28 Ocak 2014 - 09:20
"Suriye kanı, Erdoğan’ın elinde"

Suriye Enformasyon Bakanı Umran El Zubi aydınlık'a konuştu. İşte el-Zubi'nin açıklamaları:

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- 2. Cenevre Konferansını yakından takip etmeye devam ediyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın sağ kolu Buseyna Şaban ile yaptığımız söyleşiden sonra, Suriye Enformasyon Bakanı Umran El Zubi aydınlık'a konuştu. İşte el-Zubi'nin açıklamaları:

Fotoğraf tertibi gerçek dışı

- Toplantılardan iki gün önce Batı medyasında Suriye’deki çekildiği iddia edilen korkunç fotoğraflar hakkında neler söyleyeceksiniz?

Bu fotoğraflar gerçek değil. Çok açık bir şekilde bunların tamamı uydurma ve dayanaksız olduğu belli. Üstelik Suriye ile de alakası yoktur. Bunlardan küçük bir bölümü Suriye ile alakalı bile olsa, -ki çok biliyorsunuz- Suriye’nin birçok bölgesi mezbahaya, katliam merkezlerine çevrildi. Bu mezbahalar ve katliamlar Irak’ta ve dünyadaki pek çok ülkede de gerçekleştirildi. Bizim bu konu ile ilgili kanaatimiz var. Biz bu senaryoyu kimlerin kurguladığını, kimlerin hazırladığını, kimlerin finans kaynağı olduğunu ve kimlerin hazırlanan bu kurguyu uyguladığını çok iyi biliyoruz. Şu an bir ekibimiz bu konuyu araştırıyor. Yakın bir tarihte hazırlamakta olduğumuz detaylı bilgileri kamuoyuna sunacağız. Böylece herkes bu filmin kim tarafından nasıl ve ne amaçla, nerelerde hazırlanmış olduğunu şüpheye gerek kalmayacak şekilde görecek.

- İngiltere, ABD ve muhalefet Cumhurbaşkanı Esad’ın gitmesi konusunda neden bu kadar ısrarcı?

Öncelikle, ABD’nin, İngilizlerin ve Suriye muhalefetinin ısrarlarının arkasında farklı gerekçeler var. Muhalefetin bir bölümünün politik hesapları var. Israrcı olan diğer grubun, Amerikalılar ve İngilizlerin Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın siyaset sahnesinden çekilmesini istemelerinin arkasında yatan en önemli neden; gözlerini dikmiş oldukları Suriye’nin bölgedeki gücü ve etkisi ile ilgilidir. Suriye’nin varlığının bölgedeki Arap milliyetçiliğine etkisi ve bu ısrarcı ülkelerin bölgedeki planlarının, Arap-İsrail sorununun kendi planladıkları gibi çözülebilmesi için bir hasımdan kurtulmaları gerekiyor. Kurtulmak için çabaladıkları bu hasım ise Beşar Esad’dır.

‘Davutoğlu’nu konuşmaya değmez’

- Dışişleri Bakanı Davutoğlu, önceki gün muhaliflerle yaptığı görüşmelerde, “Esad çekilmezse Suriye ile doğrudan görüşmeyin” demişti...

Ben dört gündür buradayım (Cenevre). Şu sıralarda Davutoğlu’nun görevini bırakmış olması gerekiyordu. Hâlâ dışişleri bakanı mı kendisi! Lütfen bir kontrol eder misiniz bu şahıs hâlâ dışişleri bakanı mı? Açıkçası Davutoğlu’nun yaptığı hiçbir şey için konuşmaya değmez. Türk hükümeti açıklamalarıyla ve yaptıklarıyla komik ve ciddiyetsiz, mide bulandırıcı duruma düşmektedir. Bunlarda ne ahlak, ne politik vizyon, ne siyaset bilgisi ne de diplomasi mefhumu bulunuyor. Suriye’nin kanına çok büyük bir şekilde bulanmışlardır. Bu hükümetten, özellikle en başta Erdoğan ve Davutoğlu’ndan ellerindeki kanın hesabının sorulması ve cezalandırılmaları gerekmektedir.

