22 Şubat 2014 - 20:30
Allah’ın Veli Kullarından Büyük Arif Ayetullah Saâdetperver’den Öğütler (4)

Ey benim azizlerim! Geliniz biraz da Allah’a yöneliniz. Böylelikle “Fıtrat Yolu”na dönünüz ve bu pisliklerden kurtulup baştan aşağı güzel ahlaka bürününüz ve sizden iyilikten başka hiçbir şey sadır olmasın. Gelin adımınızı ilim ve ilahi marifetten biraz daha ileri atalım. Gerçek dost ve mahbuba davet edildiğiniz halde niçin toprağa bağlanıp onun esiri oluyorsunuz? Niçin sizin her şeyiniz olan Allah ile oturmaktan ona razı-u niyaz etmekten gaflet ediyorsunuz? Bu işin çok zor bir iş olduğunu veya sadece okumuş anlamış âlimlere ait olduğunu zannetmeyiniz! Allah’a ant olsun öyle değildir. Evet, zorluğu vardır fakat yardım eden bütün her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten eşi ve benzeri olmayan Allah olduğundan bütün zorluklar ortadan kalkacaktır.

KUR’AN, DUA, HADİS, TARİH VE AHLAK KİTAPLARI

120- Ey benim azizlerim! Kur’an okuyun ve dua edin ki kalbiniz temizlensin, hakikatlerle aşina olup Allah’a yakınlaşın.

121- Ey benim azizlerim! Kur’an okuma adabına riayet ediniz. Kimin sizinle konuştuğuna dikkat ediniz. Kur’an (Allah) sözlerini normal sözlermiş gibi algılamayın ki sizi dünya, ahiret ve maneviyata yönlendirsin.

122- Ey benim azizlerim! Kur’an-ı Kerim misal (örnek) şeklinde gönderilmiş ilahi kitaptır. Sözleri bir takım hakikatlere işaret etmektedir ki herkes kendi kapasite, istidat ve marifeti kadarıyla manasını anlayabilir ve bu hakikatleri keşfedebilir. Kura’n-ı Kerim, herkes için (hangi makam ve mevkide olursa olsun) yol göstericidir.

123- Ey benim azizlerim! Allah’ın yüceliğini, büyüklüğünü Kur’an-ı Kerim’den çıkarınız. Bir kimse ne kadar büyük olursa sözleri de bir o kadar büyük olacaktır. Büyük insanın sözü ne kadar çok netleşirse büyüklüğü de aynı oranda ortaya çıkacaktır. Allah’a olan marifet (amelle) arttıkça da kalp, marifetinin doğruluğunun örneklerini O’nun sözlerinden daha çok anlayacaktır.

124- Ey benim azizlerim! Kur’an-ı Kerim okumak, kadir gecelerinde Kur’an’ı baş üstüne koymak, ölüler için Kur’an okumak müstehaptır. Hatta her sure için ayrı faziletler zikredilmiş ve her sure ve ayetin ayrı netice ve faydaları olduğu zikredilmiştir. Fakat iyice dikkat edildiğinde ve büyükler tarafından Kur’an okuma hakkındaki teşvik edici sözler üzerinde iyice düşünüldüğünde asıl hedef ve gayenin beşerin ıslah edilmesi, zahiri ve manevi işlerine yönlendirilmesi ve dikkatinin bu noktalara çevrilmesi olduğu anlaşılacaktır. Bu da sadece Kur’an-ı Kerim’i okuyup bir kenara bırakmamakla gerçekleşecektir.

125- Ey benim azizlerim! Kur’an-ı Kerim’i okuyan birisini gördüğünüzde onu dinleyiniz ki bazen bunun insana faydası daha çoktur.[1]

126-Ey benim azizlerim! Kur’an okuma adabı hakkındaki hadis kitaplarına müracaat ettiğinizde asıl gayenin bizim Kur’an’a nasıl teveccüh ve dikkat etmememiz gerektiğini anlayacaksınız.

127- Ey benim azizlerim! Duayı müstehap olma hasebiyle tek başınıza okumayınız. Ben aciz kulun anladığı kadarıyla; Kur’an ve dua okumaya teşvik eden sözlerin hepsi bizleri bazı hakikatleri ile aşina etmek içindir. Dikkat ve teveccüh olmasa bile istihbabı vardır.

128- Ey benim azizlerim! İnsan hakikatleri anlamıyor diye Kur’an okumaktan el çekmemelidir. İnsan okumaya devam etmelidir; yavaş yavaş cümleleri anlamaya başlayıp kalp aşina olduktan sonra iştiyak ve isteği artacaktır.

