10 Ekim 2017 - 03:53
Türkiye'nin İdlip'de askeri operasyonu

Bazı kaynaklar, Türk askerleri ile terör örgütü Şam Fethi Cephesi mensupları arasında İdlip'te çatışma çıktığını bildiriyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Bazı kaynaklar, Türk askerleri ile terör örgütü Şam Fethi Cephesi mensupları arasında İdlip'te çatışma çıktığını bildiriyor.

Türkiye haber kaynaklarının bildirdiğine göre;Türk askerleri ile Feth-i Şam Cephesi (eski adıyla Nusra Cephesi) teröristleri arasında İdlip'e bağlı Keferlusin kasabası yakınlarında çatışma çıktı.
Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri Nusra Cephesi'nin İdlip'in kuzeyindeki mevzilerini hedef alarak, bazı teröristleri etkisiz hale getirdi.
TSK Suriye sınırına askeri sevkiyat yaparken Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da üst düzey bir askeri heyet ile birlikte sınırda denetleme yaptı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasının ardından TSK Suriye'nin kuzeyindeki İdlip'te operasyona başladı.

Yenişafak gazetesinde yer alan bir yazıda İdlip operasyonuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi; " Türkiye’nin, Fırat Kalkanı Harekatı’ndan sonra önceki gün başlattığı İdlib harekatı, bütün bölgeyi dış tehditlerden, ülkeleri de bölünmekten korumayı amaçlıyor. İdlib’deki sivillerin korunması, Akdeniz’den İran’a kadar oluşturulan İsrail eksenli terör kuşağının engellenmesi, Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünün güvenceye alınması, mültecilerin yeniden vatanlarına dönmesi için ortam oluşturulması, mezhep çatışmaları tehlikesinin önüne geçilmesi hesaplanıyor. Türkler, Araplar ve Kürtler arasında sonu gelmez etnik çatışma planlarına karşı Türkiye, bütün bölgede barış ve istikrar eksenli adımlar atıyor."

TSK'nın Suriye'nin kuzeyinde düzenlediği yeni operasyon;Türkiye'nin güneydeki sınırlarındaki güvenlik durumundan endişeli olduğunu gösteriyor.
Nitekim Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı konuşmada; Suriye'nin kuzeyinde terör koridorunun oluşmasını bozacaklarını ifade etti.
Suriye'de kriz patlak vermesinden bu yana Türkiye topraklarında ölü sayısı yüksek olan terör saldırıları düzenlenmiştir.

Yenişafak'taki yazının devamında şöyle yazıldı; Suriye topraklarında devam eden PKK/PYD işgali Suriye’yi parçalarken Türkiye için büyük tehdit oluşturacak noktaya geldi. Koridorun ABD/İsrail planı olması, bölgede İsrail garnizonları kurulacak olması, askeri üs ve füze rampalarının Türkiye ve İran sınırlarına yerleştirilmesi planları bütün ülkeler için yeni ve çok ciddi tehditleri ortaya çıkardı.
Bu yüzden Türkiye, İran, Irak gibi bölgenin üç ülkesi, Rusya ile de işbirliği yaparak, ülkelerin toprak bütünlüğünün korunması yönünde güçlü bir bölgesel irade ortaya koydu. Özellikle Irak ve Suriye’nin parçalanmasının önüne geçilmesi için direnç hattı oluşturuldu. Barzani’nin İsrail telkinleri ile referanduma gitmesi koridor tehlikesini daha da büyüttü ve Türkiye, İran ve Irak’ı ortak dayanışmaya itti.

Geçtiğimiz yıl Türkiye, Suriye yönetim karşıtı silahlı muhalif gruplarca kendi vatandaşlarına yönelik terör saldırılarına defalarca sahne oldu. Bu saldırılar sonucu 100'ü aşkın Türk vatandaşı hayatını kaybederken, ülkenin önemli gelir kaynaklarından sayılan turizm de ciddi oranda zarar gördü.
Bu yüzden Türkiye yönetiminin kendi sınırlarında terörist grupların faaliyetlerini engellemesi gerekiyor. Aksi takdirde Türk yetkililerin ifade ettiği gibi Ankara, kendi toprakları içinde teröristlerle savaşmak zorunda kalacak.
Ancak acaba bu tür girişimler Türkiye'de güvenliğin korunması için yeterli olacak mı? Sorunun cevabında; hayır yeterli olmayacağını söylemek gerekiyor. Türkiye'de güvenliğin korunması için komşu ülkelerde güvenlik ve sebatın sağlanması şarttır.
Bu nedenle; Ankara ikili politika izlemek ve Suriyeli muhaliflere destek vermek yerine, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasına ve yasal yönetimine bölgesel sebat ve güvenliğin korunması doğrultusunda katkı sağlayacak bir strateji takip etmesi gerekiyor.
Suriye'de krizin sürmesi ve muhalif gruplara desteğin devam etmesi, Türkiye sınırları boyunca uzun sürecek güvenlik krizlerinin oluşmasına yol açacak.

Ekler