20 Şubat 2014 - 20:30
Siyaseten katl hadisesi

700 senelik sır nihayet gün yüzüne çıktı. Osmanlı Devletinde kardeş ve evlat katli konusu bugün konuşulmaya başlandı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- “Devlet ebed müddet” anlayışı ile kundaktaki bebekleri dahi toprağa gömdüren “siyaseten katl” olayı, Fatih kanunnamesindeki şu fermana dayandırılır: “Evladımdan her kime ki saltanat müyesser olursa, nizam-ı âlem için karındaşını öldürebilir. Ekser-i ulema dahi tecviz etmiştir. Gerektiğinde anınla amil olunur...” Devletin devamı gerekçesi ile yapılan bu vahşet elbette Fatih ile başlamadı. Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren padişahların bu işi yaptırdığının vesikaları bugün tezlere konu edilen hakikatlerdir. Kuruluş devrinden itibaren evladını ve/veya kardeşlerini öldürten padişahlar şöyledir: Osman Gazi, amcası Dündar beyi katlettirmiştir. 1. Murat, kardeşleri Halil ve İbrahim beyi; kendi oğlu Savcı beyi katlettirmiştir. Yıldırım Beyazıd kardeşi Yakub beyi öldürtmüştür.2. Murat, amcası Mustafa’yı ve kardeşi Mustafa’yı öldürtmüştür. Fatih Sultan Mehmet, kardeşi Ahmed’i ve İstanbul’un fethi aşamasında Orhan isminde bir şehzadeyi katletmiştir. 2. Beyazıd kardeşi Cem Sultan’ın oğlu Oğuz Han’ı öldürtmüştür. Yavuz Sultan Selim, sekiz yeğenini katletmiştir. Yine Yavuz kardeşi Korkut ve Ahmet’i öldürtmüştür. Kanuni Sultan Süleyman, Rodos’un fethinde Cem Sultan’ın oğlunu ve onun oğlunu idam ettirmiştir. Kanuni, oğlu Mustafa’yı ve onun oğlu Mehmet’i; diğer oğlu Beyazıd ve onun beş oğlunu katletmiştir.3. Murat, beş kardeşini öldürtmüştür. 3. Mehmet, 19 kardeşini katletmiştir. Yine 3. Mehmet, oğlu Mahmut’u öldürtmüştür. 2. Osman, kardeşi Mehmet’i katletmiştir. 4. Murat, kardeşleri Beyazıd, Süleyman ve Kasım’ı öldürtmüştür. 3. Osman, amcazadesi Şehzade Mehmet’i katletmiştir. Tarihi “İslam’ın sancaktarı” olarak yazılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun bir “din devleti”  olduğu söylenmektedir. Hatta siyaseten katl vahşeti, “fitne adam öldürmekten daha kötüdür” manasındaki ayetlerin ardına setreylenerek, sanki “devletin devamına engel halleri ortadan kaldırmamak, adam öldürmekten daha tehlikelidir” gibi bir bahane üretilmiştir. İslam inancında ise durum çok farklıdır:  Cenab-ı Hak, “Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır” buyurur.  (Nisa Suresi, 4/ 93) Maide suresinin 32. ayetinde ise şöyle buyrulur: “Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.”  Hz. Peygamber, haksız yere bir Müslümanın öldürülmesinin vebalini şöyle buyurmuştur: “Kim, yarım sözcükle de olsa bir Müslümanın öldürülmesine yardım ederse kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzuruna, alnına ‘Bunun Allah’ın rahmetinden nasibi yoktur’ diye yazılmış olarak getirilir.”(İbn Mâce, Diyât 1)     “Yüce Allah’ın, her günahı mağfiret buyurması umulur. Ancak bilerek mümini öldüren veya kâfir olarak ölen kimse hariçtir…” (Nesâî, Tahrîm 1 -7, 81) Prof. Dr. Haydar Baş / Yeni Mesaj