4 Ocak 2015 - 09:55
Irak’taki ayrılıkçı iddiaların yeni Sünni ekseni: Basra vilayeti

Bazı Sünni guruplarda Kuzey ve Güney Irak’ta dört veya beş vilayetten oluşan Sünni bir bölgenin kurulmasından yanalar.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Terörist IŞİD gurubunun eylemleri nedeniyle Irak’ta meydana gelen istikrarsızlık ve güvenlik tehditlerinin bu ülkeyi büyük bir sorunla karşı karşıya getirdiği son aylarda, bu ülkenin bazı bölgelerinin ayrılıkçı taleplerini gündeme taşıması da merkezi hükümetin başını ağartacak yeni bir problem haline gelmiştir. Ayrılıkçı akımın en son örneği olarak, Basra’daki bazı yerel yetkililer bu bölgenin bağımsızlığıyla ilgili bazı iddialar gündeme getirdiler.

El-Monitor analiz sitesi Irak’taki bazı bölgelerin yeni ayrılma sürecini ele alarak en son merkezi hükümetten bağımsız olmaya dönük bazı çalışmaların yapıldığı Basra üzerinde özel olarak odaklanmıştır. Söz konusu sitenin dediğine göre, bu tür girişimler ademimerkeziyet gerekçesiyle yapılsa da ancak çeşitli nedenlerle amelen Irak’ın daha çok istikrarsızlaşmasına yönelik girişimlerdir.

El-Monitor, 1921 yılında ve Irak’ta modern devletin kuruluşundan itibaren bu ülkenin değişik vilayetleri ademimerkeziyetçilik ve özerk olma konusunda bazı pozisyonlar aldılar. Diğer yandan, bu konuda en eskiye giden talep, daha işin başında ve Basra ahalisinden 4500 kişi tarafından gündeme geldi. Uzun bir dilekçeyi imzalayarak bu vilayetin idari olarak bağımsız yönetilmesini istiyorlardı.

Ondan sonraki yıllarda benzer talepler Kürtler ve Asuriler tarafından dile getirildi fakat merkezi hükümetin güçlenmesiyle birlikte dikkate alınmadı ve bu planlar kenara konuldu. Bu süreç, ABD’nin 2003’te Irak’a saldırıp ondan sonra yeni anayasa tartışmalarının başladığı döneme kadar devam etti.

Yeni anayasa tartışmalarının yapıldığı sırada, federal ve bölgesel hükümetlerin kurulması konusu bazı çevrelerce gündeme geldi. Ancak bu düşünce pratikte siyasi yetkililer ve Irak halkı tarafından kabul görmedi ve Kürdistan özerk bölgesi dışında her hangi bir bölge, idari özerklik ve federal yapıya ulaşamadı.

Fakat Irak ülkesinin yoğun çatışma ve istikrarsızlık sürecini yaşadığı şu anki şartlarda, özerk ve ayrı bölgelerin kurulma idesi özellikle Basra gibi petrol kaynakları veya diğer doğal kaynakları olan bölgelerde bir kez daha tırmanmış durumda. Tabi Irak’ta özerk yapı iki şekilde olabilir: Birincisi, olumlu olan ve kaynakların daha iyi paylaşılmasını sağlayabilecek ekonomik temelli özerkliktir ve diğeri ise pratikte Irak’ın mezhepsel ve ırksal olarak bölünme tehlikesini beraberinde getirecek olan mezhep ve ırk temelli özerkliktir.

Iraklı politikacılardan teknokratik bir bakışa sahip olanlar, birinci yaklaşımı savunurlar. Onlar, her bölgede bulunan ekonomik, toplumsal ve coğrafi farklılıkları merkezdeki yolsuzlukla mücadele etmenin ve bölgelerin ekonomik açından güçlenmesinin bir yolu olarak görürler. Fakat işaret edildiği gibi yerel politikacılar arasında ikinci yaklaşımın yaygınlaşması, Irak’ın toprak bütünlüğüyle ilgili kaygılar meydana getirmiştir.

Basra’da özerk bir bölge kurma idesi, Musul IŞİD tarafından ele geçirildikten sonra daha çok gündem haline geldi. Basra şehir meclisinin bazı üyeleri, 11 Aralık'ta katıldıkları bir toplantı sırasında bu konuyu dile getirmişlerdi. Hatta bu vilayetteki bazı unsurlar, devlet dairelerinin üzerine, şehrin havaalanı ve limanlarına asmak için “Basra Bölgesi” bayrağı diye yeni bir bayrak tasarlayacak kadar işi ileriye götürdüler.

Öte yandan bununla paralel olarak, nüfusun ırksal ve mezhepsel dağılımına göre bazı bölgelere özerkliğin verilmesine ilişkin bir takım talepler de gündeme geldi. Bu doğrultuda, bazıları Irak’ta genel olarak üç bölgenin kurulmasını istemekteler: Kürt Bölgesi (Kürdistan Bölgesel Devleti), Şii Bölgesi (ki merkezde ve güney Irak’taki 9 vilayeti içine alacaktır) ve Sünni Bölgesi (Irak’ın kuzeyinde ve batısında bazı vilayetlerden oluşacaktır). Bu plan, Amerika Başkan Yardımcısı Joe Biden tarafından gündeme getirilmiş olan ideyle aynı yönü paylaşmaktadır.

Sorunun daha ciddi hale gelmesi ise daha önce bölünme tehlikesi yüzünden bu ülkenin federalleşmesine karşı çıkan Iraklı bazı siyasi partilerin de şimdi ırksal temelli bölgelerin kurulma idesini savunanların safına geçmesinden kaynaklanıyor. Örneğin Başbakan Nuri Maliki döneminde özerk bölgelerin kurulması fikrine karşı çıkan “İslami Dava Partisi”, Şii Bölgesi'nin kurulmasından yana. Aynı şekilde, bazı Sünni guruplarda Kuzey ve Güney Irak’ta dört veya beş vilayetten oluşan Sünni bir bölgenin kurulmasından yanalar.

Fakat planın temel bir sorunu var ki oda şudur: Özerk bölgelerin kurulması, ırksal ve mezhepsel çizgiler temelinde değil de, ekonomik ve idari stratejiler temelinde olması gerekir; çünkü bu tür bir bölünme, kesinlikle bu vilayetlerde yaşayan halkın yararına olmayacaktır. Gerçekte, bu tür bir özerklik bölgeler arasında mezhepsel çatışmaların şiddetlenmesine yol açarak kendisiyle birlikte halkın mülteci konumuna düşmesi, zorunlu göç ve mezhepçi politikaların güçlenmesini getirebilir.    

Çev: Mehmet Gönül

 

 

Ekler