26 Nisan 2015 - 17:23
İrfan ve Seyri Suluk Desturu’l Amelleri

Rahman ve Rahim Allah’ın Adı İle Hamd, alemlerin rabbi Allah’a özgüdür, Allah’ın salat ve selamı Muhammed ve Pak Ailesinin üzerine olsun ve Allah’ın laneti Onların düşmanlarının tümünün üzerine olsun. Dini kardeşlere gizli kalmasın ki tüm hareket, duruş, tekamül, lahzalar ve bunun haricinde olan tüm şeylerde, şerif ve kutsal Şeriat’a bağlılığın dışında Hz. Meliku’l Mülk Celle Celaluhu’nun yoluna yakınlaşma söz konusu değildir. Hatta zevk hurafetına bile. Gerçi zevk, bu makam dışında güzeldir, cahil ve sofilerde olduğu gibi –Allah Celle Celaluhu muvaffak etmesin- yol gitmek ancak sonraları gerçekleşir.

Rahman ve Rahim Allah’ın Adı İle Hamd, alemlerin rabbi Allah’a özgüdür, Allah’ın salat ve selamı Muhammed ve Pak Ailesinin üzerine olsun ve Allah’ın laneti Onların düşmanlarının tümünün üzerine olsun. Dini kardeşlere gizli kalmasın ki tüm hareket, duruş, tekamül, lahzalar ve bunun haricinde olan tüm şeylerde, şerif ve kutsal Şeriat’a bağlılığın dışında Hz. Meliku’l Mülk Celle Celaluhu’nun yoluna yakınlaşma söz konusu değildir. Hatta zevk hurafetına bile. Gerçi zevk, bu makam dışında güzeldir, cahil ve sofilerde olduğu gibi –Allah Celle Celaluhu muvaffak etmesin- yol gitmek ancak sonraları gerçekleşir.

Hatta eğer kişi içmemeye ve et yememeye ihtimam gösterse, eğer Pak ve masum İmamlara (salavatullahi aleyhim) iman getirse bile, bilmesi gerekir ki Hz. Ehediyet’ten (Allah) uzak olacaktır ve aynı şekilde Masum Seyyidlerin (İmamların) (aleyhimu’s selam) söylemedikleri zikirlerin keyfiyet ve nasıllığına amel etseler de. (şeriata istenilen şekilde amel edilmediği için bu şekilde Allah’tan uzak olurlar)

Bundan dolayı, kutsal ve şerif Şeriat’ı mukaddem etmeli ve şeriat’ın önem verdiği her şeye önem vermelidir. Bu zayıfın akıl ve nakil yoluyla anladığı şey şudur: Allah’a yakınlaşmak isteyen talipler için en önemli şey, tam bir çaba ve ciddiyetle günahları terk etmektir. Bu hizmeti yerine getirmedikçe ne zikrinin ve ne de fikrinin kalbinin haline bir faydası olmayacaktır. Çünkü sultana isyan ve inkar makamında olduğu halde hizmet etmek hiç bir yarar sağlamayacaktır. Bilmiyorum hangi sultan, bu şanı yüce sultandan daha büyüktür?! Ve onunla olan kavga ve nizadan daha çirkin niza ve kavga var mıdır?

Bil ki ilahi aşkı talep edip yanı sıra günaha mürtekip olman son derece fasit ve bozuk bir durumdur gerçekten. Günahın nefrete sebep olduğu, sana nasıl gizli kalabilir? Nefretin olması aşk ile nefretin bir arada olmasına manidir; her ne zaman senin için bu gerçekleşse, gerçekten günahı terk etmek dinin evveli ve ahiri, batını ve zahiridir. Artık mücadele ve mücahide için çalış, Yatağından kalktığın ilk andan, ta yatana kadar tam bir ciddiyetle kendini kontrol ederek murakabeyle meşgul ol. Hz. Hakk’ın mahzarında edebe riayet et. Bil ki bedeninin tüm organları zerre zerre Onun kudretinin esiridir. Onun harem-i şerifleri huzurunu gözet. Onu görmesen de Onu görüyor gibi Ona ibadet et. Gerçekten O seni görüyor. Her zaman Onun büyüklük ve azametini kendinin hakir ve zayıflığını, Onun yüceliğini kendinin alçaklığını, Onun izzetini kendinin zilletini, Onun servet, senin hacet sahibi olduğunu anla ve bil. Allah Celle Celaluhu’nun sana olan daimi ilgisini bilerek Ondan gaflet etme çirkinliğine düşme. Zelil ve zayıf bir kul gibi hareket et... öncelikle bu senin şeref ve onurun için yeterlidir. Çünkü günah pisliğiyle kirletmiş olduğun dilinle sana Onun azametli ismini zikretme izni vermiştir. Öyleyse ey Aziz! Bu kerim ve rahim Allah, senin dilini nur dağı mahzeni, yani şerif isminin zikir yeri karar kılmıştır. Sultanın mahzenini gıybet, küfür, yalan, eziyet... günahın necaset ve kirine bulaştırmak hayasızlıktır. Sultanın mahzen yeri güzel ve misk gibi kokularla dolu olmalıdır, çirkinlik ve çirkefliklerle değil. Kontrol ve murakabene dikkat etmediğin için bilmiyorsun yedi organ yani: kulak, dil, göz, el, ayak, karın, cinsel organın ne gibi günahlar işlediğini bilmiyorsun ki ve nasıl ateşler yaktığını, kendi dinine nasıl fesatlar bulaştırdığını, kalbine dilinle ne gibi yaralar açıyorsun. Eğer öldürmemişsen çok güzel. Eğer bu tür fesat ve bozuklukların açıklamasını yapmak istersem kitaba sığmaz, nasıl bu sayfaya sığdırayım? Sen ki henüz aza ve organlarını günahlardan arındırmamışsın nasıl kalbinin durum ve hali hakkında bir şeyler yazmamı bekliyorsun? Öyleyse:

