Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Konferansta Geçici evlilik olan Muta’nın “zararları”, enine boyuna anlatıldı ve bunun İslam dini açısından haram olduğu, bu tür nikahı sadece Şia’nın kabullendiği, Muta’nın bir tür “zina” olduğu vurgulandı…
Bu görüşlere elbette ülkemizdeki Şia alimleri ilmi cevaplar verecekler ve konunun Kur’an ve Sünnet ışığında aydınlığa kavuşması için ilmi makale ve tespitler serdedeceklerdir. Ancak, avamdan birisi olarak, bizim de naçizane birkaç sorumuz var Muta için. Öncelikle yüzeysel olarak Muta hakkında birkaç bilgi paylaşımı yapalım:
1- Muta nikahı Kur’an’da Nisa Suresi 24. Ayette geçer. Ayetin meali aynen şöyledir:
“… O halde onlardan (kadınlardan) yararlanmanuza karşılık ücretlerini kararlaştırılan şekilde verin. Mehir miktarı belirlendikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir sakınca yoktur. Allah her şeyi bilendir. Tam hüküm ve hikmet sahibidir.” ( Prof.Dr.Hamdi Döndüren Meali, İnsanlığa son çağrı Kur’an-ı Kerim, Yeni Şafak gazetesi kültür armağanı, İst. 2003)
Prof. Dr. Hamdi Döndüren, aynı kitapta, bu ayetin tefsirinde şöyle demektedir:
“Yukarıdaki ayetin genel anlamı muta nikahını da kapsar. İslam’ın başlangıcında mübah kılınan geçici nikah, daha sonradan neshedilmiştir. Onun mübahlığı savaş ve yolculuk gibi zaruretler yüzünden olmuştur.”
Prof. Döndüren, açıklamasının devamında şöyle bir ibare kullanır:
“İbn-i Abbas’ın önceleri mutanın neshedilmediği kanaatinde olduğu,ancak daha sonra bu hükmün Mü’minun Suresi 5. Ve 6. Ayetlerle neshedildiği kanaatine vardığı nakledilmiştir”. Prof. Döndüren bu sözünün kaynağı olarak da Tirmizi, Nikah,28; Şevkani,Neyl,VI,135 olarak belirtir. (Sayfa 171, Nisa Suresi açıklamalar, 2. Dipnotun açıklaması)
2- Muta, Hz. Resulullah (s.a.a.) döneminde, bizzat O’nun (s.a.a.) izniyle uygulanmıştır. Bu konu Sahih-i Buhari, Müslim, Tirmizi gibi Sıhah kitaplarında geçer. Mesela Sahih-i Müslim’de şöyle geçer:
“Abdullah ibn-i Mesud hadisi: Şöyle dedi:
Nebi (s.a) ile beraber gazaya giderdik. Yanımızda kadın olmazdı. Biz:
-Yumurtalarımızı çıkarıp hadım olalım mı diye sorduk. Bizi bundan menetti. Ancak bundan sonra bir elbise (gibi bir ücret ve geçici bir müddet için)kadınla nikahlanmamıza müsaade etti. Sonra da “Ey iman edenler ! Allah’ın sizin için helal kıldığı o temiz şeyleri kendinize haram kılmayın ve haddi aşmayın” (Maide:87) ayetini okudu.( İmam Muhyiddin en-Nevevi,Sahih-i Müslim Şerh El-Minhâc, Kitabu’n-Nikah babı, hadis no: 3396-11/1, Pınar Yayınları)
3- Ehl-i Sünnet, Muta’nın Hz. Resulullah (s.a.a.) tarafından yasaklandığına inanır.
