Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - 39 yıl önce Irak'ın devrik diktatör rejiminin Baas ordusu, ABD'nin yeşil ışığıyla ve Suudi Arabistan ve Kuveyt'in mali yardımıyla İran'a yönelik geniş çaplı saldırı başlattı.
8 yılın ardından düşmanlar yenilir ve zillete düşerken, İran milleti haksızca dayatılan bu savaştan zaferle ayrıldı.
Tüm baskı ve zorluklarına rağmen dayatma savaşı, değerli bir direniş ve mukavemet tecrübesine dönüştü. Bu büyük kazanım, İslam İnkılabı zaferinden sonra İran milletinin tarihinde kalıcı bir dönem başlatmış oldu.
İran milleti her yıl, düşmanların karşısındaki 8 yıllık direnişi anmak için Kutsal Savunma Haftası'nı düzenlediği çeşitli etkinliklerle kutlarken, Ordu, Devrim Muhafızları, Polis Teşkilatı ve Gönüllü Seferberlik Teşkilatından oluşan İslami İran Silahlı Kuvvetleri, kudret ile ülkenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden unsurlar karşısında dimdik duruyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bir grup üst düzey askeri komutanı kabul ettiği görüşmede, Kutsal Savunma dönemini İran milleti için onur kaynağı olduğunu belirterek şu vurguda bulundu:
"Dayatma savaşının maddi ve manevi bedelleri yüksek olsa da, 8 yıllık Kutsal Savunma döneminde İran milletinin elde ettiği kazanımlar bu bedeller karşısında çok büyüktür... Kutsal Savunma tecrübesi, tüm baskı ve sıkıntılar, maddi dahil büyük sorunlara rağmen, küresel güçlerin yersiz beklentileri ve zorbalıkları karşısında durulabileceğini gösterdi."
İran, gerek savunma ve caydırıcılık, gerekse taarruz gücü açısından, bölgede istikrarsızlık çıkaran unsurlar ve hareketler karşısında durabilecek kapasiteye sahiptir. Bu doğrultuda İran'ın yerli füzeleri, İslam Cumhuriyeti'nin güç sütunlarından biri sayılıyor.
Devrim Muhafızları Genel Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami ABD'ye ait düşürülen ve ele geçirilen İHA'ların sergilendiği fuarda dün yaptığı konuşmada, "İran’a saldıran ülkenin, asıl savaş meydanı haline geleceğini" söyledi.
İran Devrim Muhafızları Hava - Uzay Komutanı General Emirali Hacizade de aynı merasimde yaptığı konuşmada, "Bugün İslam İnkılabı zaferinin üzerinden 40 sene geçerken düşmanların sayısız tehditlerine rağmen İran'ın savunma ve askeriye dahil muhtelif alanlarda kayda değer ilerlemelere imza atmıştır." ifadelerini kullandı.
Gelinen noktada İslami İran, dünyanın en büyük 4. füze gücü olarak biliniyor. Nitekim Rusya Ortadoğu Araştırma Merkezi Başkanı Maksim Şevçenko İran'ın savunma gücü hakkında şu değerlendirmede bulunuyor:
"İran, Ortadoğu'nun en güçlü ordusuna sahiptir. Bu ülkenin silahlı kuvvetleri türlü modern silahlar üretmeyi başarmıştır. İranlı güçlerin tatbikatlarında bu silahların kullanıldığına tanıklık ediyoruz."
Oldukça açıktır ki, her hangi bir düşman bu kabiliyetleri görerekten İran'a saldırmadan önce, İran'ın savunma ve taarruz gücünü ciddi şekilde dikkate almaları gerekiyor.
İran'ın savunma ve taarruz gücü hakkında üzerinde durulması gereken iki konu var:
Birincisi; İran Silahlı Kuvvetleri'nin güvenliği koruma ve fiziki tehditlere karşı koyma noktasındaki stratejik rolüdür.
İkincisi ise; İran Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcılık düzeyinde stratejik rol ifa edebilecek bir aşamaya kavuşmasıdır. Askeri gücün bu düzeyi, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğin korunmasında belirleyici rol ifa ediyor.
İran İslam Cumhuriyeti bölgede asla savaş peşinde değil, ancak düşmanın her türlü olası saldırı ve tehdidine şiddetle karşılık verir ve güvenliğini bozan unsurlara sert ve ezici yanıt verir.
Bu nedenle İran tehditlere orantılı şekilde savunma stratejisini ilerletiyor. İran Silahlı Kuvvetleri'nin Kutsal Savunma Haftası'nın başlaması dolaysıyla bugün düzenlediği geçit töreninde aynı mesajı taşıyor.
......
340