Sadık tövbeye doğru koş sonra, ciddiyetle murakabe de acele et.

Kısacası; murakabe de çabadan sonra, elbette (Allah’a) gurbun talibi olanlar en azından bir iki saat sabah namazına kala ta güneş doğana kadar seher vakitlerinde uyanarak kıyam etmeyi elden vermemelidir. Gece namazını adabıyla, kalp huzuruyla yerine getirmelidir. Eğer vakti çok varsa zikir, fikir veya münacatla meşgul olmalıdır. Lakin gecenin muayyen bir vaktini huzur ile zikirle meşgul olması gerekmektedir. Tüm haletleri hüzünlü olmalıdır, eğer yoksa sebeplerini oluşturmalıdır. Ayrıldıktan sonra hanımların Efendisi Hz. Fatıma’nın (selamullahi aleyha) tesbihini, on iki defa İhlas Suresini, on defa bu zikri “...لا إله إلاّ الله وحده لا شريک له،‌ له الملک” sonuna kadar okumalıdır, yüz defa: “la ilahe illallah”, yetmiş defa istiğfar etmeli, Kur’an-ı Şerif’ten bir miktar tilavet etmeli, meşhur Sabah duasını yani: “يا من دَلَعَ لسان الصّباح”* bu duayı da sonuna kadar okumalıdır. Her zaman abdestli dolaşmalı. Elbette her abdestten sonra iki rekat namaz kılmak çok iyidir.   

Kimseye azar ve eziyeti dokunmaması için çok dikkat etmelidir. Başkalarının özellikle alimlerin ve özellikle takvalılarının ihtiyaçlarını karşılamak için tam bir gayret içinde çaba sarf etmelidir. Günahın olabileceği her meclisten kesinlikle, kesinlikle ve kesinlikle uzak durulmalıdır. Hatta günah işlenmese bile gaflet ehliyle zaruri olmayan meclislerde oturmak zararlıdır. Mubah şeylerle çok vakit geçirmek, çok şaka yapmak, boş konuşmak ve uygunsuz şeylere kulak vermek kalbi öldürür.

Eğer murakabe olmadan zikir ve fikirle meşgul olursa, hal getirse bile bir yarar sağlamaz. Çünkü bu hali devamlı olmayacaktır. Murakabesiz zikrin getirdiği halin aldatmasına kanmamak gerekir.

Takatim az, hepinizden dua istiyorum! günahkar ve çok taksirli olan bu hakiri unutmayın, Cuma akşamları (Perşembe gününün akşamı) yüz defa ve Cuma ikindi vakitleri yüz defa Kadir Suresini okuyun. Büyük iman kapıları, Allah Celle Celaluhu’nun sevgisi ve buğzuna sebep olur. “Vesail” ve diğer hadis kitaplarında bu konu hakkında müstakil bablar vardır, oralara müracaat ediniz şayet azametini anlar ve bir şeyler nasibiniz olur.Hiç şüphesiz birinci sevgili Zat-ı Kutsi Kibriya, Celle Celaluhu’dur. Her kes Şanı Yüce Sultanı en çok sevmek zorundadır. Böylelikle ilk mahbup ve sevgili Vacibu’l Vücut’tan sonra Mukaddes Vücut, Hatemu’l Enbiya’dır –Salavatullahi aleyhi ve alihi- sonra Emiru’l Mümin’in –aleyhi selam- sonra Masum İmamlar –aleyhimu’s selam- sonra Enbiya ve melekler sonra vasiler sonra ulema ve evliya ve kendi zamanının takvalıları özellikle alim olsalar eğer. Sevgi de bu tertibe riayet edilmelidir. Lakin burada sadık olunmalıdır. Kolay bir mertebe değildir. Mütefekkir olsanız eğer muhabbet ve sevginin izlerini, muhabbet ve sevgi iddiasında bulunan kişinin sadık olup olmadığını hareket ve duruşta zahir olduğunu anlarsınız, ancak onun künh ve gereklerine ereceğini sanmıyorum ve bu hakirin bundan fazla elinden bir şey gelmez.

Kısacası, Allah’a yakınlığın tek yolu, şerif şeriatın küçük, büyük demeden her şeyine uymaktır.    

Büyük arif, Molla Hüseyin Kuli Hamedani.  

*Bu zikir ve duaların hepsini “Mefatihu’l Cinan” kitabında bulabilirsiniz.

ABNA24.COM