CNN'in Rafael Grossi ile yaptığı röportajın bir bölümünü yeniden yayınlayan Ulyanov, Ajansın İran'ın nükleer programını izleme seviyesinin Amerikan politikası nedeniyle azaldığını ve bu konunun "tartışılmaz gerçeklerle" kanıtlanabileceğini yazdı. CNN'e verdiği bir röportajda Grossi, teşkilatın İran'ın nükleer programını izleme ve denetleme imkanlarının azaldığını ve durumun zamanla daha karmaşık hale geldiğini çetrefilleştiğini söyledi.
8 Haziran 2022'de, Guvernörler Konseyi'nin İran karşıtı kararının onaylanmasının ardından İran, Ajans ile güvencelerin ötesinde olan ve yalnızca iyi niyet temelinde yapılan bazı işbirliği eylemleri ve örneklerini durdurdu. Guvernörler Konseyi kararında Batılılar, İran'da ilan edilmemiş üç yerde nükleer madde bulunduğuna dair asılsız iddialardan duydukları endişeyi dile getirerek, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile tam işbirliğini talep ederek, İran'dan "yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini" istedi. Böylece İran'dan acilen ve gecikmeden harekete geçmesi, geri kalan tüm koruma konularını açıklığa kavuşturmak ve çözmek için Ajans Genel Müdürünün daha fazla etkileşim için teklifini kabul etmesi istendi. Bu konuda İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun kameraların kaydettiği görüntülere erişiminin Kapsamlı Ortak Eylem Planı-KOEP kaderine bağlı olduğunu belirtti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, 17 Kasım 2022'de barışçı nükleer programına karşı bir karar daha geçirdi. Ancak, ABD ve Avrupa Troykasından gelen güçlü siyasi baskıya rağmen lehte oyların düşmesiyle önemli bir mesaj da hegemon Batı'ya verildi. Washington ve Avrupalı müttefiklerine açık mesaj içeren bu İran'da baskıda oybirliğinin zayıflaması aslında anlamlı bir işaret olarak da sayıldı. Bu eylem öyle bir durumda gerçekleşti ki, Tahran Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu müfettişlerinin Kasım 2022'de İran'ın nükleer tesislerini ziyaret etmesine ve 3 nükleer tesiste bulunan uranyum iddialarını araştırmasına izin vermişti.
İran'ın Viyana merkezli elçisi ve uluslararası kuruluşlardaki daimi temsilcisi Muhsin Naziri şöyle diyor: "Guvernörler Konseyi'nin son üç toplantısı, Troyka ve ABD tarafından kendi sınırlı siyasi çıkarlarını sürdürmek için suistimal edildi."
Böylelikle Amerika liderliğindeki Batılılar, İran'ın iyi niyetini memnuniyetle karşılamak yerine, Guvernörler Konseyi'nde bir karar daha geçirerek, İran'a yönelik kötü niyetliliklerini gösterdiler, özellikle İran'dan taviz almak amacıyla Tahran'a yönelik baskıyı yoğunlaştırma girişimlerini aklısıra ortaya koydular. Böylece Tahran'ı hak arayan konumundan uzaklaştırmak istediler. Bu girişimler , bir yandan İran'daki bazı huzursuzluklar, diğer yandan Viyana müzakereleri yolundaki tıkanıklık ve ABD'nin İran'ın haklı taleplerini kabul etmeme ısrarı nedeniyle bir yanılsamaya kapılan Batılıların olumsuz yaklaşımının açık bir göstergesidir. Batı hep yaptırımların yoğunlaşması ve koruma konularının sıkılaştırılması ile siyasi baskı yoluyla Tahran'ı mantıksız ve zorlayıcı taleplerini kabul etmeye veya İran'ı haklı ve yasal taleplerinden vazgeçirmeye zorlayabileceklerini düşünmüşlerdir. Biden yönetimi, Viyana müzakerelerini ve KOEP nükleer anlaşmasını Washington'un gündeminden çıkardığını defalarca vurguluyor. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İran ile nükleer anlaşmanın şu anda bu yönetimin önceliği olmadığını söylüyor.
Rusya, Çin ile birlikte ABD ve Avrupa troykasının eylemlerine olumsuz tepki göstermektedirler.Viyana görüşmelerinde Rusya müzakere heyeti başkanı "Mihail Ulyanov"un yeni tweet'i, ABD'yi krize neden olarak gösterdi. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun İran'ın nükleer programını izlemesinin azaltılması, yaptırımların kaldırılması müzakerelerinde Avrupa Troykası ile birlikte ABD'nin olumsuz rolüne ilişkin Pekin ile Moskova'nın yaklaşımına ve pozisyonlarına dikkat çekti.
342/