23 Kasım 2014 - 07:19
Aldatılmış Gençleri Tekfircilerden Ayırmalıyız / IŞİD ne devlettir ne de İslam

İslam dünyasının önde gelen ünlü âlimlerinden Ayetullah uzma Mekarim Şirazi, Uluslararası Radikal ve Tekfirci Akımlar Kongresinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İslam dini, gayri Müslimlere bile sevgi ve şefkat dinidir. Bizler dünyaya onların (IŞİD, Nusra…) yöntemlerinin İslam’dan uzak olduğunu ispat etmeliyiz.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İslam dünyasının önde gelen ünlü âlimlerinden Ayetullah uzma Mekarim Şirazi, Uluslararası Radikal ve Tekfirci Akımlar Kongresinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İslam dini, gayri Müslimlere bile sevgi ve şefkat dinidir. Bizler dünyaya onların (IŞİD, Nusra…) yöntemlerinin İslam’dan uzak olduğunu ispat etmeliyiz.   

Kongre sekreterinin açılış konuşmasının ardından kürsüye Ayetullah uzma Mekarim Şirazi geldi.

Ayetullah uzma Mekarim Şirazi “Uluslararası İslam Ulemaları Açısından Radikal ve Tekfirci Akımlar Kongresi”nde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Siz azizlere hoş geldiniz diyor ve kongreye katıldığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Bu koşullar altında bu sapkın ve münharif grubun amacını incelememiz, düşüncelerini tanımamız ve köklerini kurutmamız gerekmektedir.”   

Büyük Ayetullah Mekarim Şirazi, dünyanın çeşitli yerlerinde tekfircilerin cinayetlerine değinerek şunları söyledi: “Ta ne zamana kadar oturup bu cinayetlere seyirci kalacağız?

Bugün burada İslam dünyasının en önemli sorunlarından birini konuşmak, istişare etmek ve bu büyük sorunu çözmek ve tekfircilerin uğursuz amellerini görmek için bir araya geldik.”

Ayetullah Mekarim Şirazi konuşmasını şöyle sürdürdü: “İslam dini, gayri Müslimlere bile sevgi ve şefkat dinidir. Bizler dünyaya onların (IŞİD, Nusra…) yöntemlerinin İslam’dan uzak olduğunu ispat etmeliyiz.  

Ayetullah uzma Mekarim Şirazi buraya kadar konuşmasını Farsça yaptı. Buradan sonra konuşmasını Arapça yapmaya başladı. Konuşmanın tercümesi şu şekilde:

“Üç büyük amacımız bulunmakta:

Birinci amaç; Müslüman âlimler olarak ittifakla dünyaya tekfircilerin işledikleri cinayetlerin İslam’la hiçbir alakasının olmadığını ilan edelim. İslam, sevgi, rahmet ve tüm mezheplerin birlikte yaşadığı bir dindir.

İkinci amaç, tekfirci gruplara katılan gençleri cehennem ateşinden kurtaralım. Zira Allah Teâlâ, ‘her kim bir mümini taammüden öldürürse cehennemde ebedi kalacaktır’, diye buyurmuştur.

Üçüncü amaç, Müslümanların bu durumdan kurtulması ve çözüm yolu bulması için istişare edilmesidir.

Bizim üç kırmızı çizgimiz bulunmaktadır: Birinci olarak, çeşitli siyasi konulardan ve aşırıcı dini konulardan uzak durmak. İkinci olarak: mezhebi hiçbir ihtilaflı konuyu bir kelime dahi olsa gündeme getirmemek, tam tersi ellerimizi birbirimizin elinin üzerine koyalım.

Üçüncü olarak: Tüm İslam mezheplerine ihtiram ve saygı.”

Ayetullah Mekarim Şirazi tekfirci grupların tehlikesine işaret ettikten sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maalesef tekfircilerin cinayetleri, İslam düşmanlarına İslam dininin şiddet ve huşunet dini olduğunu tanıtmak için bir bahane vermiştir.”

Ayetullah Mekarim Şirazi, “Irak Şam İslam Devleti” adıyla gündeme gelen ve daha sonra adını “İslam Devleti” olarak değiştiren tekfirci gruba da değinerek şunları söyledi: “IŞİD, ne devlettir ve ne de İslam. Ancak İslam düşmanları bu ismi (ID/İslam Devleti) İslam’ı kötü göstermek için durmadan tekrarlamaktadırlar.

Şimdi Kur’an’ın bu emri unutulmuş ve çok sayıda cinayetler işlenerek İslam’ın çehresini kötü göstermeye çalışmaktadırlar.

Bizler bu sapış ve inhirafın köklerini ve temel kaynaklarını öğrenmeliyiz. Selefiliği takip eden çok sayıdaki kişi, bu şiddeti kınamıştır ve hatta Suudi Arabistan baş müftüsü bu konu hakkında iki fetva yayınlamıştır. Birinci fetvasında yeryüzünde bozgunculuk ve fesat çıkaran terörist ve radikal düşüncelerin İslam’la bir ilgisinin olmadığını ve böylelerinin cehennem ehli olduğunu tasrif etmiştir.

İkinci fetvasında Aşura günü Ahsa (Suudi Arabistan’da Şiilerin yaşadığı) şehrinde düzenlenen terör saldırısını şiddetle kınamış ve saldırganların kısas edilmesi talebinde bulunmuştur. Bu iki fetva takdire şayandır.

Aşırıcılık şerrini İslam yolundan kaldıralım.

