11 Nisan 2014 - 12:18
“Benden sonra Allah’ın Hücceti ve Allah’ın ipi…”

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Benden sonra Allah’ın sizin üzerinizdeki hücceti Ali b. Ebî Tâlib’dir; onda şüphe etmek, Allah’ta şüphe etmektir. Zira o, Resûlullah’ın kardeşi ve vasîsidir. Odur Allah’ın muhkem ipi ve kopmayan sağlam kulpu”

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bir hadiste İbn Abbâs’tan şöyle nakledilmiştir: Resûlullah’tan (s.a.a.) duydum, şöyle buyuruyordu:

“Ey insanlar topluluğu, bilin ki Allah’ın bir kapısı vardır ki kim ondan girerse, ateşten emânda kalır.”

Ebû Saîd-i Hudrî ayağa kalkarak, “Ya Resûlullah, bu kapıyı bize göster de onu tanıyalım” dediğinde, şöyle buyurdu:

“O vasîlerin efendisi, Mü’minlerin Emiri, Resul-i Rabbi’l-Âlemîn’in kardeşi ve bütün insanlar üzerine halife olan Ali b. Ebî Tâlib’dir.” (Keşfü’l-Yakîn, s.244).

Saîd b. Cübeyr, Abdullah b. Abbâs’tan şöyle nakletmektedir:

“Biz Resûlullah (s.a.a.) ile birlikte olduğumuz bir sırada, bir göçebe çıkageldi ve şöyle dedi: ‘Ya Resûlullah, ben Senden, Allah’ın ipine sarılın, buyurduğunuzu duydum. Sarılmamız gereken Allah’ın ipi nedir acaba?’

Peygamber (s.a.a.), elini Ali’nin eline vurarak, ‘İşte buna sarılın; budur Allah’ın sağlam ipi!’ buyurdu.” (İhkâkü’l-Hak, c.14, s.385).

İbn Yezid’den şöyle nakledilmiştir: “Hz. Ebel-Hasan’a (a.s.), ‘Topluca Allah’ın ipine sarılın’ âyetinin tefsirini sordum; ‘Ali b. Ebî Tâlib (a.s.), Allah’ın sağlam ipidir’ buyurdu.” (Ayyâşi Tefsiri, c.1, s.194; Nurü’s-Sekaleyn Tefsiri, c.1, s.377; Bihârü’l-Envâr, c.36, s.15).

Bir hadiste Hz. Ali’den (a.s.) şöyle nakledilmiştir:

“Allah-u Teâlâ’nın, ‘Topluca Allah’ın ipine sarılın’ diye yaratıklarını sarılmaya emrettiği Allah’ın sağlam ipi, benim.” (Hilyetü’l-Ebrâr, c.1, s.286).

Huzeyfe b. Üseyd-i Gıfârî, Resûlullah’ın (s.a.a.) kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

“Ey Hüzeyfe, Benden sonra Allah’ın sizin üzerinizdeki hücceti Ali b. Ebî Tâlib’dir; ona kâfir olmak, Allah’a kâfir olmaktır; ona şirk koşmak, Allah’a şirk koşmaktır; onda şüphe etmek, Allah’ta şüphe etmektir; onun hakkında yamuk düşünmek, Allah hakkında yamuk düşünmektir; onu inkâr etmek, Allah’ı inkâr etmektir ve ona iman etmek, Allah’a iman etmektir; zira o, Resûlullah’ın kardeşi ve vasîsidir; onun ümmetinin İmamı ve mevlâsıdır; odur Allah’ın muhkem ipi ve kopmayan sağlam kulpu. Ali hakkında (onun bir suçu olmadan) iki grup helak olacaktır: Onu (ona ilahlık sıfatları yakıştırarak) aşırı seven ve onun hakkını yiyerek hakkında düşmanlık yapan. Ey Huzeyfe, Ali’den ayrılma; yoksa Benden ayrılmış olursun. Ali’ye muhalefet etme; yoksa Bana muhalefet etmiş olursun. Hiç şüphe yok ki Ali bendendir, Ben de ondanım; kim onu öfkelendirirse, Beni öfkelendirmiş olur ve kim onu razı ederse, Beni razı etmiş olur!” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk), s.165; İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.57; El-İsnâ Aşeriyye, s.62).

Ekler