"Aung San Suu Çii", fitne çıkarma, zimmete para geçirme, seçim yasalarını ve devlet sırlarını ihlal etmek gibi suçlarla itham ediliyor.
Myanmar askerî konseyi, Aung San Suu Çii'yi resmî sırlar yasasını ihlal ettiği için üç yıl daha hapis cezasına çarptırdı. Myanmar askerî konseyi ayrıca Su Çi'nin eski danışmanı Sin Ternel'i de aynı suçlardan dolayı birkaç yıl hapis cezasına çarptırdı. Myanmar'ın eski iktidar partisinin başkanı, kendisine yönelik tüm suçlamaları reddetmiştir.
Myanmar ordusu Şubat 2021'de darbeyle bu ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Darbeciler iktidara gelir gelmez, aralarında Demokrasi için Ulusal Cephe Partisi Başkanı "Ang San Suu Çii" ve bu ülkenin cumhurbaşkanı "Win Myint"in de bulunduğu ülkenin eski liderlerini tutukladılar. Myanmar ordusunun darbesinden sonra bu ülkenin mahkemesi Suu Çii'yi, dört yıl hapis cezasına çarptırdı. Üç yıl daha hapis cezasının eklenmesiyle, Suu Çii yıllarca süren hapis cezasına çarptırılmıştır.
Suu Çii hakkında yaklaşık bir yıl önce verilen dört yıllık hapis cezasının yurt içinde ve yurt dışında olumsuz tepkilerle karşılaşmasına rağmen, Myanmar'ın askerî yöneticileri önceki kararın etkilerine aldırmadan, başka bir kararda Suu Çii'ye üç yıl daha hapis cezası vermişler.
Suu Çii'nin Müslümanlara karşı ölümcül şiddetler dahil olmak üzere azınlıkların haklarının açıkça ihlal edilmesi başta olmak üzere Myanmar'ın Demokrasi Ulusal Cephe Partisi'nin iktidarı sırasında gösterdiği performansa yönelik eleştirilerin olmasına karşın, korona düzenlemelerinin ihlali de dahil olmak üzere bazı suçlamalar, gerekli gerekçelere sahip değildir ve Myanmar'ın kamuoyu tarafından kabul görmemiştir.
Parlamento seçimlerinin düzenlenmesi için bu ülkede darbecilerin vaadi hâlen kısır kaldığı bir sırada, Myanmar'ın askerî yöneticileri Demokrasi için Ulusal Cephe Partisi'nin liderleri ve yandaşlarına yönelik baskıları şiddetlendirmiştir.
Darbe için ana bahanesi parlamento seçimlerinde hile yapmak olan Myanmar ordusu, parlamento seçimlerinin yapılması yönündeki iç ve dış taleplere henüz olumlu tepki göstermemiştir.
Darbeden ve askerî yönetimden kaynaklanan Myanmar'daki şimdiki durum, halkın hayatının normal sürecinin dışına çıkmasının yanı sıra, önceki Myanmar devletinde aşırıcı Budistlerin sert ve ölümcül eylemleri nedeniyle Bangladeş'e kaçan Rohinya Müslümanlarının dönüşü meselesinin hâlâ belirsizlik içinde kalmasına neden olmuştur.
Özellikle son zamanlarda, Bangladeş başbakanı, bu ülkedeki kalabalık kamplarda bir milyondan fazla Rohingyalı mültecinin uzun süreli ikametinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Aynı zamanda Uluslararası Af Örgütü, Facebook sosyal ağının Rohingya Müslümanlarına yönelik yaklaşımını eleştirmiştir. Uluslararası Af Örgütü şunları duyurmuştur: "Facebook sosyal ağının algoritmik sistemleri Rohingya Müslümanlarına yönelik şiddeti yaygınlaştırmakta ve bu sosyal ağa sahip olan tehlikeli meta algoritmaları, Rohingya Müslümanlarına yönelik nefret uyandıran mesajların platformunda yayımlanmasına izin verdiği için, mağdurlara tazminat ödemelidir."
Uluslararası Af Örgütü'nün uyarısı, Batılı ülkelerin Rohingya Müslümanlarının kritik durumuna ilişkin düşündürücü ve anlamlı sessizliğine ek olarak, Batılılara bağlı sosyal ağların da Rohingyalılara karşı şiddette rolü olduğunu gösteriyor.
342/