olmak demektir.

Tüm bu küstahlıklarla yetinmeyen bu gruplar, Muharrem ayında insanları yalan ve uydurma rivayetlerle aldatarak oruç tutmaya, aşure yemeğe ve eğlenmeye davet etmektedirler. Şu anda bu grupların siteleri incelendiğinde bu uydurma rivayetler ön plana çıkartılmaktadır. Dolayısıyla kendilerine Hüseyin değip Yezidi savunanlar, İmam Hüseyin’in şehit edildiği gün olan Aşura günü onun hatırına aşure pişirip yiyerek Emevi ve Yezitleri sevindirenler, olsa olsa ancak Yezit olurlar, Şimr olurlar, Ömer bin Saad olurlar. Bunlar bile bu grubun Yezit olduğunu, Yezit taraftarı olduğunu ortaya koymakta yeterlidir.

Şeyh Selahattin Özgündüz gibi hakkı ve gerçekleri korkmadan haykıran insanları eleştirerek, Yezid’e benzetmek küstahlığını gösteren bu gafiller, gerçekte yezit olduklarını bu şekilde kamufle etmeye çalışmaktadırlar.

Hüseyin demek: Onun gibi düşünmek demektir.

Hüseyin demek: Onun hak mücadelesine destek vermektir.

Hüseyin demek: Onun acısını paylaşıp, göz yaşı dökmek demektir.

Hüseyin demek: Onu cennet gençlerinin efendisi bilip onu takip etmek demektir.

Hüseyin demek: Yezid’e lanet okumak ve takipçilerini lanetlemek demektir.

Hüseyin demek: Yezid’e destek vermek, onu haklı çıkarmaya kalkmamak demektir…

Bu sıfatlardan hangisi sizde var?!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Muharrem Ayı münasebetiyle dün iftar yemeği verdi. Çankaya Köşkü’nde ikinci kez verilen yemeğe Caferi liderlerinden Şeyh Selahattin Özgündüz, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile Alevi temsilcileri katıldı. Batılsöz haber sitesi haberi  "Çağın Yezitçisi Cumhurbaşkanlığı Köşkünde" başlığında vererek, yezitçik olduğunu kamufle etmeye çalıştı.