“Hayber gününde muta nikahını ve evcil eşek etini yasaklamıştır.(Müslim, Nikah, 25,30,32)”
Sebre ibn-i Mabed el- Cüheni’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Mekke’nin fethedildiği gün Allah’ın Resulü şöyle buyurmuştur: “Ey İnsanlar! Ben size kadınlarla muta nikahı yapmanıza izin vermiştim. Şüphesiz Allah bunu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. Kimin yanında muta nikahlı karısı varsa onu serbest bıraksın. Onlara verdiğiniz hiçbir şeyi geri almayın. ( Müslim, Nikah,22; İbn-i Mace, Nikah, 44 )
Diyanet işleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi kitabının Muta nikahı ile ilgili kısmında şöyle bir bilgi var:
“…İslam’ın ilk devirlerinde bir zaruret üzerine bazı gazalarda Muta’ya ruhsat verilmiştir. Fakat Hayber’de müsaade edilmeyip yasak edildi. Mekke’nin fethi seferinde bir daha ruhsat verilip Veda Haccı’nda kat’i surette nehyolundu.” (D.İ.B. yayınları, Sayı-123-7, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, 10.cilt sayfa 273, hadis no:1613, 6. Baskı, Ankara 1983)
Şimdi kafamıza takılan ve “Muta nikahı sapıklıktır, Hz. Resulullah (s.a.a.) onu haram kılmıştır, zinadan farkı yoktur” diyenlere karşı kafamıza takılan birkaç soruyu arz edelim:
1- Yukarıda 1. Maddede Prof. Dr. Hamdi Döndüren’in ( Prof. Döndüren’in de “Muta Fitnesi” adlı konferansta konuşmacı olduğunu hatırlatalım), KAYNAKLARINI DA BELİRTEREK “İbn-i Abbas’ın önceleri mutanın neshedilmediği kanaatinde olduğu,ancak daha sonra bu hükmün Mü’minun Suresi 5. Ve 6. Ayetlerle neshedildiği kanaatine vardığı nakledilmiştir”. Dediğini nakletmiştik. Ama Prof. Hamdi Döndüren yukarıda bahsettiğimiz Kur’an meal ve tefsirinde Nisa Suresi hakkında şöyle bir bilgi veriyor:
“Medine’de Hicretin 3-5. Yılları arasında inmiştir. 176 ayettir.”( sayfa 143, 48. Dipnot)
Müminun suresi hakkında ise şöyle bir bilgi veriyor:
“Müminun suresi 118 ayettir. Mekke’de inmiştir.”( Sayfa 558, Müminun suresi bölümü 1. Dipnot)
Hemen belirtelim, bazı surelerin bir çok ayeti Mesela Medine’de inmişken, bazı ayetleri Mekke’de, ya da Bir çok ayeti Mekke’de inmişken bazı ayetleri Medine’de inmiş olabilir. Prof. Döndüren bu ayetleri birer birer belirtmiştir. Mesela ”Taha Suresi 135 ayettir. Mekke’de inmiştir. 130 ve 131. Ayetleri Medine’de inmiştir.” ( Sayfa 505, Taha Suresi bölümü 60. Dipnot) Ama ne Nisa Suresi’nde, ne de Müminun Suresi’nde böyle bir açıklama yoktur. Yani bu surelerden Nisa suresinin tamamı Medine’de, Müminun suresinin tamamı da Mekke’de inmiştir. Bu bilgiyi diğer kitaplardan da teyit etmek mümkündür. Mesela Prof.Dr. Ali Özek, Prof.Dr. Hayrettin Karaman gibi 6 İlahiyat profesörü tarafından hazırlanan Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Meali adlı Meal’de de aynı bilgiler vardır.
Bilindiği gibi Hz. Resulullah (s.a.a.), tebliğe Mekke’de başlamış, 13 yıl Mekke’de kaldıktan sonra Medine’ye hicret etmiş ve ömrünün sonuna kadar da Mekke’ye dönmemiş, Medine’de kalmıştır. Yani Mekke’de inen ayetler, Medine’de inen ayetlerden daha önce inmiştir.
O halde nasıl oluyor da Mekke’de inen Müminun suresinin ayetleri, Medine’de inen Nisa Suresi’nin ayetlerini neshedebiliyor? Hele İbn-i Abbas gibi ümmetin en alim fertlerinden birisi bunu fark edemiyor mu?
2- Ehl-i Sünnet Peygamber Efendimizin Muta’yı Hayber’de ve Mekke’nin fethinde yasakladığını söylüyor. Hayber’in fethi Hicretin 7. Yılının ilk ayının sonlarındadır. Mekke’nin fethi ise Hicretin 8. Yılının Ramazan Ayında’dır. Yani arada yaklaşık bir buçuk yıllık bir zaman dilimi vardır. Şimdi Resulullah (s.a.a.) hangi zamanda muta nikahını yasaklamıştır? Yukarıda bahsettiğimiz Sahih-i Buhari şerhinde belirtildiği gibi önce yasaklamış, sonra serbest bırakmış ve sonra veda haccında tekrar mı yasaklamıştır? Bu durum biraz garip değil mi? Bu nasıl bir şey ki bir türlü vazgeçilemiyor, konulan yasak kaldırılıyor, tekrar konuluyor da nihayet Resulullah (s.a.a.)’ın fani dünyadan ayrılmasına yakın ebediyen yasaklanıyor?