129- Ey benim azizlerim! Her an ve saat için okunması söylenen dualar üzerinde düşünüz. Veya bu işlerle uğraşan bilen birisinden, size filan saatte filan duayı okumanın niçin faziletli olduğunu sorun öğrenin. Eğer bütün dua ve virtlerin sırlarını söyleyecek olursak bunun kendisi ciltlerce kitap olacak ve bizim sözümüzün de doğruluğu ortaya çıkacaktır.

130- Ey benim azizlerim! Netice olarak şu söylenebilir ki; asıl hedef ve gaye insanın, hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin O’na muhtaç olduğu (Allah’a) yönelmesi ve teveccüh etmesidir. Hakeza hiç kimsenin onun işinde O’na ortak olmadığını bilmek, O’nu daha iyi tanımak, O’na yakınlaşmak, asıl kaynağı şirk olan çirkin ve kötü ahlaktan uzaklaşıp temel kaynağı tevhit olan güzel ahlakla ahlaklanmamızdır.

131- Ey benim azizlerim! Geçmişteki insanların yaşamı hakkında yazılan kitapları, ahlak ve hadis kitaplarını okuyunuz ki her biri ayrı bir alanda sizin için yol göstericidir.

132- Ey benim azizlerim! Kitap, rivayet ve ahlaki nasihatlerin her biri sizin için uyarıcıdırlar ve sizi iyi ahlakı kazanıp kötü ahlaktan uzaklaşmak için hazırlarlar.

133- Ey benim azizlerim! Birinci merhalede iyi ahlakla kötü ahlakı tanıyınız sonra iyi ahlakla ahlaklanıp kötü ahlaktan uzak durunuz. Böyle yaparsanız yavaş yavaş nurlanırsınız ve ondan sonra ümit edilir ki meleke sahibi olursunuz.

134- Ey benim azizlerim! İyi ahlakla ahlaklanmanın ve çirkin sıfatlardan uzak durmanın kaynağı ve temeli tevhittir. Fakat tevhit ve bir olan Allah’a inanmak ilim merhalesinden geçip tanıma ve marifet merhalesine ulaşmalıdır.

135- Ey benim azizlerim! Birinci merhalede de yukarıda söylenenlere ihtiyaç vardır. Ondan sonra hâsıl olan nur makamı ile -inşallah- insana, Allah’ı tanıma-marifet yolu açılacaktır. Eğer bu nur hali güçlü olursa ilahi cazibeler sizi kendisine çekecektir.

136- Ey benim azizlerim! Hadis kitaplarını okumak sizi bireysel ve toplumsal vazifelerinizle tanıştıracaktır.

137- Ey benim azizlerim! Tarihsel ve geçmiş kimselerin hayatını içeren kitapları okumanız size bireysel ve toplumsal alanlar konusunda tecrübe kazandıracak ve sizi gaflet uykusundan uyandıracaktır. Bu kitapları okuyunuz.

HERKESİN NASİHAT VE ÖĞÜTE İHTİYACI VARDIR

138- Ey benim azizlerim! Zamanın ayetullahı, âlimi, bilgini ve dâhisi dahi de olsanız nasihate ihtiyacınız vardır.

139- Ey benim azizlerim! Beşerin esas ve temeli cahillik ve unutkanlık üzerine kurulduğu için herkesin nasihate ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekir ve nasihati dinleme şartlarını oluşturması gerekir.

140- Ey benim azizlerim! Nasihatte kimin konuştuğuna bakmamak gerekir. Eğer iyi birisi olursa ne güzel fakat eğer istenilen kimse olmazsa sizi uyaran ve uykudan uyandıran hangi yol ve kim olursa ona tutunun (dinleyin).

141- Ey benim azizlerim! Bazen kabristana gitmek, yıkık dökük harabe evleri görmek, hayvan ve canlıları müşahede etmek, bazen felçli biriyle karşılaşmak insanın öğüt almasına ve etkilenmesine sebep olabilir. Bazen beraber olduğunuz birisinin sözü sizi etkileyebilir. Bazen de bir çocuğun, delinin veya bir cahilin sözlerini öğüt ve nasihat olarak algılayabilir ve gaflet uykusundan uyanabilirsiniz. Elbette nasihatten etkilenmek için bir ön hazırlığa ihtiyaç vardır. Nasihatin duyulur duyulmaz insanı etkilemesi için “Ben herkesten daha iyi biliyorum, ben ondan üstünüm” gibi sözleri bir kenara bırakmak gerekir.


