Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- ''Ensarullah Hareketini ve silahlı güçlerini ortadan kaldıracağız-bitireceğiz'' sloganları ile başlayan, binlerce sivil insanın ölümüne neden olan, Yemen'in altyapısını, elektrik istasyonlarını, gaz tesislerini, ana yollarını, köprülerini, hükümet binalarını tahrip eden ve 27 gün süren ''Kararlılık Fırtınası'' operasyonu sona erdi. 26 martta başlatılan operasyonun sona erdirildiği, Suudi liderliğindeki Koalisyon'un sözcüsü tarafından 21 nisanda ilan edildi. Fakat Ensarullah Hareketi sözcüsü dün (22 nisan) Lübnan Al-Mayadeen televizyonuna saldırıların devam ettiğini belirtti.
Başarısız operasyona ve saldırıdan sonraki gelişmelere maddeler halinde bakalım:
1- Suudi Kraliyet Ailesinde Görüş Ayrılıkları
Suudi Kraliyet ailesinde Yemen'e yönelik saldırı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığı ve operasyona karşı pozisyon alan aile üyelerinin ve subayların olduğu iddia ediliyordu. Operasyonun başladığı ilk günden itibaren her alanda dile getirilen bu iddiayı doğrulayacak birçok veri var.
Kral Selman ile birlikte göreve getirilen genç Emirlerin deneyimsiz oldukları ve saldırı konusunda ısrarcı davrandıkları söyleniyor. İran'ın dini lideri Hamaney de saldırıyı komuta eden Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman için ''Arabistan'daki işleri tecrübesiz genç adam kontrol ediyor'' demişti.
Önceki kralın oğlu Mut'eb Bin Abdullah'ın liderliğindeki Ulusal Muhafızlara bağlı subayların ise bu saldırıya karşı oldukları iddia ediliyordu. Ulusal Muhafızlar, operasyonun sona erdirildiğinin duyurulduğu 21 nisandan bir gün önce Kral Selman tarafından göreve katılma emri almıştı. (http://www.bbc.co.uk/arabic/middleeast/2015/04/150421_yemen_saudi_national_guard)
Suudi Arabistan'ın Fuat Avni'si olan Müçtehid'in iddia ettiği üzere de Ulusal Muhafız Bakanı olan Mut'eb MGK toplantılarına katılmamıştı. Riyad'ta Yemen savaşı üzerinden iktidar savaşı vardı. (http://www.ydh.com.tr/HD13808_riyadda-iktidar-icin-yemende-savas.html)
Suudilerin liderliğindeki Koalisyon'un sözcüsü Ahmed Asiri birkaç gün önce, günlük yaptığı basın açıklamasında ''Operasyonun birinci aşaması bitti, ikinci aşamaya giriyoruz'' demişti. Bu açıklamadan 3 gün sonra ise operasyonun sona erdiğini duyurdu. Bu gelişme de Koalisyon veya Suudi karar merkezlerinde bazı sorunların yaşandığını açıkça gösteriyor. (http://yemennewsgate.net/news_details.php?sid=7142)
2- Etkisiz Hava Saldırıları
''Ensarullah Hareketini ve İran uzantısı Husileri'' ortadan kaldıracağız sloganı ile saldırılara başlayan Suudiler, Ensarullah Hareketine yönelik etkili herhangi bir saldırı gerçekleştiremedi. Yemen'in başkenti Sanaa'da ve orta Yemen'de kontrol sağlayan Ensarullah Hareketi, güneye Aden'e doğru hareket edince Suudiler Kararlılık Fırtınası operasyonu ile hava saldırılarını başlattığını duyurmuştu.
Ancak daha operasyonun ilk haftasında, yani hava saldırılarının zirve yaptığı günlerde, Ensarullah Hareketi ve Yemen ordusu Aden'deki cumhurbaşkanlığı sarayını ele geçirdi ve sonraki hafta ise Aden limanında kontrol sağladı. Hemen ardından Ensarullah Hareketi, Yemen güneybatısında önemli bir kapı olan Bab El-Mendeb'te ve Yemen güneyindeki birçok kentte ve noktada kontrol sağladı.