Burada Vatikan ve Papa’nın açıklamalarına da değinmeliyiz. Ben ona bir mektup yazdım ve açıkça bu yapılanların haram olduğunu ve Müslümanlara yönelik suçlamaların haram olduğuna dair açıklamalara iktifa etmemesi gerektiğini, bilakis Müslüman ve Hıristiyanları eşit bir şekilde savunması gerektiğini söyledim.

Kendisi de bana bir mektup yazarak teşekkürlerini iletti.

Şii taklit mercisi Ayetullah Mekarim Şirazi tekfircilerin köklerine değinerek şunları söyledi:

  1. 1. Görüş ve reyde istibdat ve zorbalık: Tekfirciler kitap (Kur’an) ve sünneti anlamayı pratik olarak kendi tekellerine almış ve ‘iman, bidat ve tevessül kavramlarının anlamı biz ne diyorsak odur’, diyorlar. Halbuki Ehli sünnetin büyük ulemalarının bir çoğu da onlara muhaliftirler. Bu büyük Ehli sünnet alimleri de bu tekfircilere göre kafirdirler!

Onlardan bir çoğu “Zikir ehline sorun” ayeti kerimesine amel etmiş ve farklı İslam ülkelerinin büyük ulemalarıyla meşveret ederek kurtulmuşlardır.   

  1. 2. Gerçekte onların düşünceleriyle örtüşen bazı ayetlere ve düşüncelere iman etmekte ve kabul etmektedirler, ancak öteki (kendi düşünceleri ile örtüşmeyen) ayetleri görmezlikten gelmektedirler.

Örneğin onlar gaybı inkâr konusunda Kur’an’ın Peygamberin diliyle buyurduğu şu sözle istidlal etmektedirler: “Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı.” (A’raf, 188) ancak Allah’ın dilediği dışında kimsenin ilminin olmadığının söylendiği Ayetel Kürsüye ve Hz. İsa’nın (a.s) diliyle gayb ilminin haber verildiği öteki ayetlere bakmamaktadırlar.”

Ayetullah uzma Mekarim Şirazi konuşmasını şöyle sürdürdü: “Onlar Kur’an-ı Kerim’in bu ayetlerinden yanlış ve tek taraflı olarak istifade etmekte, Peygamber ve kutsal kişilerden medet dileyen herkesi kafir ilan etmekte ve onlarla cahiliye kafirleri arasında bir fark koymamakta ve hatta onları cahiliyet dönemindeki kafirlerden bile daha kötü bilmektedirler.

Oysa şirk ve iman konusu Kur’an ayetlerinde oldukça açık ve vazıhtır. Müşrik, Allah’a şerik koşan ve başkalarını Kur’an mertebesinde gören kimselerdir.

Bizler ‘Evliyaları Allah’a şerik koşan bir Müslüman var mıdır? Veya Allah’la eşit olduğunu veya cevher ve zatında Allah gibi olduğunu” söyleyen bir Müslüman var mıdır diye soruyoruz. Acaba evliyaların mucize ve kerametlerinin de Allah’ın meşiyetinden olduğuna inanmıyorlar mı?

  1. Hz. İsa’nın (a.s) yaptığı mucizelere değinen Ayetullah Mekarim Şirazi şunları söyledi: “Acaba İsa Mesih, müşrik miydi? Acaba ondan mucize isteyen ashap ve havarileri kafir miydiler? Acaba onların kanı mubah mıydı? Eğer bu tekfirciler o çağda yaşamış olsaydılar Hz. Mesih’e de bu şekilde davranırlardı, zira onlar tüm bunların Allah’ın izni ile olduğuna dikkat etmemektedirler.

Ayetullah uzma Mekarim Şirazi, sahih tevhit inancını beyan ederek şunları söyledi: “Tevessül ve şefaat yalnızca ve yalnızca Allah’ın izni ile gerçekleşecektir ve Allah’ın veli kullarının, Allah’ın isteği olmadan ellerinden bir şey gelmemektedir.

Bizler büyük dertlerle ilan ediyoruz ki tekfirciler Kur’an ve İslam’dan az bir şey dışında bir şey anlamamışlardır. Hakiki âlimlerin yanında eğitim almadıkları için Kur’an ayetlerini yanlış yorumlamakta ve tefsir etmektedirler.

Bizler sadece sorunları anlatmakla yetiniyor ve acıları paylaşıyoruz, oysa uygun çözüm ve çare yollarını da araştırmamız gerekmektedir. Bu şekilde tüm sorunların kaynağını oluşturan düşünceleri ortadan kaldıralım ve Müslümanlar arasında vahdeti oluşturalım.

Kur’an-ı Kerim, tefrika çıkarmanın kendisini şirkin bir şubesi olarak tanıtmış ve şöyle buyurmuştur: “Müşriklerden ve tefrikaya uğramış kişilerden olmayın.”

Bu yıl, şiddet ve radikalizmden uzak durma yılı olarak adlandırılmıştır, ancak çok sayıda kanın döküldüğünü, dünya üzerindeki insanların mal ve namuslarının yağmalandığına şahitlik etmekteyiz. Oysa batı ve Arap ülkeleri yalnızca askeri çözümlerle yetinmektedirler, halbuki bu girişimler yeterli değildir ve düşünsel açıdan köklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Ayetullah uzma Mekarim Şirazi konuşmasının sonunda bu sorunun köklerinin bulunması için pratik bir çözüm yolu da sunarak şunları söyledi: “Bu kongrenin genel sekreterliğinin daimi olması, merkezinin İslam dünyasının önemli şehirlerinden birisinde karar kılınması ve büyük İslam kuruluşları ve İslam dünyası ulemalarının ona üye olarak radikal akımların köklerinin kazınması için çözüm yollarını araştırmalarını öneriyorum.

ABNA.İR

Ekler