28 Kasım 2013 - 09:16
Ayetullah Cafer Süphani'den önemli açıklamalar...

Ayetullah Cafer Subhani, toplumda Kurân ezberleme seferberliği başlatılması gerektiğinden söz etti ve şöyle dedi: Herkes hangi yaş ve cinsiyette olursa olsun Kurân'dan bazı sureleri ezberleyebilir ve ezberlediği sureleri günlük namazlarında tilavet edebilir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Cafer Subhani Kum şehrinin Mescid-i Azam camiinde bu sabah verdiği üst düzey usul dersinin başlangıcında bazılarının Kurân'ın tahrifini gündeme getirmeye çalıştığına dikkat çekti ve şöyle konuştu:

"Diyorlar ki Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuş: “Canımı elinde bulunduran Allah'a yemin olsun ki sizler de Yahudiler ve Hıristiyanların düştüğü duruma düşeceksiniz.” Onlar bu hadisten şu neticeyi alıyorlar: Yahudilerin kitabı nasıl tahrif edildiyse Kurân'da tahrif edilecektir. Bir gün Kirman şehrinde onların üstatlarının bulunduğu medreseye gittim. Orada bulunan birisi her iki ekol tarafından rivayet edilmiş olan bu hadise istidlal ederek mevcut Kurân'ın tahrif edilmiş olduğunu söyledi."

Ayetullah Subhani sözlerine şöyle devam etti:

"Bu istidlalin cevabı açıktır. Hadise dikkat etmek gerekir. Gerçekten bu hadis Yahudiler arasında olan olayların tümünün İslam ümmeti arasında da olacağına delalet ediyor mu? Yakinen böyle değildir. Yahudiler 40 yıl sahrada derbeder bir halde dolaşıp durdular. Bunun sebebi ise nimete nankörlük etmiş olmaları ve Hz. Musa'nın emrine muhalefet etmeleriydi. Fakat İslam ümmetinin başından böyle bir şey geçmemiştir. Onlar buzağıya tapındılar ama İslam ümmeti böyle bir şey yapmamıştır. Allah bulutu Yahudilerin üzerine gölgelik kıldı ama İslam ümmetine böyle bir şey yapmamıştır. Binaenaleyh bu rivayet tüm konulara delalet etmez. Yani Yahudilerin başına gelen olayların tümünün birebir Müslümanların da başına geleceğini ispat etmez.

Rivayetin maksadı şudur: Müslümanlar da Yahudiler gibi bölünüp parçalanacaklar. Zira onların hepsi Ehlibeyte tabi olmayacaktır. Yahudiler kendi kitaplarını batıl amaçlarına hizmet edecek şekilde tefsir ettiler. Müslümanların da bir kısmı Kurân ayetlerini kendi kirli amaçlarına hizmet edecek şekilde yorumlamaktadır. Fakat bu Kurân'ın azamet ve yüceliğini ortadan kaldırmaz.

Kurân'ın tahrif edildiğini dillendiren kimselerin merhum Hacı Mirza Hüseyin Nuri'nin kitabını referans aldıklarını kaydeden Ayetullah Subhani sözlerine şöyle devam etti: Şeyh Nuri'nin “Fasl'ul Hitab fi Tahrif'il Kitab” unvanında kaleme aldığı kitap kendisinden sonraki nesiller için sıkıntı kaynağı olmuştur. Bu kitabın zararı, tütün imtiyaz hakkının sınırlanmasından daha az olmamıştır. Dolayısıyla bu yasaya karşı mücadele veren Mirza Şirazi eğer bu kitaba karşı da bir harekat gerçekleştirmiş olsaydı mazur görülürdü. Şeyh Nuri'nin kitabı Mirza Şirazi döneminde çap edildi ve ulemanın tepkisiyle karşılaştı. Nuri, her biri birbirinden değersiz olan üç kitaba dayanarak bu kitabı kaleme aldı."

Ayetullah Subhani sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nuri'nin bu kitabı Şia uleması tarafından reddedildi. Buna rağmen bazı Ehlisünnet yazarları bu kitabı referans alarak Şia'nın, Kurân'ın tahrifine inandığını iddia etmektedir. Sonra da birileri Şia'yı savunmak maksadıyla Ehlisünnetin kitaplarında Kurân'ın tahrif edildiğini ifade eden rivayetler ve bilgileri ortaya çıkarmaya kalkışıyor. Bu son derece yanlıştır. Ehlisünnetin Kurân'ın tahrifine inandıklarını savunmak bizim zararımızadır. Zira bu durumdan sadece İslam düşmanları memnuniyet duyar ve Müslümanların her iki ekolünden de Kurân'ın tahrif edildiği hususunda ittifak ettikleri yaygarasını koparırlar ve derler ki: Demek ki Kurân gerçekten tahrif edilmiş!

Biz özellikle onların kitaplarından Kurân'ın tahrif edildiğini ifade eden delilleri reddetmeliyiz ki Kurân'ın tahrife uğramadığını ispat olunsun.

Sahih-i Buhari'de geçen “eş-Şeyhu veş-Şeyhetu iza zeneya fercumuhuma” rivayetinin tamamen uydurma olduğunu kaydeden Ayetullah Subhani, şöyle konuştu: Zaten recmi gerektiren zinada ölçü “yaşlılık” değildi. Ölçü evli ve eşinin cinsellik konusunda bir sıkıntısının bulunmayışıdır ki bu “ıhsan” sözcüğü ile ifade edilmiştir.

Ehli Sünnet uleması tilaveti nesh edilmiş ayetler şeklinde “mensuh'ut tilave” unvanı altında bazı ayetlerin hükmünün yürürlükte olduğu ancak metninin Kurân'dan kaldırıldığını söylemişlerdir. Oysaki bu söylem “tahrif” söyleminin farklı ifade tarzından başka bir şey değildir.

Yine Ayşe'den naklettikleri bir rivayette “bir kadının yeni doğan çocuğa 10 defa süt vermesi mahremiyete vesile olur.” Fakat daha bu mahremiyetin oluşmasında beş defa süt vermenin yeterli olacağı ifade edilmiş. Oysaki bunların Kurân'da zikredilmediği görülüyor. Burada da şunu söylüyorlar: “Bu konu tilaveti nesh edilmiş ayetlerdendir.” Onlar Kurân'ı doğru okumadıkları için bu sözü söylüyorlar. Zira bu söz (tilavetin neshedilmiş olması sözü) saygılı bir biçimde “Kurân tahrif edilmiştir” demektir."

Ayetullah Cafer Subhani sözlerinin devamında İmam Bakır'dan (s.a) bir rivayet nakletti ve şöyle konuştu:

"Kurân'ın makamı diğer sözlerle mukayese edilemez. Onu hadislerle eşit görmek yanlıştır. Zira Kurân başından sonuna kadar mütevatirdir ve Allah'ın sözüdür.

Toplumda Kurân ezberleme seferberliği başlatılması gerektiğinden söz eden Ayetullah Subhani sözlerinin sonunda şöyle dedi: Herkes hangi yaş ve cinsiyette olursa olsun Kurân'dan bazı sureleri ezberleyebilir ve ezberlediği sureleri günlük namazlarında tilavet edebilir. Özellikle son cüzde bulunan sureler daha fazla maarif ve manalar içermektedir. İtikadi ve ahlaki konuları daha yoğun şekilde işlemektedir. Zira bu sureler genellikle Peygamberimizin (s.a.a) risaletinin ilk yıllarında nazil olmuştur. Küçük ebatlı bir Kurân edinebilir ve boş zamanlarınızda kısa sureleri ezberleyebilirsiniz."