- Suriye, laiklik konusunda önde gelen Arap ülkelerinden biri. ABD 11 Eylül’den sonra da İhvan’ı destekledi. Ilımlı İslam Tunus’ta, Mısır’da ve Türkiye’de kriz yaşıyor...

Burada Müslüman Kardeşler (İhvan) bir projesi vardı. Erdoğan kendisini Müslümanların halifesi olma hayaline kaptırmıştı. Başlangıçta Tunus’ta, Mısır’da Mursi ile başarıya ulaşmış gibi gözüktüler, Suriye’de bile başlangıçta bir rüzgâr yarattılar. Ancak, şu an hâlâ Libya’da aktif gibi görülen, hatta Irak’ta Irak devletine karşı da düşmanca planlar denemekte olan İhvan hareketi bana göre ömrünü tamamlamıştır.

- Uluslararası mahkemeye Erdoğan hükümetini suçlayan belgelerin olduğu bir dosya sundunuz. Bu belgelerle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Belgeler BM’ye verildi. Uluslararası mahkemeye değil, Birleşmiş Milletlere verildi. BM’de 1373 sayılı kararı uygulamakla yetkili ve yükümlü olan özel bir merkezi var. Onlarda şikâyetimizle ilgili bizim verdiklerimizden çok daha fazla belge ve doküman olmasına rağmen, şu ana kadar hiçbir şey yapmadı ve sessiz kalmayı sürdürdü.

‘Robert Ford engelledi’

- Bölgede her ülkenin çıkarları var. İngiltere ve ABD de öyle. Suriye’nin kuzeyinde özel çıkarları nelerdir?

Öncelikle bu ülkelerin hedeflerinde sadece kuzey Suriye’nin olmadığını söylemeliyim. Proje Suriye’nin küçük bir bölümünü kapsamıyor. Bu proje Suriye devletini hedef alıyor. Suriye’nin tamamını parça parça bölmeyi ve yok etmeyi amaçlıyor. Burada hedeflenen Siyonist projenin bölge milliyetçiliğine karşı sürdürdüğü mücadeleyi desteklemektir. Şu an Suriye’de yaşatılanlarla da bu projenin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

- Buraya sadece muhaliflerin değil, herkesin gelmesini istediniz. Neden gelmediler?

Çünkü ABD ve muhalefetin İstanbul’daki başkanı olan Robert Ford diğer tüm muhalif grupları kandırdı. Onlara başta kendilerini de Cenevre’ye toplantıya davet edeceklerini söylediler. Fakat sonra muhalefetin büyük bir bölümünü önemsemeyip buraya davet etmediler. Sonuç olarak bu küçük muhalif grubu buraya çağırmakla yetindiler.

- Hükümetiniz Erdoğan hükümeti ile Türk halkı arasındaki farkı görmekte ve her ikisini birbirinden ayırmakta oldukça özenli. Türk halkına bir mesajınız var mı?

Tüm içtenliğimle, her şeyden önce tüm Türk halkını, özellikle Türk gençlerini sevgi ile selamlıyorum. Türk gençlerine ülkelerinin yönetimine sahip çıkmalarının en önemli ödevleri olduğunu, her şeyden önce ülkelerine sahip çıkmalarının gerekli olduğunu anımsatır ve görevlerine sahip çıkmalarını öğütlerim.

Erdoğan ve Davutoğlu gibi şahısların kendi ülkelerine hiçbir yararlarının olmayacağı, ülkelerine hizmet etmek yerine ülke çıkarları zararına bölgesel projelere, Müslüman Kardeşler ve onların arkasındaki güçlerin çıkarlarına hizmet ettikleri geç de olsa apaçık ortaya çıktı.