12 Ağustos 2020 - 09:35
Avrupalıların Çin ve Rusya'yı İran'a Yönelik Silah Ambargosu Konusunda İkna Etmedeki Hüsranı

Amerika, BMT Güvenlik Konseyi'nin 2231 kararına göre 18 Ekim 2020'de sona erecek olan İran'a karşı silah ambargosunu uzatma kampanyasının ön safında yer almaktadır. Avrupalı ortakları da kimi durumlar hariç Trump hükümetine bu alanda ayak uydurmak istemişlerdir. Buna rağmen Britanya, Fransa ve Almanya'nın oluşturduğu Avrupa Troykasının Rusya ve Çin'i de bu yönde kendilerine uymalarını sağlama çabaları başarısız olmuştur.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Avrupalı bir diplomat ise Reuters haber ajansına   bu üç ülkenin  Rusya ve Çin'i İran'a karşı silah ambargosu konusunda son dakikalık çabalarının başarısız olduğunu söylemiştir. 

 İsminin açıklanmasını isteyen Avrupalı diplomat şunları kaydetti:"   Amerika hükümetinin hedefi  İran ile nükleer anlaşmayı sonlandırmaktır. "

Avrupalılar aslında  Amerika tarafından İran'a yönelik silah yaptırımlarının uzatılması konulu 11 Ağustos salı günü düzenlenen BMT Güvenlik Konseyi oturumunda    Güvenlik Konseyi'nin iki daimi üyesi Çin ve Rusya ile istişarelerde bulunarak  bu ülkeleri de Washington'un isteğine uydurmak istediler.   Bu ülkeler İran'a yönelik silah ambargolarını en az 2023'e kadar uzatmak istiyordu.   Bu üç ülke aklısıra hem Amerika'nın taleplerini yerine getirmek hem de  BERCAM nükleer anlaşmasını korumak istiyorlardı. 

Buna rağmen Rusya ve Çin'in    Avrupalıların bu talebine karşı çıkması Moskova ve Pekin'in    İran'a yönelik silah yaptırımlarının  zamanında yani  Ekim 2020'de kaldırılmasına  ve de Amerika'nın bu yaptırımları uzatmasının yasa dışı olduğuna vurgu yaptıklarını  gösteriyor.   Çin ve Rusya yetkilileri resmi açıklamalarında da  bu hususa vurgu yapmışlardır.  Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov ise  Haziran 2020'nin başlarında  BMT Genel Sekreterine ve Güvenlik Konseyi üyelerine yazdığı mektupta    Amerika'nın İran'a yönelik silah yaptırımlarını uzatma çabalarını   reddetti. 

Lavrov şu açıklamalarda bulundu:"  Güvenlik Konseyinde  İran'a yönelik  silah yaptırımları hususunu öne sürmek için geçerli bir neden yoktur. Buna ilaveten   nükleer anlaşma ve Güvenlik Konseyi kararı bir bütün olarak ele alınmalı. Bu ikisini ayrı tutmamak gerekir.   Amerika  Güvenlik Konseyi kararlarını  uygulamakla mükellef olup bu kararları  yasa dışı girişimler de  zayıflatmamalıdır. "

 Çinli yetkililer de  bir kaç kez  Güvenlik Konseyi kararlarını kesin desteklediklerini bildirerek  İran ile nükleer anlaşmaya vurgu yapıp Amerika'nın bu yöndeki kararlarına karşı çıkmışlardır.  

 Çin dışişleri bakanlığı sözcüsü Wang Vin Bin ise  Çin'in Güvenlik Konseyi kararını uzatmaya çalışmasına karşı çıktığını belirtti. 

  Amerika'nın İran'a yönelik silah ambargosunun kaldırılması yönündeki  kaygılı iddialarına uyan Avrupalılar  bir yandan da  BERCAM nükleer anlaşmasının korunmasını istediklerini iddia ediyorlar. Buna rağmen  Amerika'nın avukatlığını yapıp Rusya ve Çin'i de İran'a baskı yapmaya ikna etmeye çalışıyorlar.    Ancak Moskova ve Pekin'in olumsuz tepkileri  bu ülkelerin tutumlarını koruduklarını ve bir yandan da Amerika'nın bu süreçte zor günler yaşayacağını gösteriyor.    Amerikalı uzmanlar bile buna itiraf etmektedirler.  

Atlantik Düşünce Merkezi üyesi Barbara Slavin ise Trump hükümetinin İran karşıtı siyasetlerinin çıkmaza girdiğine ve Pompeo'nun da Güvenlik Konseyindeki başarısızlığına dair haberlerin geldiğine değinerek şunları kaydetti:"   Amerika'nın bu kararı uzatma önerisi aslında Trump'ın tecride sürüklenişinin gösterisidir. "

Trump hükümeti  BERCAM nükleer anlaşmasından Mayıs 2018'de çıkmasına rağmen   Güvenlik Konseyi'nin  İran'a yönelik silah yaptırımlarını  uzatmaması halinde  BERCAM'da bulunan paragrafların birinde geçen tetik mekanizmasına baş vuracağı ile tehditte bulunmuştur.  Bu tehdit ise Rusya ve Çin'in karşı çıkmasına neden olmuş ve kimi Avrupalı ülkeleri de tereddüde düşürmüştür. 

342/