Askeri üsleri, hava alanlarını, ikmal yollarını, köprüleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, Yemenlileri birbirine yakınlaştırdı. Ensarullah Hareketini ortadan kaldıracağız sloganı ile acımasız saldırılara başlayan Suudiler, Hareket'e zarar veremedi. Ensarullah Hareketi aksine ülke çapında destek kazandı.
Saldırıların devam ettiği günlerde Sana ve Taiz kentlerinden biri gazeteci diğeri yazar olan iki Yemenli ile röportaj yapmıştım. Farklı siyasi hatlarda olan iki isim de saldırıların Yemenlileri birbirine yakınlaştırdığını ve Ensarullah'ın desteğinin arttığını belirtmişti (Röportajları blogumda bulabilirsiniz http://hasansivri.blogspot.com.tr/).
Türkiye dahil birçok yerde ''mezhep savaşı'' diye ezbere yorumlanan bu acımasız saldırı sonrasında yaşanan gelişmeler Yemen'de mezhebi bir gerginlik olmadığını net olarak ortaya koydu. ABD'nin Yemen eski elçisinin bile ''Mezhep savaşı yok'' dediği Yemen için Al-Jazeera ve Al-Arabiya haberleri baz alınarak çokça yorum-analiz yapılmıştı. Suudiler binlerce Yemenliyi, mezhep ayırt etmeden hava saldırıları ile katlederken, medya rolünü oynuyor ve herkes Husilerin Şii olup olmadığı ile ilgileniyordu.
3- Mısır, Pakistan ve Kara Harekatı
Daha önce birçok defa karada karşı karşıya geldikleri Ensarullah Hareketini iyi tanıyan Suudiler, Kararlı Fırtına operasyonu için Pakistan ve Mısır'dan kara desteği bekliyordu. Ancak Pakistan parlamentosundan ''Kararlı Fırtınası operasyonuna katılmama ve tarafsız kalma'' kararı çıkınca Suudilerin hayalleri suya düştü ve gözler Mısır'a döndü.
Başından beri sert bir muhalefetin ve Suudiler açısından olumsuz bir havanın olduğu Mısır, özellikle Pakistan'ın kararından sonra kara harekatı konusundaki duruşunu netleştirdi. Suudiler olası bir kara savaşında bu sefer 2009'daki savaşta Arabistan'ın içine 30 km girebilen Ensarullah Hareketi'nin yanında Yemen ordusu ile de karşılaşmak zorunda kalacaktı.
Mut'eb'in komuta ettiği Ulusal Muhafızlar kara savaşı için hazırlanmış eğitimli birliklerden oluşuyor. Ancak yeni kral Selman'ın oğlu ve Savunma Bakanı olan Muhammed Bin Selman ile eski kralın oğlu ve Ulusal Muhafız Bakanı olan Mut'eb Bin Abdullah arasında da görüş ayrılıkları vardı. Kara harekatı olumsuz gelişmelerle birlikte anılıyordu.
5- El-Kaide'nin Yükselişi ve Rahatsızlıklar
Suudiler, Ensarullah Hareketine bağlı Halk Komitelerinin ve Yemen ordusunun Aden'e ilerleyişini durduramayınca daha sonra uydurulan ''Hadi yanlısı Halk Komitelerine'' ve radikal silahlı gruplara havadan silah ve mühimmat yardımı yapmaya başladı. Suudilerin saldırılarına desteğini ilan eden Yemen İhvan'ı (Islah Partisi) bu silahlı grupların yanında Ensarullah ve Yemen ordusuna karşı savaştı. Birçok üyesi de El-Kaide saflarına katıldı.
Başta, Hadi'nin meşru lider olduğunu ve meşru liderliği Yemen'e geri getirene kadar saldırılara devam edeceklerini duyuran Suudiler, operasyonu sona erdirirken ''Hadi operasyonu bitirmemizi talep etti'' açıklamasında bulundu. Yemen Yüksek Devrim Konseyi üyesi Muhammed El-Kayraği ise katıldığı TV programında ''Suudiler Hadi'ye sorumluluk yüklemeye çalışıyorlar'' dedi.
