Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Suriye’ye cihada giden iki oğlunu bulmak üzere Türkiye’ye gelen ancak İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınıp sınır dışını edilen Belçikalı annenin hikayesinin ayrıntılarına soL ulaştı. Çocuklarını bulmak üzere uzun süredir mücadele veren anne, Hatay’da askeri eğitim almış olan oğluyla telefonda konuşmuş ve onu ikna etmişti. Oğluna kavuşmayı hayal ediyordu...22 yaşındaki Z.I, Aralık 2012, 16 yaşındaki kardeşi I.I. ise Nisan 2013’te evden ayrıldı. Suriye’deki sözde cihada katılmadan önce Hatay’a geldiler. Suriye dışından gelen birçok sözde cihatçı militan gibi... Burada bir mülteci kampının içinde askeri eğitim aldılar. Anne ve babaları, Nisan 2013’te Hatay’a gitti. Çocuklarıyla telefonda görüştüler ancak çocuklar güvenlik nedeniyle üyesi oldukları cihatçı örgütün ismini vermedi. Ancak aile, çocuklarının büyük olasılıkla El Kaide bağlantılı örgütler El Nusra Cephesi ya da Irak ve Şam İslam Devleti (İŞID) saflarında Suriye’de savaştığını öğrendi. Ama çocuklarına ulaşmak için Belçika ve Türk makamlarına başvurularından bir türlü sonuç alamadılar.18 Aralık Cumartesi günü anne, uçakla İstanbul’a geldi. Gelmeden önce şu an 17 yaşında olan oğluyla telefonda görüşmüş, Hatay’da sınıra yaklaşmaya ikna etmişti. Türk makamlarına bir kez daha başvuracak, sınırdan çocuğunu kurtaracaktı. Bunu hayal ediyordu. Ancak olmadı... İstanbul Atatürk Havalimanı’na indikten sonra önce bir hücrede alıkonuldu, sonra da ilk uçakla ülkesine gönderildi. Avukatı Belçika basınına yaptığı açıklamada, hiçbir gerekçe gösterilmediğini söyledi. Olay Belçika basınında manşetlere taşındı, Türk Büyükelçi Belçika Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklama yapmaya çağrıldı. Belçika Dışişleri Bakanı, önceki gün bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Türkiye’yi Suriye’ye karşı cihatçı akışını teşvik etmekle suçladı.AKP elindeki Türkiye’nin uluslararası cihat şebekesinin bir üssü haline geldiği bir kez daha tescil edilmiş oldu..."Belçikalı anne çocuklarının kullanıldığının farkında"Belçika’da yaşayan ve Suriye’ye Müdahale Karşıtı Komite Sözcüsü olan Bahar Kimyongür, Avrupa’da çocukları Suriye’de cihada giden ailelerle temas kuran isimlerden biri. Söz konusu Belçikalı aile ile de görüşen Kimyongür, Avrupa Birliği ülkelerin kirli savaştaki işbirliğini ve ailelerin içinde bulunduğu zor durumu anlattı.“Aileler, çocuklarının Suriye’ye gitmelerini tasvip etmiyor ancak Avrupa’daki tekfirci çevreler tarafından tehdit edildikleri için korkunç, pis ve çıkılmaz kıskaç içindeler. Şikâyet etmekten çekiniyorlar çünkü Avrupalılar tarafından terörist damgası yiyecekler. El Kaide terörünü teşhir ederlerse, “münafık” ve “hain” damgası yiyecekler. Polise şikâyet etseler, çocukları yakalandığı takdirde terörden hapse girecek. Oğullarının dönmesi için ısrar ederlerse, diğer tekfirci teröristler tarafından “hain” olarak ölümle cezalandırılacaklar. Üstelik başka bir çete grubu ya da Suriye ordusu tarafından vurulacak diye korkuyorlar.Birçoğu, El Kaide gibi faşist terör gruplarından şikayetçi. El Kaide’yi çocuk hırsızı olmakla suçluyorlar. Bu aileleri kahreden bir başka olay ise Belçika ya da Avrupa polisinin bu çetelerin örgütlenmesine ve Suriye’ye akınına göz yumması.Zira, katliamcı çeteler tarafından kandırılan gençler, Londra, Brüksel, Düsseldorf, Frankfurt, İstanbul ve Hatay havalimanları gibi en denetlenmiş uluslararası yollardan geçiyor. Belçika Dışişleri Bakanı Reynders, “bizi asıl korkutan gidişi değil, dönmeleridir” diyor. Yani şunu diyorlar: “Suriye’de katliam yapsınlar, önemli değil. Yeter ki dönüp istikrarımızı bozmasınlar.”Sınır dışı edilen mağdur anne, Suriye’ye Müdahaleye Karşı Komite’nin emperyalist savaşa karşı düzenlediği gösteriye katılmıştı. Çocuklarının büyük bir oyunun minicik kuklaları olduklarının farkında. Barışseverler olarak bu mağdur aileleri yanımıza alarak emperyalist devletlerin ve AKP hükümetinin Suriye halkına dayattığı teröre karşı mücadele ediyoruz.”
21 Ocak 2014 - 20:30
News ID: 499058
İstanbul’da havaalanında gözaltına alınıp sınır dışı edilen Belçikalı anne, Hatay’da askeri eğitim alan oğluyla gelmeden önce telefonla görüşmüştü. El Kaide için savaşan oğlunu ikna etmişti, sınırda oğluna kavuşmayı hayal ediyordu.