3- Muta nikahına Resulullah (s.a.a.) efendimiz tarafından “izin verilmesi” ibaresi de ilginç değil mi? Eğer Muta nikahı “cahiliye dönemi” adetlerinden idiyse ve “daha önce de yasaklanmamış idiyse”, neden Resulullah (s.a.a.)’tan “izin” isteniyordu? Yasaklanmamış bir ruhsat varken neden Resulullah (s.a.a.)’a “Yumurtalarımızı çıkarıp hadım olalım mı” diye soruluyordu?
4- Resulullah’ın muta nikahı yapmalarını buyurduğu hadiste, Muta yapmalarını söyledikten sonra “Ey iman edenler ! Allah’ın sizin için helal kıldığı o temiz şeyleri kendinize haram kılmayın ve haddi aşmayın” (Maide:87)” ayetini okuması nasıl yorumlanmalıdır?
5- Bakara suresi’nin 106. Ayetinde şöyle buyrulur:
“Biz bir ayeti yürürlükten kaldırır ya da unutturursak, ondan daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?
Bu ayetin ışığında şu soruya ne cevap verilir acaba:
“Allah, neshettiği muta hükmünün yerine onun benzeri veya daha hayırlısı olarak hangi hükmü getirdi?”
Bir de şöyle soralım:
“Savaşta şiddetli ihtiyaç nedeniyle Resulullah (s.a.a.)’a gelip “Yumurtalarımızı çıkarıp hadım olalım mı?” diye soran sahabi, bu hüküm yasaklandıktan sonra, yine bir savaşta Resulullah (s.a.a.)’a gelse ve şöyle bir soru sorsa Resulullah (s.a.a.) efendimiz ona nasıl bir çözüm sunardı?
“Ya Resulullah (s.a.a.)! Daha önce sıkıntımızı arz ettik, bize Muta yapmamızı söyleyerek sıkıntımızı bertaraf ettiniz. Ama şimdi aynı sıkıntı ile karşı karşıyayız ve siz Muta’yı yasaklamışsınız? Peki şimdi biz ne yapalım?”
Acaba bu sorunun cevabı var mı?
Prof. Döndüren, “Muta Fitnesi” konferansında şöyle diyor:
“Efendimiz’in hadiste ‘Ey gençler, içinizde evliliğe gücü yetenler evlensin. Bu gücü bulamayanlar oruç tutsun. (…) “Geçici nikâhla devam edin dememiş. Normal nikâh Peygamberimiz’in sünnet-i müekkedesi olarak kabul edilmiştir.” (http://www.zaman.com.tr/aile-saglik_muta-aile-yapisina-tehdittir_2202764.html)
Peki acaba Hz. Resulullah (s.a.a.) kendisine duyduğu ihtiyacı gidermek üzere gelen sahabiye neden “oruç tutmasını” tavsiye etmiyor da muta nikahı yapmasını söylüyor?
6- Muta nikahının “haram” olduğunu söyleyen İlahiyat Profesörleri, acaba şu Suriye’de “mücahitlerin” uyguladığı “Cihad Nikahı” hakkında ve bu nikaha duyulan “ihtiyaç” hakkında ne diyorlar? Neden konuşmazlar? O “mücahitlere” verecekleri bir fetva, gösterecekleri bir yol yok mu? Yoksa “Cihad Nikahı” denen şeyi tasdik mi ediyorlar? Bu ne perhiz, bu ne turşu?
Acaba bu konferans Muta Fitnesi”ne mi dikkat çekiyor, yoksa Cemaatin Fitnesini mi ifşa ediyor?
MUHSİN KÜÇÜKER/rasthaber
NOT:
Muta nikahı hakkında Şia alimlerinin açıklamaları için Kevser yayınlarından çıkan Abdulkadir Çuhacıoğlu’nun “Kur’an ve Sünnet ışığında Muta” adlı kitaba,
Kanal On4 Televizyonunun 02.03.2014 tarihli saat 19 Ana Haber Bültenindeki EHLADER genel Başkanı Hasan Kanaatlı’nın açıklamalarına,
Caferlik.com adresinden Kur’an-ı Kerim ve Mut’a Nikahı, başlıklı yazıya http://caferilik.com/makaleler/kur-an-i-kerim/590-kur%E2%80%99an-%C4%B1-kerim-ve-mut%E2%80%99a-nikah%C4%B1bakılabilir.