Ne havadan yapılan yardımlar ne de ''Hadi yanlısı Halk Komiteleri'' diye sunulan radikal gruplarla İhvan ittifakı, Aden'de Ensarullah ve Yemen ordusunun ilerleyişini durduramadı. Ancak Yemen doğusunda yer alan ve ülkeyi ikiye bölen Hadramut iline bağlı El-Mukalla kenti, El-Kaide'nin eline geçti. El-Kaide'nin, Hadramut ilindeki en büyük limanı, cumhurbaşkanlığı sarayını, hükümet binalarını ve birçok noktayı ele geçirmesi Suudilerin müttefiki olan ABD'yi rahatsız ettiği söyleniyor. ABD'nin daha önce insansız hava araçları ile vurduğu El-Kaide, Suudilerin hava saldırılarına da hedef olmadı. Suudiler Yemen'in batısına saldırırken, El-Kaide ve radikal gruplar Yemen doğusunda kontrol dairelerini genişlettiler.
5- Kararsız Suud, Kararlı İran
İran, Yemen'deki krizin askeri bir çözüm ile aşılamayacağını aksine derinleşeceğini dile getirmiş ve ateşkes çağrısı yapmıştı. Saldırıların daha ilk saatlerinde İran Dış İşleri sözcüsü ''Bölgesel ve uluslararası alanda diplomtaik düzeyde ikili istişarelere ve görüşmelere başladık. Yemen'de çözüm diyalog ile gelecektir'' dedi.
Saldırıların durması için BM'ye 4 maddelik bir plan sunan İran'ın girişimi Suudiler ve Hadi tarafından reddedilmişti. İran saldırıları durdurmak ve diyalog başlatmak amacıyla tarafsız kalan, Arabistan ve Yemen'in komşusu Umman ile de yoğun diplomasi yaptı. Bu sırada Rusya da Suudilerin müttefiki Mısır ile iletişim kurdu. Kararlı Fırtınanın bittiğinin ilan edildiği 21 nisandan bir gün önce de Putin, Kral Selman ile telefonda görüştü ve Selman'ı Rusya'ya davet etti.
Suudiler Kararlı Fırtına'yı ABD'den ilan etmişti. Hedeflerini gerçekleştirene kadar da hava saldırılarına, gerekirse de kara harekatına başlayacaklarını dile getirmişlerdi. Ancak 27 gün sonra hiçbir hedefi yerine getirmeden ABD'den ilan edilen ''Kararlı Fırtına'' operasyonu sona erdirilmeden önce, ateşkesin yakında ilan edileceği haberi ilk olarak, en başından beri ateşkeste ''kararlı'' olan İran'dan geldi. ABD'den ilan edilen operasyonun, İran'dan ilan edilen ateşkes ile son bulması da birçok mesajı içinde barındırıyor.
Yansımalar
Dünyanın en büyük silah müşterisi, bölgenin en yoksul ülkesi Yemen'e haftalarca acımasızca saldırdı ancak hiçbir hedefine ulaşamadı. Suudiler ve müttefikleri büyük bir yenilgi aldılar. Bu yenilginin sadece Yemen'e değil Suriye'ye de kaçınılmaz olarak yansımaları olacaktır.
- Yemen'de, hava saldırılarına rağmen ilerleyen Halk Komiteleri ve Yemen Ordusu kontrol dairesini arttıracak ve doğuda El-Kaide ile savaşmaya hazırlanacak.
- Havadan yapılan yardımlarla da herhangi ciddi bir etki gösteremeyen ''Hadi Yanlıları'' zayıflayacak. Bu grupların zaten zayıf oldukları Hadi'nin son açıklamasında Yemen ordusuna yaptığı çağrıdan da anlaşılabilir. Hadi Yemen ordusuna ''Bizim komitelerin yanında saf alın'' çağrısı yaptı.
- Ensarullah sözcüsü, operasyonun sonlandırıldığı 21 nisandan bir gün sonra yani 22 nisanda, Al-Mayadeen televizyonuna saldırıların devam ettiğini belirtmişti. Suudiler hafif düzeyde saldırılar, sortilere ve taciz uçuşlarına devam edecek ve bunları birer kağıt olarak kullanacak.
- Suudiler artık bölgedeki güç dengelerini itiraf etmek zorunda kalacak.
- ''Suriye için de bir Fırtına olabilir'' denilmiş ve Suudilerin BM elçisi Suriye'yi tehdit etmişti. Ancak bu yenilgiden sonra Suudilerin Suriye'ye yönelik -askeri olarak- değil fırtınası, Hizbullah lideri Seyyid Nasrallah'ın dediği gibi bir esintisi bile olamayacak.