ALLAH’I TANIMA KONUSUNUN ÖNEMİ

142- Ey benim azizlerim! Elbette şimdi söyleyeceğim sözler hakkında daha önce bahsetmiştim. Konunun önemi gereği burada da birkaç noktayı hatırlatmak istedim. Çünkü Allah’ı tanımak ve ilahi marifet öyle bir sermayedir ki bu sermayeye sahip olduğunuzda her şeye sahip olursunuz aksi takdirde her şeye sahip olsanız da tam bir fakirlik içinde saplanıp kalırsınız.

143- Ey benim azizlerim! Gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin ve Peygamber efendimizin (s.a.a) emir ve yasaklarına bakacak olursanız hepsinde beşerin tevhide davetini göreceksiniz. Onlar, kendi toplumlarından Allah’ı tanımayı ve O’na kul olmayı istemişlerdir. Daha doğrusu insanları “Fıtrat Yolu” na davet etmişlerdir.

144- Ey benim azizlerim! Eğer beşerin fıtratı el değmemiş, beşeri dünyanın pisliklerine bulaşarak bozulmamış ve karanlık hicaplarla bürünmemiş olsaydı insanlar peygamberlerin davet ettikleri yolu giderlerdi. Fakat beşerin fıtratı salim kalmadığından, Yüce Allah, itaat edilmesini farz kıldığı, fıtratları bozulmayan ve fıtrat yolunu bilen peygamberler gönderdi. Allah, peygamberleri beşere fıtrat yolunu tanıtmayı ve bu yola davet etmelerini emretti. Allah’ın emir ve yasakları da “Fıtrat’a Yönelik Emirlerin” ta kendisidir.

145- Ey benim azizlerim! Geliniz biraz da Allah’a yöneliniz. Böylelikle “Fıtrat Yolu”na dönünüz ve bu pisliklerden kurtulup baştan aşağı güzel ahlaka bürününüz ve sizden iyilikten başka hiçbir şey sadır olmasın.  Gelin adımınızı ilim ve ilahi marifetten biraz daha ileri atalım. Gerçek dost ve mahbube davet edildiğiniz halde niçin toprağa bağlanıp onun esiri oluyorsunuz? Niçin sizin her şeyiniz olan Allah ile oturmaktan ona razı-u niyaz etmekten gaflet ediyorsunuz?  Bu işin çok zor bir iş olduğunu veya sadece okumuş anlamış âlimlere ait olduğunu zannetmeyiniz! Allah’a ant olsun öyle değildir. Evet, zorluğu vardır fakat yardım eden bütün her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten eşi ve benzeri olmayan Allah olduğundan bütün zorluklar ortadan kalkacaktır.

Kim olursa olsun, hangi makam ve mevkide olursa olsun hatta toplumun en aşağı bilinen insanı dahi olsa Allah’ı tanıyıp O’na yakınlaşmak istiyorsa ve bu yolda vazifesine amel edip ihlaslı olmayı arzuluyorsa kulluk makamında kusur etmemelidir hemen azimle yola koyulmalıdır. Bu insanlar Allah’a yakınlaşmayı başaran en iyi insanlara dönüşebilirler. Yukarıda zikredilen şartlara sahip olan bazıları meşgalelerine bağlı kalıp hedefe ulaşamayabilirler ve bir kısımları da meşgalelerine rağmen cihat ederek başarıya ulaşırlar ve Yüce Allah onları kabul eder.


Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun. Tâ-hâ, 47.
Ayetullah Necefî Medresesi’nin 22 numaralı odasında bitti.

Başlama Tarihi: Ramazan 1385
Ali Saadet Pehlivânî Tahranî (Allah ruhunu şad etsin)

ABNA.İR

İLGİLİ MAKALELER

Allah’ın Veli Kullarından Büyük Arif Ayetullah Saâdetperver’den Öğütler

Allah’ın Veli Kullarından Büyük Arif Ayetullah Saâdetperver’den Öğütler (2)

Ariflerin Sonuncusu Ayetullah Ali Saadet Perver’in hayatı (1)

Ayetullah Saadet Perver'in tarikat ehli dostlarından birine irfani mektubu 


--------------------------------------------------------------------------------

[1]-“Kur'an okunduğu zaman onu dikkatle ve sessizce dinleyiniz ki, size rahmet edilsin.”  A’raf, 204.

Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kur’an okuyanla dinleyenin sevabı aynıdır.” İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ı okumadan dinleyen kimseye, Kur’an’dan duyduğu her harf için bir sevap yazılır, bir günahı bağışlanır ve bir derece yücelir.” Daha fazla bilgi için bkz: el-Kur’ani’-Kerim fi Âhadisi’r-Resuli’l-Azam (s.a.a), s.78; Tilaveti’l-Kur’ani’l-Kerim, Fezailuha, Adabuha ve Hasaisuha, s.96.